Mâide · 1/120
Meal Okunuş — Mâide
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَوْفُوا بِالْعُقُودِ ۚ أُحِلَّتْ لَكُم بَهِيمَةُ الْأَنْعَامِ إِلَّا مَا يُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي الصَّيْدِ وَأَنتُمْ حُرُمٌ ۗ إِنَّ اللَّهَ يَحْكُمُ مَا يُرِيدُ ۝١
Yaaa aiyuhal lazeena aamanoo awfoo bil`uqood; uhillat lakum baheematul an`aami illaa maa yutlaa `alaikum ghaira muhillis saidi wa antum hurum; innal laaha yahkumu maa yureed
📖 Türkçe Anlam
Ey İnananlar! Akidleri yerine getirin. İhramda iken avlanmayı helal görmeksizin, size bildirilecek olanlar dışında, hayvanlar helal kılındı; Allah dilediği hükmü verir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Ukûd (العقود): Sağlamlaştırılmış, bağlayıcı sözleşmeler ve antlaşmalar. Allah ile kulları arasındaki dinî ahitler ile insanların birbirleriyle yaptıkları anlaşmaları kapsar.
  • Bahîmetu'l-En'âm (بهيمة الأنعام): Deve, sığır ve koyun türünden hayvanlar.
  • Hurun (حُرُم): İhramlı olanlar, hac veya umre niyetiyle ihrama girmiş kimseler.

Tefsir:

Ey iman edenler! Allah'a ve Resûlü'ne kalpten inanıp, O'nun şeriatına teslim olanlar! Sözlerinizi ve anlaşmalarınızı eksiksiz yerine getirin. Bu, hem Rabbinizle aranızdaki ahdi —O'na iman etmek, emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmak suretiyle— hem de insanlarla yaptığınız emanet, alışveriş, evlilik ve benzeri tüm sözleşmeleri kapsar. Yeter ki bu anlaşmalar Allah'ın kitabına ve Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetine aykırı olmasın.

Allah Teâlâ, size olan rahmetinin bir tecellisi olarak, deve, sığır ve koyun türünden hayvanları helal kılmıştır. Ancak Kur'an'da size okunup bildirilenler —meyte (kendiliğinden ölen hayvan), kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesilenler gibi— bu helalliğin dışındadır. Ayrıca hac veya umre için ihramlı olduğunuz durumda, kara avını avlamak ve yemek de size haram kılınmıştır. İhramdan çıktığınızda ise av helal hale gelir.

Şüphesiz Allah, hikmeti ve adaleti gereği neyi helal, neyi haram kılacağını dilediği gibi belirler. O'nun hükmüne hiçbir güç engel olamaz, hiçbir itiraz da söz konusu değildir. O, kullarının maslahatını en iyi bilendir ve her hükmünde sonsuz rahmetiyle muamele eder.

Bu ayet bize, imanın sadece dille söylenen bir söz olmadığını, aynı zamanda ahde vefanın ve Allah'ın koyduğu sınırlara riayetin bir gereği olduğunu öğretir. Mümin, sözünde duran, emanete riayet eden ve helal-haram ölçüsüne dikkat eden kimsedir. Bu ölçülere uyanlar, dünyada huzur ve güven içinde yaşar, ahirette de Rablerinin rızasına ve cennetine kavuşurlar. Unutmayalım ki Allah'ın helal kıldıkları bol ve geniştir; haram kıldıkları ise bizim iyiliğimiz içindir. O halde O'nun emirlerine sarılalım, yasaklarından kaçınalım ve ahdimize sadık kalanlardan olalım.

🎧 Dinle

📜 Ayet 1-3 — Mâide

1يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَوْفُوا بِالْعُقُودِ ۚ أُحِلَّتْ لَكُم بَهِيمَةُ الْأَنْعَامِ إِلَّا مَا يُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي الصَّيْدِ وَأَنتُمْ حُرُمٌ ۗ إِنَّ اللَّهَ يَحْكُمُ مَا يُرِيدُ
Ey İnananlar! Akidleri yerine getirin. İhramda iken avlanmayı helal görmeksizin, size bildirilecek olanlar dışında, hayvanlar helal kılındı; Allah dilediği hükmü verir.
2يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تُحِلُّوا شَعَائِرَ اللَّهِ وَلَا الشَّهْرَ الْحَرَامَ وَلَا الْهَدْيَ وَلَا الْقَلَائِدَ وَلَا آمِّينَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّن رَّبِّهِمْ وَرِضْوَانًا ۚ وَإِذَا حَلَلْتُمْ فَاصْطَادُوا ۚ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَآنُ قَوْمٍ أَن صَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ أَن تَعْتَدُوا ۘ وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوَىٰ ۖ وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ ۚ وَاتَّقُوا اللَّهَ ۖ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ
Ey İnananlar! Allah'ın nişanelerine, hürmet edilen aya, hediye olan kurbanlığa, gerdanlıklar takılan hayvanlara, Rab'lerinden bol nimet ve rıza talep ederek Beyt-i Haram'a gelenlere sakın hürmetsizlik etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan menettiği için bir topluluğa olan kininiz, aşırı gitmenize sebep olmasın; iyilikte ve fenalıktan sakınmakta yardımlaşın, günah işlemek ve aşırı gitmekte yardımlaşmayın. Allah'tan sakının, Allah'ın cezası şiddetlidir.
3حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنزِيرِ وَمَا أُهِلَّ لِغَيْرِ اللَّهِ بِهِ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّطِيحَةُ وَمَا أَكَلَ السَّبُعُ إِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَأَن تَسْتَقْسِمُوا بِالْأَزْلَامِ ۚ ذَٰلِكُمْ فِسْقٌ ۗ الْيَوْمَ يَئِسَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِن دِينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِ ۚ الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ الْإِسْلَامَ دِينًا ۚ فَمَنِ اضْطُرَّ فِي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِّإِثْمٍ ۙ فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kesilenler, -canları çıkmadan önce kesmemişseniz, boğulmuş, bir yerine vurularak öldürülmüş, düşüp yuvarlanmış, başka bir hayvan tarafından süsülmüş, yırtıcı hayvan tarafından yenmiş olanları- dikili taşlar üzerine boğazlananlar ile fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı; bunlar fasıklıktır. Bugün, inkar edenler sizi dininizden etmekten umutlarını kesmişlerdir, onlardan korkmayın, Benden korkun. Bugün, size dininizi bütünledim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslam'ı beğendim. Açlıktan darda kalan, günaha kaymaksızın yiyebilir. Doğrusu Allah Bağışlayan'dır, merhametli olandır.
MâideKuran Fihrist
120Ayet
MedeniRevelation
1Ayet

Meal — Mâide 1

Sure Mâide Ayet 1 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Ey İnananlar! Akidleri yerine getirin. İhramda iken avlanmayı helal görmeksizin,…

Sure Ayet 1/120 — Mâide المائدة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mâide Dinle, Mâide Meal, Mâide mp3, Mâide pdf. Ayet 1–3. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler