Ahkâf · 17/35
Meal Okunuş — Ahkâf
وَالَّذِي قَالَ لِوَالِدَيْهِ أُفٍّ لَّكُمَا أَتَعِدَانِنِي أَنْ أُخْرَجَ وَقَدْ خَلَتِ الْقُرُونُ مِن قَبْلِي وَهُمَا يَسْتَغِيثَانِ اللَّهَ وَيْلَكَ آمِنْ إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ فَيَقُولُ مَا هَٰذَا إِلَّا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ ۝١٧
Wallazee qaala liwaali daihi uffil lakumaaa ata`idanineee an ukhraja wa qad khalatil quroonu min qablee wa humaa yastagheesaanil laaha wailaka aamin inna wa`dal laahi haqq, fa yaqoolu maa haazaaa illaaa asaateerul awwaleen
📖 Türkçe Anlam
Annesine babasına: "Of ikinizden; benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni tekrar diriltilmemle mi tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, anne babası Allah'a sığınarak: "Sana yazıklar olsun! İnan; doğrusu Allah'ın sözü gerçektir" dedikleri halde: "Bu, Kuran öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" diye cevap verenler işte onlar kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde, Allah'ın azap vadinin aleyhlerinde gerçekleştiği kimselerdir. Doğrusu onlar hüsranda olanlardır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Üff: İğrenme, tiksinme ve hoşnutsuzluk ifade eden bir söz.
  • Yesteğîsân: İmdat istiyorlar, yardım diliyorlar.
  • Veyleke: Yazık sana, helak olasın.
  • Esâtîru'l-evvelîn: Öncekilerin uydurdukları masallar, batıl hikâyeler.

Tefsir:

Bu ayet, Allah'ın varlığını ve ahireti inkâr eden, anne babasına karşı saygısız ve asi davranan bir kişiyi tasvir etmektedir. Anne babası ona iman etmeyi, Allah'ın bir olduğunu ve ölümden sonra dirilişin hak olduğunu telkin ettiklerinde, o bu çağrıya son derece kaba ve çirkin bir üslupla karşılık verir: "Üff size!" der. Bu söz, onun anne babasına duyduğu derin nefreti ve onların sözlerini hiçe saydığını gösterir.

Ardından alaycı bir tavırla şöyle der: "Siz bana, öldükten sonra kabrimden çıkarılacağımı mı vaat ediyorsunuz? Oysa benden önce nice nesiller gelip geçti ve onlardan hiçbiri geri dönmedi!" Bu sözüyle, geçmişte yaşamış ve ölmüş kavimlerin dirilmediğini delil göstererek ahireti inkâr etmeye çalışır. Hâlbuki onun bu iddiası, tamamen cehalet ve gaflet ürünüdür; çünkü Allah'ın kudreti her şeye yeter ve O, dilediği zaman ölüleri diriltecektir.

Bu esnada anne babası, oğullarının doğru yolu bulması için Allah'a yalvarır, O'ndan imdat isterler. Ona şefkatle ve endişeyle seslenirler: "Yazık sana! İman et! Çünkü Allah'ın vaadi kesinlikle gerçektir. Ölümden sonra diriliş mutlaka olacaktır." Onların bu samimi çabalarına ve gözyaşlarına rağmen, o inkârcı kişi inatla ve kibirle cevap verir: "Bu söyledikleriniz, öncekilerin uydurduğu masallardan, eski kitaplardan aktarılan batıl hikâyelerden başka bir şey değildir!"

Bu ayet, bizlere evlat ile anne baba arasındaki ilişkinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatır. Anne baba, evladının dünya ve ahiret saadeti için çabalarken, evladın onlara karşı takınacağı tavır, onun imanının ve ahlakının bir göstergesidir. Rabbimiz, anne babaya iyiliği ve onlara karşı merhametli olmayı emretmiştir. Onların hidayet için ettikleri dualar, evladın kalbine tesir etmelidir.

Unutmayalım ki Allah'ın vaadi haktır ve O, asla sözünden dönmez. Kıyamet günü mutlaka gelecek ve herkes yaptıklarının karşılığını görecektir. Bu dünyada inkâr ve isyanla geçen bir hayat, ahirette pişmanlıktan başka bir şey getirmeyecektir. O halde, anne babamızın hayır dualarını alalım, onların nasihatlerine kulak verelim ve Allah'ın rızasını kazanmak için gayret edelim. Çünkü kurtuluş, ancak Allah'a iman etmekte ve O'nun emirlerine uymaktadır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 15-19 — Ahkâf

15وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ إِحْسَانًا ۖ حَمَلَتْهُ أُمُّهُ كُرْهًا وَوَضَعَتْهُ كُرْهًا ۖ وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ ثَلَاثُونَ شَهْرًا ۚ حَتَّىٰ إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُ وَبَلَغَ أَرْبَعِينَ سَنَةً قَالَ رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَصْلِحْ لِي فِي ذُرِّيَّتِي ۖ إِنِّي تُبْتُ إِلَيْكَ وَإِنِّي مِنَ الْمُسْلِمِينَ
Biz insana, anne ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir; zira annesi, onu, karnında, zorluğa uğrayarak taşımış; onu güçlükle doğurmuştur. Taşınması ve sütten kesilmesi otuz ay sürer. Sonunda erginlik çağına erince ve kırk yaşına varınca: "Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimete şükretmemi ve benim hoşnut olacağın yararlı bir işi yapmamı sağla; bana verdiğin gibi soyuma da salah ver; doğrusu Sana yöneldim, ben, kendini Sana verenlerdenim" demesi gerekir.
16أُولَٰئِكَ الَّذِينَ نَتَقَبَّلُ عَنْهُمْ أَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَنَتَجَاوَزُ عَن سَيِّئَاتِهِمْ فِي أَصْحَابِ الْجَنَّةِ ۖ وَعْدَ الصِّدْقِ الَّذِي كَانُوا يُوعَدُونَ
İşte, işlediklerini en güzel şekilde kabul ettiğimiz ve kötülüklerini geçtiğimiz bu kimseler, cennetlikler içindedirler. Bu, verilen doğru bir sözdür.
17وَالَّذِي قَالَ لِوَالِدَيْهِ أُفٍّ لَّكُمَا أَتَعِدَانِنِي أَنْ أُخْرَجَ وَقَدْ خَلَتِ الْقُرُونُ مِن قَبْلِي وَهُمَا يَسْتَغِيثَانِ اللَّهَ وَيْلَكَ آمِنْ إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ فَيَقُولُ مَا هَٰذَا إِلَّا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ
Annesine babasına: "Of ikinizden; benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni tekrar diriltilmemle mi tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, anne babası Allah'a sığınarak: "Sana yazıklar olsun! İnan; doğrusu Allah'ın sözü gerçektir" dedikleri halde: "Bu, Kuran öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" diye cevap verenler işte onlar kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde, Allah'ın azap vadinin aleyhlerinde gerçekleştiği kimselerdir. Doğrusu onlar hüsranda olanlardır.
18أُولَٰئِكَ الَّذِينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ فِي أُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِم مِّنَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِرِينَ
Annesine babasına: "Of ikinizden; benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni tekrar diriltilmemle mi tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, anne babası Allah'a sığınarak: "Sana yazıklar olsun! İnan; doğrusu Allah'ın sözü gerçektir" dedikleri halde: "Bu, Kuran öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" diye cevap verenler işte onlar kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde, Allah'ın azap vadinin aleyhlerinde gerçekleştiği kimselerdir. Doğrusu onlar hüsranda olanlardır.
19وَلِكُلٍّ دَرَجَاتٌ مِّمَّا عَمِلُوا ۖ وَلِيُوَفِّيَهُمْ أَعْمَالَهُمْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
İşlediklerinden ötürü herkesin bir derecesi vardır. Herkese işlediklerinin karşılığı ödenir. Kendilerine haksızlık yapılmaz.
AhkâfKuran Fihrist
35Ayet
MekkiRevelation
17Ayet

Meal — Ahkâf 17

Sure Ahkâf Ayet 17 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Annesine babasına: "Of ikinizden; benden önce nice nesiller gelip geçmişken…

Sure Ayet 17/35 — Ahkâf الأحقاف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Ahkâf Dinle, Ahkâf Meal, Ahkâf mp3, Ahkâf pdf. Ayet 15–19. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler