Münâfikûn · 8/11
Meal Okunuş — Münâfikûn Suresi
يَقُولُونَ لَئِن رَّجَعْنَا إِلَى الْمَدِينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الْأَعَزُّ مِنْهَا الْأَذَلَّ ۚ وَلِلَّهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَٰكِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَا يَعْلَمُونَ ۝٨
Yaqooloona la`ir raja`naaa ilal madeenati la yukhrijanal a`azzu minhal azall; wa lillaahil `izzatu wa li Rasoolihee wa lilmu`mineena wa laakinnal munaafiqeena laa ya`lamoon
📖 Türkçe Anlam
"Eğer bu savaşdan Medine'ye dönersek, şerefli kimseler alçakları and olsun ki, oradan çıkaracaktır" diyorlardı. Oysa, şeref Allah'ın, Peygamberinin ve inananlarındır, ama ikiyüzlüler bu gerçeği bilmezler.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • el-Eazz: Daha güçlü, daha şerefli, daha üstün olan.
  • el-Ezel: Daha zayıf, daha aşağılık, daha hor görülen.
  • el-İzzet: Güç, şeref, üstünlük, galibiyet.

Tefsir:

Bu ayet, münafıkların ileri gelenlerinden Abdullah bin Übeyy bin Selul ve arkadaşlarının sözlerini haber vermektedir. Onlar, Seferberlikten dönerken şöyle diyorlardı: "Eğer Medine'ye dönersek, güçlü ve şerefli olanlar (yani bizler), zayıf ve aşağılık olanları (yani Resulullah ve ona iman edenleri) oradan mutlaka çıkaracaktır." Bu sözleriyle münafıklar, kendilerinin üstünlüğünü ve Müslümanların zayıflığını ilan etmek istiyorlardı. Ancak onların bu hesabı tamamen yanlıştı ve cehaletlerinin bir göstergesiydi.

Yüce Allah bu iddiaya kesin bir cevap veriyor: "Hâlbuki izzet (güç, şeref ve üstünlük) yalnızca Allah'a, O'nun Resulü'ne ve müminlere aittir." Yani gerçek güç ve şeref, ne münafıkların ne de kâfirlerin elindedir. Allah'ın izni olmadan hiç kimse ne kendini yüceltebilir ne de başkasını alçaltabilir. Allah, Resulü'nü ve müminleri her zaman yüceltir, onlara yardım eder ve düşmanlarını zelil kılar. Bu, Allah'ın vaadidir ve O'nun vaadi asla boşa çıkmaz.

Ancak münafıklar bu gerçeği bilmezler; çünkü onların kalpleri iman nurundan yoksundur. Eğer bilselerdi, bu küstahça ve cahilce sözleri söylemezlerdi. Onlar dünyevi güçlerine güveniyorlardı, ama unutuyorlardı ki asıl güç, iman ve Allah'ın rızasıdır. Tarih bunun şahididir: Allah, Resulü'nü ve müminleri yüceltmiş, münafıkların ve kâfirlerin planlarını boşa çıkarmıştır.

Bu ayet, bizlere önemli bir ders vermektedir: Güç ve şeref, ne malda ne makamda ne de çokluktadır. Gerçek izzet, Allah'a iman etmekte, O'nun Resulü'ne itaat etmekte ve müminlerle birlikte olmaktadır. Müminler, Allah'ın yardımına mazhar oldukları sürece, dünyada da ahirette de asla zelil olmayacaklardır. Bu sebeple her Müslüman, Allah'a ve Resulü'ne olan bağlılığını güçlendirmeli, müminlerle kardeşlik bağlarını sağlamlaştırmalı ve asla münafıkların bu tür boş sözlerine aldırış etmemelidir. Çünkü sonuçta galip gelecek olanlar, Allah'ın vaadine güvenen müminlerdir.



📜 Ayet 6-10 — Münâfikûn Suresi

6سَوَاءٌ عَلَيْهِمْ أَسْتَغْفَرْتَ لَهُمْ أَمْ لَمْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ لَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَهُمْ ۚ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِقِينَ
Onlar için, bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir; Allah onları bağışlamayacaktır. Doğrusu Allah, yoldan çıkmış milleti doğru yola eriştirmez.
7هُمُ الَّذِينَ يَقُولُونَ لَا تُنفِقُوا عَلَىٰ مَنْ عِندَ رَسُولِ اللَّهِ حَتَّىٰ يَنفَضُّوا ۗ وَلِلَّهِ خَزَائِنُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَلَٰكِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَا يَفْقَهُونَ
Bunlar: "Allah'ın Peygamberinin yanında bulunanlara bir şey vermeyin de dağılıp gitsinler" diyen kimselerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır, ama ikiyüzlüler bu gerçeği anlamazlar.
8يَقُولُونَ لَئِن رَّجَعْنَا إِلَى الْمَدِينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الْأَعَزُّ مِنْهَا الْأَذَلَّ ۚ وَلِلَّهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَٰكِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَا يَعْلَمُونَ
"Eğer bu savaşdan Medine'ye dönersek, şerefli kimseler alçakları and olsun ki, oradan çıkaracaktır" diyorlardı. Oysa, şeref Allah'ın, Peygamberinin ve inananlarındır, ama ikiyüzlüler bu gerçeği bilmezler.
9يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ أَمْوَالُكُمْ وَلَا أَوْلَادُكُمْ عَن ذِكْرِ اللَّهِ ۚ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ
Ey inananlar! Sizi, mallarınız ve çocuklarınız Allah'ı anmaktan alıkoymasın; böyle olanlar hüsrana uğrayanlardır.
10وَأَنفِقُوا مِن مَّا رَزَقْنَاكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِيَ أَحَدَكُمُ الْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَا أَخَّرْتَنِي إِلَىٰ أَجَلٍ قَرِيبٍ فَأَصَّدَّقَ وَأَكُن مِّنَ الصَّالِحِينَ
Birine ölüm gelip de: "Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar ertelesen de, sadaka versem, iyilerden olsam" diyeceği zaman gelmezden önce, size verdiğimiz rızıklardan sarfedin.
MünâfikûnKuran Fihrist
11Ayet
MedeniRevelation
8Ayet

Meal — Münâfikûn 8

Münâfikûn Suresi Ayet 8 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Eğer bu savaşdan Medine'ye dönersek, şerefli kimseler alçakları and olsun…

Sûre Ayet 8/11 — Münâfikûn Suresi المنافقون (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Münâfikûn Suresi Dinle, Münâfikûn Suresi Meal, Münâfikûn Suresi mp3, Münâfikûn Suresi pdf. Ayet 6–10. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Monday, September 7, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler