Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Fâsık: Allah'ın emirlerini terk eden, günah işleyen, doğruluktan sapan kimse.
- Nebe': Haber, önemli ve ciddi bir bilgi.
- Tebeyyün: Bir haberi araştırıp doğruluğunu iyice tahkik etmek, üzerinde düşünüp netleştirmek.
- Cehâlet: Bilgisizlik, habersizlik; bir işin sonucunu bilmeden aceleyle hareket etme.
- Nâdimîn: Pişman olanlar, yaptıklarına üzülenler.
Tefsir:
Ey iman edenler! Allah'a ve Resulüne kalpten inanıp, hayatınızı O'nun koyduğu ölçülere göre düzenleyen müminler! Sizler, doğruluğu ve adaleti ayakta tutan ümmet olma vasfına sahipsiniz. Bu yüzden size ulaşan her habere körü körüne inanmak ve onu hemen başkalarına aktarmak yakışmaz. Özellikle de günahkârlığı, yalanı ve doğruluktan sapması bilinen bir kişi (fâsık), size önemli bir haber getirdiğinde, o haberi hemen kabul edip yaymaya kalkışmayın. Önce durup düşünün, haberin doğruluğunu araştırın, tahkik edin ve iyice emin olun.
Bu emir, sizi telafisi mümkün olmayan büyük bir hatadan korumak içindir. Eğer bu haberi araştırmadan, doğruluğundan emin olmadan kabul eder ve ona göre hareket ederseniz, farkında olmadan masum, suçsuz bir topluluğa zarar verebilir, onları incitebilir veya haklarında yanlış bir karar alabilirsiniz. Oysa siz, onların gerçek durumlarını bilmiyorsunuzdur. İşte o zaman, yaptığınız bu aceleci ve bilgisizce davranışın sonucunda, gerçek ortaya çıktığında, yaptıklarınıza derin bir pişmanlık duyar, içinizde tarifsiz bir üzüntü ve nedamet hissedersiniz. Ancak iş işten geçmiş, verdiğiniz zararı geri alamamış olursunuz.
Bu ayet, müminlere hayatın her alanında, özellikle de haber alma ve bilgi edinme konusunda ne kadar titiz ve dikkatli olmaları gerektiğini öğretir. İslam, mümini aceleci, dedikoducu ve her söylenene inanan biri olmaktan uzak tutar. Çünkü toplumun huzuru ve kardeşliği, doğru bilgiye dayalı güven üzerine kuruludur. Bir yalan, masum insanların kalbini kırabilir, toplumda fitne ve ayrılık çıkarabilir. Bu sebeple Allah Teâlâ, sevgili kullarına burada çok önemli bir ders verir: "Teyakkuzda olun, araştırın, doğrulayın; sonra konuşun ve hareket edin." Böylece hem dünyada pişmanlık duymazsınız hem de ahirette hesabını rahatlıkla verebilirsiniz. Bu ilahi talimat, toplumunuzu fitneden, kardeşliğinizi zedelenmekten koruyacak en büyük güvencedir. Ne mutlu bu ilahi emre uyanlara!
📜 Ayet 4-8 — Hucurât
Meal — Hucurât 6
Sure Hucurât Ayet 6 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Ey inananlar! Eğer yoldan çıkmışın biri size bir haber getirirse,…Sure Ayet 6/18 — Hucurât الحجرات (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Hucurât Dinle, Hucurât Meal, Hucurât mp3, Hucurât pdf. Ayet 4–8. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










