Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- أسِفًا: Şiddetli öfke ve hüzün, üzüntü.
- بِئْسَمَا: Ne kötüdür, ne fena bir şeydir.
- خَلَفْتُمُونِي: Benden sonra yerime geçtiniz, bana halef oldunuz.
- أَعَجِلْتُمْ: Acele mi ettiniz? (Emri öne mi aldınız?)
- أَلْقَى: Attı, bıraktı.
- يَجُرُّهُ: Onu kendine doğru çekiyordu.
- اسْتَضْعَفُونِي: Beni zayıf gördüler, horladılar.
- لَا تُشْمِتْ: Düşmanları sevindirme.
Tefsir:
Hz. Musa (a.s.), Rabbi ile münacatı (özel görüşmesi) tamamlayıp kavmine döndüğünde, Allah'ın kendisine kavminin saptırıldığını ve Sâmirî'nin onları buzağıya taptırdığını haber vermesi üzerine büyük bir öfke ve derin bir üzüntü içindeydi. Kavmine ulaştığında onları bu hâlde görünce dayanamadı ve şöyle seslendi: "Benden sonra ne kötü bir haleflik yaptınız! Ben gider gitmez dininizi terk edip buzağıya mı taptınız? Rabbinizin emrini mi acele ettiniz? Oysa Rabbiniz sizin için kırk gecelik bir süre takdir etmişti ve ben size Tevrat'la dönecektim. Sabretmediniz, acele edip sapıklığa düştünüz."
Bu sözlerin ardından Hz. Musa, kavminin bu büyük günahı karşısında duyduğu şiddetli öfke ve dinî gayret sebebiyle elindeki Tevrat levhalarını yere attı. Ardından kardeşi Hz. Harun'a (a.s.) yöneldi; onun saçından ve sakalından tutarak kendine doğru çekmeye başladı. Bu davranışı, Harun'un kavmi bu sapıklığa düşerken onları engellemekte yeterince sert davranmadığını düşünmesinden kaynaklanıyordu. Oysa Harun, kavmine bu konuda uyarılarda bulunmuş, ancak onlar onu dinlememişti.
Hz. Harun (a.s.), kardeşinin bu öfkesi karşısında onu yumuşatmak ve gönlünü almak için en içten ifadelerle şöyle dedi: "Ey annemin oğlu! Bu kavim beni zayıf gördü, horladı ve sözümü dinlemedi. Neredeyse beni öldüreceklerdi. Sakın bana böyle davranarak düşmanlarımı sevindirme! Beni bu zalim kavimle bir tutma; ben onların yaptıklarını tasvip etmedim, elimden geleni yaptım ama gücüm yetmedi."
Bu kıssada bizim için çok önemli dersler vardır. Hz. Musa'nın (a.s.) dinî gayreti, kavminin sapıklığı karşısında gösterdiği hassasiyet, bizim de dinimizi ve kardeşlerimizi koruma konusunda ne kadar duyarlı olmamız gerektiğini gösterir. Hz. Harun'un (a.s.) yumuşaklığı, sabrı ve mazeretini güzel bir üslupla ifade etmesi ise, zor durumlarda dahi kardeşlik bağını koparmadan, güzel sözle ve hikmetle konuşmanın önemini öğretir. Müminler olarak bizler de kardeşlerimiz arasında çıkabilecek anlaşmazlıklarda bu iki peygamberin ahlakını örnek almalıyız: Hak ve hakikat uğruna gayret göstermeli, ancak kardeşlik hukukunu da asla ihmal etmemeliyiz. Allah hepimizi bu güzel ahlakla ahlaklandırsın.
📜 Ayet 148-152 — A'râf
Meal — A'râf 150
Sure A'râf Ayet 150 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Musa, milletine, kızgın ve üzgün olarak dönünce "Benim arkamdan ne…Sure Ayet 150/206 — A'râf الأعراف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: A'râf Dinle, A'râf Meal, A'râf mp3, A'râf pdf. Ayet 148–152. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










