Tevbe · 6/129
Meal Okunuş — Tevbe
وَإِنْ أَحَدٌ مِّنَ الْمُشْرِكِينَ اسْتَجَارَكَ فَأَجِرْهُ حَتَّىٰ يَسْمَعَ كَلَامَ اللَّهِ ثُمَّ أَبْلِغْهُ مَأْمَنَهُ ۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَعْلَمُونَ ۝٦
Wa in ahadum minal mushrikeenas tajaaraka fa ajirhu hattaa yasma`a Kalaamal laahi summa ablighhu maa manah; zaalika bi annahum qawmul laa ya`lamoon
📖 Türkçe Anlam
Puta tapanlardan biri sana sığınırsa, onu güvene al; ta ki Allah'ın sözünü dinlesin. Sonra onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • İstecâre: Sığınma talebinde bulunmak, eman/güvence istemek.
  • Ecirhü: Ona eman ver, güvence sağla.
  • Mé'meneh: Kendini güvende hissedeceği yer, emin olduğu bölge.

Tefsir:

Bu âyet, İslam'ın merhamet ve adalet anlayışını en güzel şekilde ortaya koyan ilahi bir emirdir. Ey Resul! Savaşın ve mücadelenin en kızgın anında dahi olsa, hakkında öldürme emri verilmiş olan müşriklerden biri sana gelip eman dilerse, ona eman ver. Onu geri çevirme, korkutma. Çünkü o, belki de hakikati hiç duymamış, İslam'ın güzelliklerinden habersiz bir insandır.

Ona öyle bir güvence ver ki, rahatça senin meclisine gelsin, Kur'an'ı dinlesin, Allah'ın kelamının hikmetini, adaletini ve rahmetini bizzat işitsin. Bu, onun üzerindeki cehalet perdesini aralayacak en önemli vesiledir. Belki de o, bu ilahi kelamı duyduğunda kalbi yumuşayacak, aklı aydınlanacak ve hidayete erecektir. İşte bu yüzden ona bu fırsatı tanı.

Eğer bu ilahi kelamı dinledikten sonra iman etmez ve küfründe ısrar ederse, onu zorla alıkoyma, ona baskı yapma. Onu, kendini güvende hissedeceği, canının ve malının emniyette olduğu kendi yurduna, kavminin arasına kadar ulaştır. Çünkü eman verdin, söz verdin; Müslüman sözünde durur.

Bu emrin hikmeti şudur: Bu insanlar, İslam'ın hakikatini bilmeyen, cehalet içinde yüzen topluluklardır. Onların düşmanlıkları, çoğu zaman bilgisizliklerinden kaynaklanır. Eğer onlara doğruyu öğrenme imkânı tanınırsa, belki de bu cehaletleri sona erer ve hidayete ulaşırlar. İslam, asla körü körüne düşmanlık etmez; önce hakkı tebliğ eder, sonra hükmü uygular.

Bu âyet, bizlere İslam'ın bir savaş ve çatışma dini olmadığını, bilakis bir hidayet ve merhamet dini olduğunu öğretir. Düşmanına bile olsa, hakikati duyma fırsatı tanımak, eman vermek ve onu güvenle uğurlamak, bu dinin yüce ahlakındandır. Ne büyük bir rahmettir ki, Allah Teâlâ, kullarına hidayet kapısını sonuna kadar açık tutmuştur. Bizler de bu güzel ahlakı örnek almalı, insanlara İslam'ı anlatırken sabırlı, merhametli ve adil olmalıyız. Unutmayalım ki nice düşmanlar, bu güzel muamele sayesinde en sadık dostlara dönüşmüştür.

🎧 Dinle

📜 Ayet 4-8 — Tevbe

4إِلَّا الَّذِينَ عَاهَدتُّم مِّنَ الْمُشْرِكِينَ ثُمَّ لَمْ يَنقُصُوكُمْ شَيْئًا وَلَمْ يُظَاهِرُوا عَلَيْكُمْ أَحَدًا فَأَتِمُّوا إِلَيْهِمْ عَهْدَهُمْ إِلَىٰ مُدَّتِهِمْ ۚ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَّقِينَ
Yalnız, andlaşma hükümlerinde size karşı bir eksiklik yapmayan ve aleyhinizde kimseye yardım etmeyen müşriklerle yaptığınız andlaşmaya sonuna kadar riayet edin. Allah sakınanları sever.
5فَإِذَا انسَلَخَ الْأَشْهُرُ الْحُرُمُ فَاقْتُلُوا الْمُشْرِكِينَ حَيْثُ وَجَدتُّمُوهُمْ وَخُذُوهُمْ وَاحْصُرُوهُمْ وَاقْعُدُوا لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍ ۚ فَإِن تَابُوا وَأَقَامُوا الصَّلَاةَ وَآتَوُا الزَّكَاةَ فَخَلُّوا سَبِيلَهُمْ ۚ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Hürmetli aylar çıkınca, puta tapanları bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayıp hapsedin; her gözetleme yerinde onları bekleyin. Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse yollarını serbest bırakın. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder.
6وَإِنْ أَحَدٌ مِّنَ الْمُشْرِكِينَ اسْتَجَارَكَ فَأَجِرْهُ حَتَّىٰ يَسْمَعَ كَلَامَ اللَّهِ ثُمَّ أَبْلِغْهُ مَأْمَنَهُ ۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَعْلَمُونَ
Puta tapanlardan biri sana sığınırsa, onu güvene al; ta ki Allah'ın sözünü dinlesin. Sonra onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur.
7كَيْفَ يَكُونُ لِلْمُشْرِكِينَ عَهْدٌ عِندَ اللَّهِ وَعِندَ رَسُولِهِ إِلَّا الَّذِينَ عَاهَدتُّمْ عِندَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ ۖ فَمَا اسْتَقَامُوا لَكُمْ فَاسْتَقِيمُوا لَهُمْ ۚ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَّقِينَ
Mescidi Haram'ın yanında andlaştıklarınızın dışında, puta tapanların Allah katında ve Peygamberi önünde nasıl bir andlaşmaları olabilir. Size doğru davrandıkça siz de onlara doğru davranın. Allah, sözleşmelerini bozmaktan sakınanları sever.
8كَيْفَ وَإِن يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ لَا يَرْقُبُوا فِيكُمْ إِلًّا وَلَا ذِمَّةً ۚ يُرْضُونَكُم بِأَفْوَاهِهِمْ وَتَأْبَىٰ قُلُوبُهُمْ وَأَكْثَرُهُمْ فَاسِقُونَ
Nasıl olabilir ki, size üstün gelselerdi ne bir yakınlık, ne de bir ahd gözetirlerdi. Kalpleriyle istemezlerken sizi ağızlarıyla hoşnut etmeye uğraşırlar; çokları fasıktırlar.
TevbeKuran Fihrist
129Ayet
MedeniRevelation
6Ayet

Meal — Tevbe 6

Sure Tevbe Ayet 6 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Puta tapanlardan biri sana sığınırsa, onu güvene al; ta ki…

Sure Ayet 6/129 — Tevbe التوبة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tevbe Dinle, Tevbe Meal, Tevbe mp3, Tevbe pdf. Ayet 4–8. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler