Tevbe · 25/129
Meal Okunuş — Tevbe
لَقَدْ نَصَرَكُمُ اللَّهُ فِي مَوَاطِنَ كَثِيرَةٍ ۙ وَيَوْمَ حُنَيْنٍ ۙ إِذْ أَعْجَبَتْكُمْ كَثْرَتُكُمْ فَلَمْ تُغْنِ عَنكُمْ شَيْئًا وَضَاقَتْ عَلَيْكُمُ الْأَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ ثُمَّ وَلَّيْتُم مُّدْبِرِينَ ۝٢٥
Laqad nasarakumul laahu fee mawaatina kaseeratinw wa yawma Hunainin iz a`jabatkum kasratukum falam tughni `ankum shai`anw wa daaqat `alaikumul ardu bimaa rahubat summa wallaitum mudbireen
📖 Türkçe Anlam
And olsun ki Allah size birçok yerlerde, ve çokluğunuzun sizi böbürlendirdiği fakat bir faydası da olmadığı, yeryüzünün geniş olmasına rağmen size dar gelip de bozularak arkanıza döndüğünüz Huneyn gününde yardım etmişti.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Mevâtın: Savaş alanları, gazve yerleri.
  • Yevme Huneyn: Huneyn günü; Mekke ile Tâif arasında bulunan bir vadi olan Huneyn'de yapılan gazve.
  • İâcebetküm: Sizi hayran bıraktı, gururlandırdı.
  • Femâ ağnet: Fayda vermedi, bir şeye yaramadı.
  • Dâkat aleykümü'l-ard: Yer üzerinize daraldı.
  • Bimâ rahubet: Genişliğine rağmen; "bâ" burada "ma" (ile) anlamındadır.
  • Velleytüm müdbirîn: Geri dönüp kaçtınız, arkanızı dönüp gittiniz.

Tefsir:

Ey Müminler! Allah Teâlâ, sizleri sayıca az ve silahça zayıf olduğunuz hâlde, yalnızca O'na tevekkül edip sebeplere sarıldığınız için birçok savaş meydanında zafere ulaştırdı. Bedir'de, Hendek'te, Kureyza ve Nadîr gazvelerinde, Mekke'nin fethinde olduğu gibi nice meydanlarda sizi düşmanlarınıza karşı üstün kıldı. O günlerde sizin zaferiniz, çokluğunuzdan veya kuvvetinizden değil, Allah'a olan bağlılığınızdan ve O'nun yardımıylaydı.

Ancak Huneyn gününü hatırlayın! O gün sayıca çoktunuz ve bu çokluğunuz sizi büyük bir gurura ve kibre sürükledi. Kendi kendinize: "Bugün bizi hiçbir şey yenemez, sayımız çok, kuvvetimiz yerinde" dediniz. İşte tam bu gurur ve kibre kapıldığınız an, bu çokluğunuz size hiçbir fayda sağlamadı. Allah'ın izni olmadan hiçbir şeyin size yarar sağlayamayacağını, zaferin ancak Allah'tan geldiğini unuttunuz. Bunun üzerine düşmanınız size galip geldi, geniş olan yeryüzü, o engin topraklar size daraldı; kaçacak hiçbir yer bulamadınız. Sonunda savaş alanından arkanızı dönüp kaçmak zorunda kaldınız.

Bu olay, sizlere büyük bir ders ve ibrettir. Sakın ha, Allah'ın yardımı olmadan hiçbir gücün, hiçbir çokluğun size fayda veremeyeceğini unutmayın. Zafer, ancak Allah'a güvenen, O'na sığınan ve O'nun rızasını gözeten kullara nasip olur. Gurur ve kibir, insanı Allah'ın yardımından uzaklaştırır; tevazu ve tevekkül ise Allah'ın yardımını celbeder. Bu sebeple, hangi durumda olursanız olun, gücünüze ve sayınıza değil, her zaman Allah'a dayanın. Unutmayın ki Allah, kendisine güvenen kullarını asla yalnız bırakmaz ve onları düşmanlarına karşı zafere ulaştırır. Bu kıssadan hisse alın ve Allah'ın dinine olan bağlılığınızı daim kılın ki, dünyada ve ahirette kurtuluşa eresiniz.

🎧 Dinle

📜 Ayet 23-27 — Tevbe

23يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا آبَاءَكُمْ وَإِخْوَانَكُمْ أَوْلِيَاءَ إِنِ اسْتَحَبُّوا الْكُفْرَ عَلَى الْإِيمَانِ ۚ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ
Ey inananlar! Babalarınızı, kardeşlerinizi küfrü imana tercih ediyorlarsa dost edinmeyin. Sizden onları kim dost edinirse doğrusu kendine yazık etmiş olurlar.
24قُلْ إِن كَانَ آبَاؤُكُمْ وَأَبْنَاؤُكُمْ وَإِخْوَانُكُمْ وَأَزْوَاجُكُمْ وَعَشِيرَتُكُمْ وَأَمْوَالٌ اقْتَرَفْتُمُوهَا وَتِجَارَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَاكِنُ تَرْضَوْنَهَا أَحَبَّ إِلَيْكُم مِّنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ وَجِهَادٍ فِي سَبِيلِهِ فَتَرَبَّصُوا حَتَّىٰ يَأْتِيَ اللَّهُ بِأَمْرِهِ ۗ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِقِينَ
De ki: "Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabanız, elde ettiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden evler sizce Allah'tan, Peygamberinden ve Allah yolunda savaşmaktan daha sevgili ise, Allah'ın buyruğu gelene kadar bekleyin. Allah fasık kimseleri doğru yola eriştirmez."
25لَقَدْ نَصَرَكُمُ اللَّهُ فِي مَوَاطِنَ كَثِيرَةٍ ۙ وَيَوْمَ حُنَيْنٍ ۙ إِذْ أَعْجَبَتْكُمْ كَثْرَتُكُمْ فَلَمْ تُغْنِ عَنكُمْ شَيْئًا وَضَاقَتْ عَلَيْكُمُ الْأَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ ثُمَّ وَلَّيْتُم مُّدْبِرِينَ
And olsun ki Allah size birçok yerlerde, ve çokluğunuzun sizi böbürlendirdiği fakat bir faydası da olmadığı, yeryüzünün geniş olmasına rağmen size dar gelip de bozularak arkanıza döndüğünüz Huneyn gününde yardım etmişti.
26ثُمَّ أَنزَلَ اللَّهُ سَكِينَتَهُ عَلَىٰ رَسُولِهِ وَعَلَى الْمُؤْمِنِينَ وَأَنزَلَ جُنُودًا لَّمْ تَرَوْهَا وَعَذَّبَ الَّذِينَ كَفَرُوا ۚ وَذَٰلِكَ جَزَاءُ الْكَافِرِينَ
Bozgundan sonra Allah, Peygamberine, müminlere güvenlik verdi ve görmediğiniz askerler indirdi; inkar edenleri azaba uğrattı. İnkarcıların cezası budur.
27ثُمَّ يَتُوبُ اللَّهُ مِن بَعْدِ ذَٰلِكَ عَلَىٰ مَن يَشَاءُ ۗ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Allah bundan sonra da dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bağışlar ve merhamet eder.
TevbeKuran Fihrist
129Ayet
MedeniRevelation
25Ayet

Meal — Tevbe 25

Sure Tevbe Ayet 25 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : And olsun ki Allah size birçok yerlerde, ve çokluğunuzun sizi…

Sure Ayet 25/129 — Tevbe التوبة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tevbe Dinle, Tevbe Meal, Tevbe mp3, Tevbe pdf. Ayet 23–27. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler