Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Mîsak: Sağlam, kesin ve bağlayıcı sözleşme, antlaşma.
- Nakîb: Kavmin işlerini üstlenen, topluluğun temsilcisi, gözcü ve kefil olan lider.
- A'zertümûhum: Onları yücelttiniz, saygı gösterdiniz, destekleyip yardım ettiniz.
- Kardan hasen: Güzel bir borç; Allah rızası için yapılan harcama, infak.
- Keffâre (yükeffiranne): Örtmek, silmek, günahları affetmek.
- Sevâüs-sebîl: Doğru ve dosdoğru yol.
Tefsir:
Allah Teâlâ, İsrâiloğulları'ndan kulluk sözleşmesini almış, onlardan yalnızca kendisine ibadet edeceklerine dair sağlam bir ahit almıştı. Bu ahdi pekiştirmek üzere de Hz. Mûsâ'ya, on iki kabilenin her birinden birer temsilci (nakîb) seçmesini emretmişti. Bu temsilciler, kavimlerinin Allah'a ve Resûlü'ne itaat edeceklerine dair kefil olmuşlardı.
Allah, İsrâiloğulları'na şöyle buyurmuştu: "Ben sizinle beraberim; sizi korur, size yardım ederim. Şu şartlarla ki: Namazı dosdoğru kılarsınız, zekâtı verirsiniz, gönderdiğim bütün peygamberlere iman eder, onlara saygı gösterir ve yardım edersiniz. Ayrıca mallarınızdan Allah rızası için güzel bir borç verir gibi infak edersiniz. İşte bu şartları yerine getirdiğiniz takdirde, günahlarınızı örter, affeder ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere koyarım."
Burada Rabbimiz, kullarına ne kadar merhametli olduğunu gösteriyor. Yapılan iyiliklerin karşılığını kat kat vereceğini, hataları ise affedeceğini müjdeliyor. Bu, Allah'ın rahmetinin genişliğinin bir nişanesidir.
Ancak bu ahitten sonra kim bu sözleşmeyi bozar, peygamberleri yalanlar ve Allah'ın emirlerinden yüz çevirirse, işte o kimse dosdoğru yoldan sapmış, doğru yolu bulma imkânını kaybetmiş demektir. Çünkü Allah'ın ipine sarılmak kurtuluşun tek yoludur; ondan ayrılan, helâke sürüklenir.
Bu ayet, biz Müslümanlara da önemli bir ders verir: Allah'ın emirlerine uyduğumuz, namazı kılıp zekâtı verdiğimiz, peygamberlere iman edip onların yolundan gittiğimiz ve Allah yolunda infak ettiğimiz sürece, Allah'ın yardımı ve koruması bizimle beraberdir. Günahlarımız affolur, bizi cennetine koyar. Rabbimizin bu vaadi, kullarına olan sevgisinin ve merhametinin en büyük delilidir. O halde bizler de bu büyük müjdeye sarılalım, Allah'ın emirlerine sımsıkı tutunalım ve O'nun rızasını kazanmaya çalışalım. Unutmayalım ki, Allah'a verilen söz, en büyük kurtuluş vesilesidir.
📜 Ayet 10-14 — Mâide Suresi
Meal — Mâide 12
Mâide Suresi Ayet 12 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : And olsun ki, Allah, İsrailoğullarından söz almıştı. Onlardan oniki reis…Sûre Ayet 12/120 — Mâide Suresi المائدة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mâide Suresi Dinle, Mâide Suresi Meal, Mâide Suresi mp3, Mâide Suresi pdf. Ayet 10–14. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










