Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
🌐 Additional reference in Azərbaycan
🌐 Azərbaycan
daim axan sular kənarında,
Sure Vâkıa
وَمَآءٍ مَّسۡكُوبٍ ٣١
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
📜
Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
Mâun: Su
Meskûb: Dökülmüş, akıtılmış, kesintisiz akan
Tefsir:
Bu âyet, cennet ehlinin (ashâb-ı yemîn) nimetlerini anlatan bölümün devamıdır. Onlar için hazırlanan nimetler arasında "meskûb su" yani kesintisiz, hiç kesilmeyen, sürekli akan bir su bulunmaktadır. Bu su, cennetteki ırmaklar ve pınarlar hâlinde akar; dökülür ve asla kesilmez. Dünyadaki sular gibi biter, kurur veya kirlenmez. Cennet ehli bu sudan diledikleri gibi içer, diledikleri yere yönlendirirler; hiçbir yorgunluk ve zahmet çekmeden bu nimetten faydalanırlar. Bu ifade, cennetteki bolluğu, bereketi ve ebedî huzuru simgeler.
Faydalar:
Bu âyet, Allah'ın cennetteki nimetlerinin sınırsız ve kesintisiz olduğunu gösterir. Dünyadaki hiçbir nimet bu kadar mükemmel ve kalıcı değildir.
Cennetteki suyun "meskûb" yani akıcı ve sürekli olması, müminlere ebedî bir huzur ve ferahlık vaat eder. Bu, Allah'ın kullarına olan sonsuz merhametinin bir tecellisidir.
Bu âyet, müminleri dünyada geçici olan zevklere aldanmamaya, asıl ve kalıcı olan ahiret nimetlerine yönelmeye teşvik eder.
Cennet nimetlerinin bu şekilde tasvir edilmesi, insanın kalbinde Allah'a itaat etme ve O'nun rızasını kazanma arzusunu güçlendirir. Çünkü bu nimetler, iman ve salih amel karşılığında verilecektir.
🎧 Dinle
📜 Ayet 29-33 — Vâkıa
29وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
30وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
31وَمَاءٍ مَّسْكُوبٍ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
32وَفَاكِهَةٍ كَثِيرَةٍ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
33لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Kuran Suresi sitesi, sevgili kitabı ve arındırılmış Sünnet'i hizmet etmek, Kuran ve Sünnet müfredatında şeriat bilimlerini kolaylaştırmak, bilginin öğrencilerine önem vermek ve şeriat bilimlerini kolaylaştırmak amacıyla mütevazı bir girişim olarak kurulmuştur ve bize desteğinizden memnunuz ve Yüce Allah'tan bizi şerefli bir şekilde kabul etmesini ve amellerimizi kabul etmesini diliyoruz. .