Nisâ · 58/176
Meal Okunuş — Nisâ
۞ إِنَّ ٱللَّهَ يَأۡمُرُكُمۡ أَن تُؤَدُّواْ ٱلۡأَمَٰنَٰتِ إِلَىٰٓ أَهۡلِهَا وَإِذَا حَكَمۡتُم بَيۡنَ ٱلنَّاسِ أَن تَحۡكُمُواْ بِٱلۡعَدۡلِۚ إِنَّ ٱللَّهَ نِعِمَّا يَعِظُكُم بِهِۦٓۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ سَمِيعَۢا بَصِيرًا  ۝٥٨
Innal laaha yaamurukum an tu`addul amaanaati ilaaa ahlihaa wa izaa hakamtum bainan naasi an tahkumoo bil `adl; innal laaha yaamurukum an tu`addul amaanaati ilaaa ahlihaa wa izaa hakamtum bainan naasi an tahkumoo bil `adl; innal laaha ni`immaa ya`izukum bih; innal laaha kaana Samee`am Baseera
📖 Türkçe Anlam
Hiç şüphesiz Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz Allah işitir ve görür.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • El-Emânât (الأمانات): Emanetler, korunması ve sahibine teslim edilmesi gereken her türlü hak, mal, sır ve görev.
  • Ehlihâ (أهلها): Sahipleri, hak sahipleri.
  • Hakemtüm (حكمتم): Hüküm verdiniz, karar verdiniz.
  • Adl (العدل): Adalet, doğruluk, hakkaniyet, zulümden ve haksızlıktan uzak olmak.
  • Ni'imma (نِعِمّا): Ne güzel, ne iyi (bir şeydir).

Tefsir:

Bu mübarek ayet-i kerime, Yüce Allah'ın kullarına verdiği en önemli iki ilahi emri içermektedir. Allah Teâlâ, bizlere hitap ederek şöyle buyurmaktadır: "Şüphesiz Allah size, emanetleri mutlaka ehline (sahiplerine) vermenizi emreder."

Emanet, sadece mal ve eşya değildir. Emanet; namaz, oruç, zekât gibi ibadetler, insanlara ait sırlar, korunması gereken canlar, mallar, ırzlar, devlet ve kamu görevleri, ilim, söz ve hatta verilen her türlü sözdür. Müslüman, kendisine tevdi edilen her emaneti, sahibine eksiksiz ve kusursuz bir şekilde ulaştırmakla yükümlüdür. Bu, imanın ve güzel ahlakın en önemli göstergelerindendir.

Ayetin ikinci bölümünde ise Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: "Ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder." Bu emir, yöneticilerden hakimlere, aile reislerinden herhangi bir anlaşmazlıkta arabuluculuk yapan kişilere kadar toplumun tüm katmanlarını kapsar. Adalet, haksızlık yapmamak, taraf tutmamak, zengin-fakir, akraba-yabancı, dost-düşman ayrımı gözetmeksizin herkese hakkını vermektir. Adalet, toplumların huzurunun ve devletin bekasının temelidir.

Allah Teâlâ bu iki büyük emri verdikten sonra, "Şüphesiz Allah, size öğüt verdiği bu şey ne güzeldir!" buyurarak bu emirlerin ne kadar değerli ve hayırlı olduğunu vurgulamaktadır. Bu, Allah'ın kullarına olan merhametinin ve şefkatinin bir göstergesidir. Zira bu emirler, hem bireyin hem de toplumun dünya ve ahiret mutluluğunu sağlayan en önemli ilkelerdir.

Ayet-i kerime, "Şüphesiz Allah, her şeyi işitendir, her şeyi görendir." buyurarak son bulmaktadır. Bu ifade, Allah'ın hiçbir sözümüzün ve hiçbir davranışımızın farkında olmadığını düşünmememiz gerektiğini hatırlatır. O, emanete ihanet edenleri de işitir ve görür; adaletle hükmedenleri de işitir ve görür. Bu bilinç, mümini her an doğru ve dürüst olmaya sevk eder.

Sevgili kardeşlerim! Bu ayet, bize İslam'ın özünü özetlemektedir: Güvenilir olmak ve adaletli davranmak. Bu iki vasıf, bir Müslümanın kimliğinin ayrılmaz parçalarıdır. Emanete riayet eden ve adaletle hükmeden bir toplumda huzur, güven ve bereket hâkim olur. Allah'ın bu emirlerine sımsıkı sarılalım, O'nun rızasını kazanmaya çalışalım. Unutmayalım ki Allah, sözlerimizi işitmekte ve tüm yaptıklarımızı görmektedir. Bu şuurla hareket edenler, dünyada da ahirette de kurtuluşa erenlerdir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 56-60 — Nisâ

56إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِـَٔايَٰتِنَا سَوۡفَ نُصۡلِيهِمۡ نَارًا كُلَّمَا نَضِجَتۡ جُلُودُهُم بَدَّلۡنَٰهُمۡ جُلُودًا غَيۡرَهَا لِيَذُوقُواْ ٱلۡعَذَابَۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَزِيزًا حَكِيمًا 
Onlardan ona inananlar ve yüz çevirenler vardı. Çılgın bir alev olarak cehennem yeter. Doğrusu, ayetlerimizi inkar edenleri ateşe sokacağız; derilerinin her yanışında, azabı tatmaları için onları başka derilerle değiştireceğiz. Allah güçlüdür, Hakim'dir.
57وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَنُدۡخِلُهُمۡ جَنَّٰتٍ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًاۖ لَّهُمۡ فِيهَآ أَزۡوَٰجٌ مُّطَهَّرَةٌۖ وَنُدۡخِلُهُمۡ ظِلًّا ظَلِيلًا 
İnanıp yararlı iş işleyenleri içinde temelli ve ebedi kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları en koyu gölgeliklere yerleştireceğiz.
58۞ إِنَّ ٱللَّهَ يَأۡمُرُكُمۡ أَن تُؤَدُّواْ ٱلۡأَمَٰنَٰتِ إِلَىٰٓ أَهۡلِهَا وَإِذَا حَكَمۡتُم بَيۡنَ ٱلنَّاسِ أَن تَحۡكُمُواْ بِٱلۡعَدۡلِۚ إِنَّ ٱللَّهَ نِعِمَّا يَعِظُكُم بِهِۦٓۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ سَمِيعَۢا بَصِيرًا 
Hiç şüphesiz Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz Allah işitir ve görür.
59يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُواْ ٱلرَّسُولَ وَأُوْلِي ٱلۡأَمۡرِ مِنكُمۡۖ فَإِن تَنَٰزَعۡتُمۡ فِي شَيۡءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى ٱللَّهِ وَٱلرَّسُولِ إِن كُنتُمۡ تُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۚ ذَٰلِكَ خَيۡرٌ وَأَحۡسَنُ تَأۡوِيلًا 
Ey İnananlar! Allah'a itaat edin, Peygambere ve sizden buyruk sahibi olanlara itaat edin. Eğer bir şeyde çekişirseniz, Allah'a ve ahiret gününe inanmışsanız onun halini Allah'a ve Peygambere bırakın. Bu, hayırlı ve netice itibariyle en güzeldir.
60أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ يَزۡعُمُونَ أَنَّهُمۡ ءَامَنُواْ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيۡكَ وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبۡلِكَ يُرِيدُونَ أَن يَتَحَاكَمُوٓاْ إِلَى ٱلطَّٰغُوتِ وَقَدۡ أُمِرُوٓاْ أَن يَكۡفُرُواْ بِهِۦۖ وَيُرِيدُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَن يُضِلَّهُمۡ ضَلَٰلَۢا بَعِيدًا 
Sana indirilen Kuran'a ve senden önce indirilenlere inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Putlarının önünde muhakeme olunmalarını isterler. Oysa, onları tanımamakla emr olunmuşlardı. Şeytan onları derin bir sapıklığa saptırmak ister.
NisâKuran Fihrist
176Ayet
MedeniRevelation
58Ayet

Meal — Nisâ 58

Sure Ayet 58/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 56–60. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler