Tevbe · 111/129
Meal Okunuş — Tevbe
۞ إِنَّ اللَّهَ اشْتَرَىٰ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُم بِأَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَ ۚ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ ۖ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرَاةِ وَالْإِنجِيلِ وَالْقُرْآنِ ۚ وَمَنْ أَوْفَىٰ بِعَهْدِهِ مِنَ اللَّهِ ۚ فَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُمُ الَّذِي بَايَعْتُم بِهِ ۚ وَذَٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ ۝١١١
Innal laahash taraa minal mu`mineena anfusahum wa amwaalahum bi anna lahumul jannah; yuqaatiloona fee sabeelil laahi fa yaqtuloona wa yuqtaloona wa`dan `alaihi haqqan fit Tawraati wal Injeeli wal Qur-aan; wa man awfaa be`ahdihee minal laah; fastabshiroo bibai`ikumul lazee baaya`tum bih; wa zaalika huwal fawzul `azeem
📖 Türkçe Anlam
Allah şüphesiz, Allah yolunda savaşıp, öldüren ve öldürülen müminlerin canlarını ve mallarını Tevrat, İncil ve Kuran'da söz verilmiş bir hak olarak cennete karşılık satın almıştır. Verdiği sözü Allah'tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse, yaptığınız alışverişe sevinin; bu büyük başarıdır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • İşterâ: Satın aldı, satın almayı üstlendi.
  • Enfüsehüm: Canlarını, nefislerini.
  • Emvâlühüm: Mallarını.
  • Yukâtilûne: Savaşırlar, çarpışırlar.
  • Fe-yuktelûne: Öldürülürler.
  • Va’den: Bir söz, bir vaad olarak.
  • Hakkâ: Gerçek ve kesin olarak.
  • Evfâ: Sözünü en iyi tutan, ahde en sadık kalan.
  • Feste’şirû: Müjdeyle sevinin, ferahlayın.
  • Bey’ukum: Alışverişiniz, sattığınız şey.
  • Fevz: Kurtuluş, zafer, büyük başarı.

Tefsir:

Ey iman edenler! Allah Teâlâ, sizlerle eşsiz ve benzersiz bir ticaret yapmıştır. Bu ticarette O, sizin canlarınızı ve mallarınızı satın almıştır. Peki, bu satışın bedeli nedir? Bedel, cennettir! Allah’ın rızası, sonsuz nimetler ve ebedî mutluluk… Bu ne büyük bir kazançtır!

Bu ticaretin gereği olarak müminler, Allah yolunda savaşırlar; düşmanları öldürürler ve gerektiğinde de şehit olarak öldürülürler. Onlar bu uğurda ne canlarından ne de mallarından kaçınırlar. Çünkü bilirler ki bu dünya hayatı geçicidir, asıl olan ahiret yurdudur. Allah yolunda harcanan her şey, O’nun katında kat kat karşılık bulacaktır.

Bu vaad, Allah’ın üzerine aldığı gerçek bir sözdür. Bu söz yalnızca Kur’an’da değil, daha önce indirilmiş olan Tevrat’ta ve İncil’de de zikredilmiştir. Yani bu, ilk peygamberlerden itibaren süregelen ilahî bir sünnettir. Allah, hiçbir peygamberin ümmetini bu büyük müjdeden mahrum bırakmamıştır.

Ey müminler! Allah’tan daha sözünü tutan kim olabilir? O, vaad ettiği şeyi mutlaka yerine getirendir. Sizler de O’na verdiğiniz sözde durursanız, O da size vaad ettiği cenneti verecektir. İşte bu, en büyük ticarettir; zararı asla olmayan, kârı sonsuz olan bir alışveriştir.

Öyleyse ey Allah’a iman edenler! Bu büyük ticaretten dolayı sevinin, müjdelenin ve ferahlayın! Sizler, dünyanın geçici menfaatlerini, ebedî cennet bahçeleriyle değiştirdiniz. Bu alışveriş, sizin için en büyük kurtuluş ve en büyük zaferdir. Dünyada izzet, ahirette cennet… Bundan daha büyük bir kazanç olabilir mi?

Allah’ın bu davetine icabet eden, canını ve malını O’nun yoluna adayan kimse, gerçekten kâr etmiştir. Çünkü o, fani olanı baki olanla, sınırlı olanı sınırsız olanla değiştirmiştir. Bu, akıl sahipleri için en büyük ticarettir. Rabbimiz bizleri bu şerefli ticareti yapan kullarından eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 109-113 — Tevbe

109أَفَمَنْ أَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلَىٰ تَقْوَىٰ مِنَ اللَّهِ وَرِضْوَانٍ خَيْرٌ أَم مَّنْ أَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلَىٰ شَفَا جُرُفٍ هَارٍ فَانْهَارَ بِهِ فِي نَارِ جَهَنَّمَ ۗ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ
Yapısını, Allah'tan sakınmak ve Onun hoşnudluğuna ermek için yapan kimse mi daha hayırlıdır; yoksa, yapısını kayacak bir yar kıyısına yapıp da onunla beraber cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah, zulmeden kimselere doğru yolu göstermez.
110لَا يَزَالُ بُنْيَانُهُمُ الَّذِي بَنَوْا رِيبَةً فِي قُلُوبِهِمْ إِلَّا أَن تَقَطَّعَ قُلُوبُهُمْ ۗ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ
Yaptıkları bina, kalblerinde şüphe ve ızdırap kaynağı olmakta kalbleri paralanana kadar devam edecektir. Allah bilendir, hakimdir.
111۞ إِنَّ اللَّهَ اشْتَرَىٰ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُم بِأَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَ ۚ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ ۖ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرَاةِ وَالْإِنجِيلِ وَالْقُرْآنِ ۚ وَمَنْ أَوْفَىٰ بِعَهْدِهِ مِنَ اللَّهِ ۚ فَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُمُ الَّذِي بَايَعْتُم بِهِ ۚ وَذَٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
Allah şüphesiz, Allah yolunda savaşıp, öldüren ve öldürülen müminlerin canlarını ve mallarını Tevrat, İncil ve Kuran'da söz verilmiş bir hak olarak cennete karşılık satın almıştır. Verdiği sözü Allah'tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse, yaptığınız alışverişe sevinin; bu büyük başarıdır.
112التَّائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ الْآمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللَّهِ ۗ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ
Allah'a tevbe eden, kullukta bulunan, O'nu öven, O'nun uğrunda gezen, rüku ve secde eden, uygun olanı buyurup fenalığı yasak eden ve Allah'ın yasalarını koruyan müminlere de müjdele.
113مَا كَانَ لِلنَّبِيِّ وَالَّذِينَ آمَنُوا أَن يَسْتَغْفِرُوا لِلْمُشْرِكِينَ وَلَوْ كَانُوا أُولِي قُرْبَىٰ مِن بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُمْ أَصْحَابُ الْجَحِيمِ
Cehennemlik oldukları anlaşıldıktan sonra, akraba bile olsalar, puta tapanlar için mağfiret dilemek Peygamber'e ve müminlere yaraşmaz.
TevbeKuran Fihrist
129Ayet
MedeniRevelation
111Ayet

Meal — Tevbe 111

Sure Tevbe Ayet 111 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah şüphesiz, Allah yolunda savaşıp, öldüren ve öldürülen müminlerin canlarını…

Sure Ayet 111/129 — Tevbe التوبة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tevbe Dinle, Tevbe Meal, Tevbe mp3, Tevbe pdf. Ayet 109–113. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler