Kasas · 82/88
Meal Okunuş — Kasas
وَأَصْبَحَ الَّذِينَ تَمَنَّوْا مَكَانَهُ بِالْأَمْسِ يَقُولُونَ وَيْكَأَنَّ اللَّهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَن يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ وَيَقْدِرُ ۖ لَوْلَا أَن مَّنَّ اللَّهُ عَلَيْنَا لَخَسَفَ بِنَا ۖ وَيْكَأَنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ ۝٨٢
Wa asbahal lazeena tamannaw makaanahoo bil amsi yaqooloona waika annal laaha yabsutur rizqa limany ya shaaa`u min `ibaadihee wa yaqdiru law laaa am mannal laahu `alainaa lakhasafa binaa waika annahoo laa yuflihul kaafiroon
📖 Türkçe Anlam
Daha dün onun yerinde olmayı dileyenler: "Demek Allah kullarından dilediğinin rızkını genişletip bir ölçüye göre veriyor. Eğer Allah bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki inkarcılar başarıya eremezler" demeye başladılar.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Veykeenne: "Vay! Gerçekten..." anlamında bir ifade olup, hayret, pişmanlık ve üzüntü bildirir.
  • Yebsut: Genişletir, bol verir.
  • Yakdir: Daraltır, kısar.
  • Menne: Lütfetti, iyilikte bulundu.
  • Hasfe: Yere batırma, yerin dibine geçirme.

Tefsir:

Dün Karun'un servetine ve makamına imrenerek "Keşke bizim de onun gibi servetimiz olsaydı" diye temenni edenler, sabah olduğunda bambaşka bir haldeydiler. Allah'ın kudretiyle Karun ve servetiyle birlikte yerin dibine geçirilmişti. İşte o zaman bu kimseler, hem pişmanlık hem de ibret alarak şöyle demeye başladılar: "Vay! Demek ki Allah, rızkı kullarından dilediğine bol bol verir, dilediğine de daraltırmış. Eğer Allah bize lütfedip de bizi bu imtihanda mahcup etmeseydi, biz de onun gibi böbürlenir, şımarır ve belki de aynı akıbete uğrardık. Allah'ın üzerimizdeki lütfu olmasaydı, bizim de yerin dibine batırılmamız işten bile değildi."

Bu olay, insanlara dünya malının geçici bir imtihan vesilesi olduğunu, asıl olanın Allah'a karşı mütevazı ve şükredici olmak gerektiğini öğretir. Onlar artık anlamışlardı ki, gerçekten kurtuluşa erenler, Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük eden kâfirler değildir. Kâfirler, dünyada da ahirette de hüsrana uğrayacaklardır.

Bu kıssadan çıkarılacak büyük dersler vardır: Mal ve servet, kişinin Allah katındaki değerini artırmaz. Asıl değer, takvadadır. İnsan, elindeki nimetlere güvenip şımarırsa, Allah'ın kudreti karşısında ne kadar aciz olduğunu unutur. Mümin, her an Allah'ın lütfuna muhtaç olduğunu bilir ve O'na sığınır. Rabbimiz, bizleri Karun gibi şımaranlardan değil, O'nun nimetlerine şükreden, mütevazı ve ibret alan kullarından eylesin. Unutmayalım ki, dünya hayatı bir imtihandır; asıl olan, bu imtihanda Allah'ın rızasını kazanmaktır.



📜 Ayet 80-84 — Kasas

80وَقَالَ الَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ وَيْلَكُمْ ثَوَابُ اللَّهِ خَيْرٌ لِّمَنْ آمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا وَلَا يُلَقَّاهَا إِلَّا الصَّابِرُونَ
Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise: "Size yazıklar olsun; Allah'ın mükafatı, inanıp yararlı iş işleyenler için daha iyidir. Ona da ancak sabredenler kavuşabilir" demişlerdi.
81فَخَسَفْنَا بِهِ وَبِدَارِهِ الْأَرْضَ فَمَا كَانَ لَهُ مِن فِئَةٍ يَنصُرُونَهُ مِن دُونِ اللَّهِ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُنتَصِرِينَ
Sonunda, onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı ona yardım edebilecek kimsesi de yoktu; kendini kurtarabilecek kimselerden de değildi.
82وَأَصْبَحَ الَّذِينَ تَمَنَّوْا مَكَانَهُ بِالْأَمْسِ يَقُولُونَ وَيْكَأَنَّ اللَّهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَن يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ وَيَقْدِرُ ۖ لَوْلَا أَن مَّنَّ اللَّهُ عَلَيْنَا لَخَسَفَ بِنَا ۖ وَيْكَأَنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ
Daha dün onun yerinde olmayı dileyenler: "Demek Allah kullarından dilediğinin rızkını genişletip bir ölçüye göre veriyor. Eğer Allah bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki inkarcılar başarıya eremezler" demeye başladılar.
83تِلْكَ الدَّارُ الْآخِرَةُ نَجْعَلُهَا لِلَّذِينَ لَا يُرِيدُونَ عُلُوًّا فِي الْأَرْضِ وَلَا فَسَادًا ۚ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّقِينَ
Bu ahiret yurdunu, yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu istemeyen kimselere veririz. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır.
84مَن جَاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ خَيْرٌ مِّنْهَا ۖ وَمَن جَاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَى الَّذِينَ عَمِلُوا السَّيِّئَاتِ إِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Kim bir iyilik getirirse, ona daha iyisi verilir. Kim bir kötülük getirirse, o kötülükleri işleyenler, ancak yaptıkları kadar ceza görürler.
KasasKuran Fihrist
88Ayet
MekkiRevelation
82Ayet

Meal — Kasas 82

Sure Kasas Ayet 82 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Daha dün onun yerinde olmayı dileyenler: "Demek Allah kullarından dilediğinin…

Sure Ayet 82/88 — Kasas القصص (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Kasas Dinle, Kasas Meal, Kasas mp3, Kasas pdf. Ayet 80–84. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Wednesday, August 19, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler