Tevbe · 110/129
Meal Okunuş — Tevbe
لَا يَزَالُ بُنْيَانُهُمُ الَّذِي بَنَوْا رِيبَةً فِي قُلُوبِهِمْ إِلَّا أَن تَقَطَّعَ قُلُوبُهُمْ ۗ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ ۝١١٠
Laa yazaalu bunyaanu humul lazee banaw reebatan fee quloobihim illaaa an taqatta`a quloobuhum; wal laahu `Aleemun Hakeem
📖 Türkçe Anlam
Yaptıkları bina, kalblerinde şüphe ve ızdırap kaynağı olmakta kalbleri paralanana kadar devam edecektir. Allah bilendir, hakimdir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Bünyân: Bina, yapı.
  • Rîbe: Şüphe, tereddüt, kalpte oluşan kötü düşünce ve nifak.
  • Tekatta'a: Parça parça olmak, kopmak, dağılmak.
  • Alîm: Her şeyi hakkıyla bilen.
  • Hakîm: Her işi bir hikmetle yapan, hüküm ve hikmet sahibi.

Tefsir:

Bu âyet, münafıkların Mescid-i Kubâ'nın yanına inşa ettikleri ve "Mescid-i Dırâr" (zarar verme mescidi) olarak bilinen yapıyı konu edinmektedir. Onlar bu binayı, müminleri bölmek, aralarına fitne sokmak ve İslam'a zarar vermek için kurmuşlardı. Allah Resulü (s.a.v.) Tebük seferinden dönerken bu mescidin yıkılmasını emretmiş ve orası yıkılmıştı. Ancak bu âyet, yapının yıkılmasının, münafıkların kalplerindeki kötülüğü ve şüpheyi yok etmeye yetmediğini haber veriyor.

Bu bina, onların kalplerinde sürekli bir şüphe ve nifak kaynağı olarak kalmaya devam edecektir. Yani o mescidin hatırası, onların iç dünyalarında bir yara gibi kanayacak, kalplerine vesvese ve huzursuzluk verecektir. Bu durum, onların kalpleri parça parça oluncaya, yani ölümle veya kılıçla öldürülmekle ya da tam bir pişmanlık ve tövbe ile kalpleri paramparça olup Allah'a yönelinceye kadar sürecektir. Nitekim bazı münafıklar bu olaydan sonra öyle bir pişmanlık duydular ki, kalpleri adeta parçalandı ve samimi bir şekilde tövbe ettiler.

Burada önemli bir incelik vardır: Münafıklar, yaptıkları bu binayı "hayırlı bir iş" olarak görüyorlardı. Fakat Allah, onların niyetlerini boşa çıkardı ve bu bina onların aleyhine bir delil oldu. Onlar ne kadar iyi niyetli görünmeye çalışsalar da, Allah onların içlerinde gizledikleri kötülüğü biliyordu.

Âyetin sonunda "Allah Alîm'dir, Hakîm'dir" buyrulmaktadır. Yani Allah, münafıkların kalplerinde gizledikleri her şeyi hakkıyla bilir ve onların bu davranışlarına karşı verdiği hükümde, yani bu binanın yıkılmasını emretmesinde ve onları rezil etmesinde sayısız hikmetler vardır. O, hiçbir şeyi boş yere yapmaz; her işi bir hikmete dayanır.

Davet ve İbret Mesajı:

Bu âyet, müminlere çok önemli bir ders vermektedir: Amellerin değeri, sadece dış görünüşüyle değil, niyet ve ihlasla ölçülür. Bir insan ne kadar büyük işler yaparsa yapsın, eğer kalbinde Allah'a karşı bir şüphe, bir nifak varsa, o ameli ona fayda vermez. Hatta o amel, kıyamet gününde sahibinin aleyhine bir delil olur.

Mümin olarak bizler, her işimizde ihlası esas almalıyız. Yaptığımız hayırlar, sadece Allah rızası için olmalıdır. Gösterişten, insanları kandırmaktan ve fitne çıkarmaktan şiddetle kaçınmalıyız. Unutmayalım ki Allah, kalplerimizin derinliklerini bilir. Hiçbir gizli niyet, O'na gizli kalmaz. Bu sebeple kalbimizi her türlü şüphe ve nifaktan temizleyelim. Tövbe kapısı her zaman açıktır; kalbimiz ne kadar katılaşmış olursa olsun, samimi bir tövbe ile onu yumuşatabilir, Allah'ın affına ve rahmetine sığınabliriz. Allah'ın ilmi ve hikmeti her şeyi kuşatmıştır; O'na güvenenler asla kaybetmezler.

🎧 Dinle

📜 Ayet 108-112 — Tevbe

108لَا تَقُمْ فِيهِ أَبَدًا ۚ لَّمَسْجِدٌ أُسِّسَ عَلَى التَّقْوَىٰ مِنْ أَوَّلِ يَوْمٍ أَحَقُّ أَن تَقُومَ فِيهِ ۚ فِيهِ رِجَالٌ يُحِبُّونَ أَن يَتَطَهَّرُوا ۚ وَاللَّهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّرِينَ
O mescide hiç girme! İlk gününden beri Allah'a karşı gelmekten sakınmak için kurulan mescidde bulunman daha uygundur. Orada, arınmak isteyen insanlar vardır. Allah, arınmak isteyenleri sever.
109أَفَمَنْ أَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلَىٰ تَقْوَىٰ مِنَ اللَّهِ وَرِضْوَانٍ خَيْرٌ أَم مَّنْ أَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلَىٰ شَفَا جُرُفٍ هَارٍ فَانْهَارَ بِهِ فِي نَارِ جَهَنَّمَ ۗ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ
Yapısını, Allah'tan sakınmak ve Onun hoşnudluğuna ermek için yapan kimse mi daha hayırlıdır; yoksa, yapısını kayacak bir yar kıyısına yapıp da onunla beraber cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah, zulmeden kimselere doğru yolu göstermez.
110لَا يَزَالُ بُنْيَانُهُمُ الَّذِي بَنَوْا رِيبَةً فِي قُلُوبِهِمْ إِلَّا أَن تَقَطَّعَ قُلُوبُهُمْ ۗ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ
Yaptıkları bina, kalblerinde şüphe ve ızdırap kaynağı olmakta kalbleri paralanana kadar devam edecektir. Allah bilendir, hakimdir.
111۞ إِنَّ اللَّهَ اشْتَرَىٰ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُم بِأَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَ ۚ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ ۖ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرَاةِ وَالْإِنجِيلِ وَالْقُرْآنِ ۚ وَمَنْ أَوْفَىٰ بِعَهْدِهِ مِنَ اللَّهِ ۚ فَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُمُ الَّذِي بَايَعْتُم بِهِ ۚ وَذَٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
Allah şüphesiz, Allah yolunda savaşıp, öldüren ve öldürülen müminlerin canlarını ve mallarını Tevrat, İncil ve Kuran'da söz verilmiş bir hak olarak cennete karşılık satın almıştır. Verdiği sözü Allah'tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse, yaptığınız alışverişe sevinin; bu büyük başarıdır.
112التَّائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ الْآمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللَّهِ ۗ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ
Allah'a tevbe eden, kullukta bulunan, O'nu öven, O'nun uğrunda gezen, rüku ve secde eden, uygun olanı buyurup fenalığı yasak eden ve Allah'ın yasalarını koruyan müminlere de müjdele.
TevbeKuran Fihrist
129Ayet
MedeniRevelation
110Ayet

Meal — Tevbe 110

Sure Tevbe Ayet 110 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Yaptıkları bina, kalblerinde şüphe ve ızdırap kaynağı olmakta kalbleri paralanana…

Sure Ayet 110/129 — Tevbe التوبة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tevbe Dinle, Tevbe Meal, Tevbe mp3, Tevbe pdf. Ayet 108–112. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler