Mâide · 11/120
Meal Okunuş — Mâide
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ هَمَّ قَوْمٌ أَن يَبْسُطُوا إِلَيْكُمْ أَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ أَيْدِيَهُمْ عَنكُمْ ۖ وَاتَّقُوا اللَّهَ ۚ وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ ۝١١
Yaa aiyuhal lazeena aamanuz kuroo ni`matallaahi `alaikum iz hamma qawmun ai yabsutooo ilaikum aidiyahm fakaffa aidiyahum `ankum wattaqullaah; wa`alal laahi fal yatawakalil mu`minoon
📖 Türkçe Anlam
Ey İnananlar! Allah'ın üzerinize olan nimetini anın: Hani bir topluluk size tecavüze kalkışmıştı da Allah onlara mani olmuştu. Allah'tan sakının, inananlar Allah'a güvensinler.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Hemme (هَمَّ): Kastetmek, niyetlenmek, azmetmek.
  • Yebsutû (يَبْسُطُوا): Uzatmak, el uzatmak, saldırmak.
  • Eydî (أَيْدِي): Eller (çoğul).
  • Keffe (كَفَّ): Engel oldu, geri çevirdi, tuttu, menetti.
  • Vettekullah (وَاتَّقُوا اللَّهَ): Allah’tan korkun, O’na karşı gelmekten sakının.
  • Tevekkül (تَوَكَّل): Güvenmek, dayanmak, işi Allah’a havale etmek.

Tefsir:

Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın ve dilinizle de bunu anın. O nimet ki, bir topluluk size ellerini uzatmayı, sizi öldürmeyi ve yok etmeyi kafasına koymuştu. İşte o kritik anda Allah, onların ellerini sizden çekti, kalplerine korku saldı ve sizi onların şerrinden korudu. Bu, Allah’ın size olan büyük bir lütfu ve korumasıdır. Tıpkı Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında yaşanan bazı olaylarda olduğu gibi; düşmanların planları boşa çıkarılmış, müminler kurtuluşa ermiştir.

Bu büyük nimete karşılık olarak Allah’a şükredin, O’na karşı gelmekten sakının, emirlerine sarılın ve yasaklarından kaçının. Unutmayın ki, sizi koruyan ve kollayan yalnızca Allah’tır. Bu sebeple, dünya ve ahiret işlerinizde yalnızca O’na güvenin, yalnızca O’na dayanın. Müminlerin vasfı, her işte Allah’a tevekkül etmektir. Çünkü O, kendisine güvenen kullarını asla yalnız bırakmaz; onlara yeter, onları korur ve onlara yardım eder.

Sevgili kardeşlerim! Bu ayet bize, zorluk anlarında Allah’ın yardımının ne kadar yakın olduğunu gösterir. Düşman ne kadar güçlü olursa olsun, Allah’ın koruması altındaki müminlere zarar veremez. Önemli olan, Allah’a olan imanımızı ve güvenimizi her an diri tutmamızdır. Geçmişte yaşanan bu olaylar, bizim için birer ibret ve ders niteliğindedir. Allah’ın nimetlerini hatırlamak, kalbimizi O’na bağlar ve bizi daha güçlü kılar. Öyleyse gelin, hep birlikte Allah’a tevekkül edelim ve O’na güvenelim. Çünkü gerçek güç ve zafer, ancak Allah’a dayananlarındır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 9-13 — Mâide

9وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ۙ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ عَظِيمٌ
Allah, inananlara ve yararlı işler işleyenlere mağfiret ve büyük ecir olduğunu vadetmiştir.
10وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا أُولَٰئِكَ أَصْحَابُ الْجَحِيمِ
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cehennemliklerdir.
11يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ هَمَّ قَوْمٌ أَن يَبْسُطُوا إِلَيْكُمْ أَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ أَيْدِيَهُمْ عَنكُمْ ۖ وَاتَّقُوا اللَّهَ ۚ وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ
Ey İnananlar! Allah'ın üzerinize olan nimetini anın: Hani bir topluluk size tecavüze kalkışmıştı da Allah onlara mani olmuştu. Allah'tan sakının, inananlar Allah'a güvensinler.
12۞ وَلَقَدْ أَخَذَ اللَّهُ مِيثَاقَ بَنِي إِسْرَائِيلَ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ اثْنَيْ عَشَرَ نَقِيبًا ۖ وَقَالَ اللَّهُ إِنِّي مَعَكُمْ ۖ لَئِنْ أَقَمْتُمُ الصَّلَاةَ وَآتَيْتُمُ الزَّكَاةَ وَآمَنتُم بِرُسُلِي وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَأَقْرَضْتُمُ اللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا لَّأُكَفِّرَنَّ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَلَأُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ ۚ فَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَٰلِكَ مِنكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَاءَ السَّبِيلِ
And olsun ki, Allah, İsrailoğullarından söz almıştı. Onlardan oniki reis seçtik. Allah: "Ben şüphesiz sizinleyim, namaz kılarsanız, zekat verirseniz, peygamberlerime inanır ve onlara yardım ederseniz, Allah uğrunda güzel bir takdimede bulunursanız, and olsun ki kötülüklerinizi örterim. And olsun ki, sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Bundan sonra sizden kim inkar ederse şüphesiz doğru yoldan sapmış olur" dedi.
13فَبِمَا نَقْضِهِم مِّيثَاقَهُمْ لَعَنَّاهُمْ وَجَعَلْنَا قُلُوبَهُمْ قَاسِيَةً ۖ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِ ۙ وَنَسُوا حَظًّا مِّمَّا ذُكِّرُوا بِهِ ۚ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلَىٰ خَائِنَةٍ مِّنْهُمْ إِلَّا قَلِيلًا مِّنْهُمْ ۖ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاصْفَحْ ۚ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ
Sözlerini bozdukları için onlara lanet ettik, kalblerini katılaştırdık. Onlar sözleri yerlerinden değiştirirler. Kendilerine belletilenin bir kısmını unuttular. İçlerinden pek azından başkasının daima hainliklerini görürsün, onları affet ve geç. Allah iyilik yapanları şüphesiz sever.
MâideKuran Fihrist
120Ayet
MedeniRevelation
11Ayet

Meal — Mâide 11

Sure Mâide Ayet 11 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Ey İnananlar! Allah'ın üzerinize olan nimetini anın: Hani bir topluluk…

Sure Ayet 11/120 — Mâide المائدة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mâide Dinle, Mâide Meal, Mâide mp3, Mâide pdf. Ayet 9–13. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler