Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
🌐 Additional reference in Azərbaycan
🌐 Azərbaycan
uzanmış kölgəliklərdə,
Sure Vâkıa
وَظِلٍّ مَّمۡدُودٍ ٣٠
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
📜
Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
Zıll (ظِلّ): Gölge.
Memdûd (مَمْدُود): Uzatılmış, sürekli kılınmış, kesintisiz ve sonu olmayan.
Tefsir:
Bu âyet, cennet ehlinin (ashâb-ı yemîn) nimetlerini anlatan bölümün bir parçasıdır. Onlar için hazırlanan nimetler arasında "uzatılmış, sürekli ve kesintisiz bir gölge" de vardır. Bu gölge, dünyadaki gölgeler gibi kısalıp uzamaz, kaybolup gitmez; aksine ebedîdir, hiç eksilmez ve asla sona ermez. Cennet ehli, bu gölgenin altında huzur ve güven içinde yaşar. Bu ifade, cennetin eşsiz konforunu ve oradaki hayatın her türlü sıkıntıdan uzak olduğunu vurgular. Dünyada gölge, güneşin hareketiyle değişir ve gece olunca kaybolur; fakat cennetteki gölge, ne güneşin ne de başka bir etkenin değiştirebileceği, ebedî bir rahmet tecellisidir.
Faydalar:
Bu âyet, müminlere cennetin vaat edilen nimetlerinin ne kadar büyük ve kalıcı olduğunu hatırlatır. Dünyadaki hiçbir konfor ve rahatlık, cennetteki bu sürekli gölge ile kıyaslanamaz.
Allah'ın rahmetinin sınırsız olduğunu ve kullarına dünyada hiç tatmadıkları bir huzuru cennette bahşedeceğini gösterir. Bu da müminin kalbine ümit ve sevinç verir.
Dünya hayatının geçici ve yorucu olduğunu, asıl kalıcı hayatın ahiret olduğunu hatırlatarak, insanı dünyaya bağlanmaktan ve geçici zevklerin peşinde koşmaktan alıkoyar; onu ebedî kurtuluşa yönlendirir.
🎧 Dinle
📜 Ayet 28-32 — Vâkıa
28فِي سِدْرٍ مَّخْضُودٍ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
29وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
30وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
31وَمَاءٍ مَّسْكُوبٍ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
32وَفَاكِهَةٍ كَثِيرَةٍ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Kuran Suresi sitesi, sevgili kitabı ve arındırılmış Sünnet'i hizmet etmek, Kuran ve Sünnet müfredatında şeriat bilimlerini kolaylaştırmak, bilginin öğrencilerine önem vermek ve şeriat bilimlerini kolaylaştırmak amacıyla mütevazı bir girişim olarak kurulmuştur ve bize desteğinizden memnunuz ve Yüce Allah'tan bizi şerefli bir şekilde kabul etmesini ve amellerimizi kabul etmesini diliyoruz. .