Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Yesîrû: Gezmek, dolaşmak, yolculuk etmek
- Âkıbet: Son, akıbet, netice
- Âsâr: Eserler, izler, bırakılan kalıntılar (binalar, medeniyetler)
- Ağnâ: Fayda vermek, zengin etmek, kurtarmak
- Yeksibûn: Kazandıkları şeyler, elde ettikleri dünyalık ve güç
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, inkârcıları düşünmeye ve ibret almaya davet ediyor. Onlara soruyor: "Bu inkârcılar yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı?" Oysa onlar ticaret, seyahat ve çeşitli vesilelerle yeryüzünü dolaşıyorlar; fakat gözleriyle görüp kalpleriyle ibret almıyorlar. Hâlbuki önceki milletlerin harabeleri, yıkılmış medeniyetleri, geride bıraktıkları eserler önlerinde duruyor. Nuh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi, Firavun ve orduları... Hepsi yeryüzünde dolaşıp duruyorlar; ama bunlardan ders çıkarmıyorlar.
Ey insan! Şu toprakların altında nice kudretli krallar, nice güçlü ordular, nice zengin medeniyetler yatmaktadır. Onlar senden daha çoktu; sayıca daha kalabalıktılar. Senden daha güçlüydüler; dağları deler, kayaları oyarlardı. Senden daha çok eser bıraktılar; yüksek saraylar, görkemli şehirler, mamur bahçeler kurdular. Fakat tüm bu kazandıkları, biriktirdikleri, övündükleri şeyler onlara hiçbir fayda vermedi. Allah'ın azabı geldiğinde ne malları, ne mülkleri, ne orduları, ne de güçleri onları kurtarabildi.
Bu âyet, günümüz insanına da sesleniyor: Ey bugünün insanı! Sen de yeryüzünde gezip dolaş, ama gözünle değil kalbinle bak. Tarihin çöplüğüne dönmüş medeniyetlere ibret nazarıyla bak. O koskoca imparatorluklar, o görkemli uygarlıklar nerede? Onların gücü, zenginliği, teknolojisi onları Allah'ın azabından kurtarabildi mi? Elbette hayır! Öyleyse sen de sakın dünyanın aldatıcı süsüne, mal-mülk ve güçle şımarmaya kapılma. Unutma ki asıl güç ve asıl kurtuluş, Allah'a sığınmakta ve O'nun emirlerine uymaktadır.
Sevgili kardeşim! Bu âyet bize şu dersi veriyor: Dünya hayatı geçicidir, onun nimetleri aldatıcıdır. Asıl olan, Allah'ın rızasını kazanmak ve O'nun azabından korunmaktır. Tarih boyunca nice güçlü kavimler geldi geçti; onlardan geriye sadece ibret alınacak harabeler kaldı. Sen de bu harabelerden ders al ve Rabbinin yolundan ayrılma. Çünkü kazandığın her şey, sahip olduğun her nimet Allah'ın bir lütfudur ve O'nun rızasına uygun kullanıldığında sana fayda verir. Aksi takdirde, tıpkı önceki kavimler gibi, kazandıkların sana hiçbir fayda sağlamayacaktır.
📜 Ayet 80-84 — Mü'min
Meal — Mü'min 82
Sure Mü'min Ayet 82 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden daha çok, daha kuvvetli, yeryüzünde bıraktıkları eserler…Sure Ayet 82/85 — Mü'min غافر (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mü'min Dinle, Mü'min Meal, Mü'min mp3, Mü'min pdf. Ayet 80–84. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










