Tevbe · 74/129
Meal Okunuş — Tevbe
يَحْلِفُونَ بِاللَّهِ مَا قَالُوا وَلَقَدْ قَالُوا كَلِمَةَ الْكُفْرِ وَكَفَرُوا بَعْدَ إِسْلَامِهِمْ وَهَمُّوا بِمَا لَمْ يَنَالُوا ۚ وَمَا نَقَمُوا إِلَّا أَنْ أَغْنَاهُمُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ مِن فَضْلِهِ ۚ فَإِن يَتُوبُوا يَكُ خَيْرًا لَّهُمْ ۖ وَإِن يَتَوَلَّوْا يُعَذِّبْهُمُ اللَّهُ عَذَابًا أَلِيمًا فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ ۚ وَمَا لَهُمْ فِي الْأَرْضِ مِن وَلِيٍّ وَلَا نَصِيرٍ ۝٧٤
Yahlifoona billaahi wa qaaloo wa laqad qaaloo kalimatal kufri wa kafaroo ba`da Islaamihim wa hammoo bimaa lam yanaaloo; wa maa naqamooo illaaa an aghnaa humullaahu wa Rasooluhoo min fadlih; fainy yatooboo yaku khairal lahum wa iny yatawal law yu`az zibhumullaahu `azaaban aleeman fiddunyaa wal Aakhirah; wamaa lahum fil ardi minw waliyyinw wa laa naseer
📖 Türkçe Anlam
And olsun ki, müslüman olduktan sonra inkar edip küfür sözünü söylemişler iken, söylemedik diye Allah'a yemin ettiler, başaramayacakları bir şeye giriştiler; Allah ve Peygamberi bol nimetinden onları zenginleştirdi ve öç almaya kalktılar. Eğer tevbe ederlerse iyiliklerine olur; şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünya ve ahirette can yakıcı azaba uğratır. Yeryüzünde bir dost ve yardımcıları yoktur.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Yahlifûne billâhi mâ kâlû: Allah'a yemin ederler ki (o sözü) söylemedik.
  • Kelimetü'l-küfr: Küfür sözü, imanı bozan söz.
  • Hemmû bimâ lem yenâlû: Ulaşamadıkları bir şeye (Peygamber'e suikast girişimine) niyetlendiler.
  • Mâ nekamû: Sadece şunu ayıpladılar, bundan başka bir kusur bulamadılar.
  • Eğnâhümullâhu ve rasûlühû: Allah ve Resulü onları zengin kıldı.
  • Yetevellev: Yüz çevirirlerse, imandan dönerlerse.
  • Veliyy: Koruyucu, dost.
  • Nasîr: Yardımcı.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîme, münafıkların ne kadar alçak ve hain bir karaktere sahip olduklarını gözler önüne seriyor. Onlar, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hakkında ileri geri konuştukları, hatta küfre düşen sözler sarf ettikleri halde, yakalandıklarında Allah adına yemin ederek "Biz öyle bir şey söylemedik" diyorlardı. Oysa yalan yere yemin ediyorlardı; çünkü o küfür sözünü gerçekten söylemişlerdi. İmanlarını ilan ettikten sonra bu sözleriyle küfre düşmüşlerdi. Dahası, Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) suikast yapmayı bile tasarlamışlar, fakat Allah onların bu kötü planlarını boşa çıkarmış, onlara bu fırsatı vermemişti.

Bu insanların Müslümanlara ve İslam'a karşı kinlerinin tek sebebi neydi? Onların ayıplayacak, kusur bulacak bir şey bulamadılar. Tek şikayetleri, Allah'ın lutfuyla Resulü vesilesiyle kendilerine verilen nimetlerdi! Evet, onlar Medine'ye gelmeden önce zorluk ve darlık içindeyken, Peygamberimiz (s.a.v.) sayesinde Allah onları zenginleştirmiş, ganimetlerle nimetlendirmişti. İşte onların şikayetçi oldukları tek şey, kendilerine yapılan bu iyilikti. Bu, ne kadar büyük bir nankörlüktür!

Ey müminler! Bu âyet bize gösteriyor ki, nifak ve kin, insanı öyle bir hale getirir ki, iyilik bile gözüne batar olur. Ancak Allah'ın rahmet kapısı her zaman açıktır. Cenâb-ı Hak buyuruyor ki: Eğer bu münafıklar yaptıklarına pişman olur, tevbe eder ve imanlarına dönerlerse, bu onlar için dünya ve ahirette hayırlı olur. Allah tevbeleri kabul edendir, merhameti sonsuzdur. Fakat eğer yüz çevirir, küfür ve nifakta ısrar ederlerse, onları dünyada zillet ve aşağılanma, ahirette ise yakıcı bir azap beklemektedir. O gün onları kurtaracak ne bir dostları ne de bir yardımcıları olacaktır.

Sevgili kardeşlerim! Bu âyetten alacağımız büyük dersler var: Münafıklık, imanın en büyük düşmanıdır. Dilimizle söylediğimiz sözlere dikkat etmeliyiz; zira bir söz, insanı küfre düşürebilir. Nankörlük, insanın kalbini karartır. Nimet verene karşı nankörlük etmek, insanı Allah'ın gazabına uğratır. Ancak tevbe kapısı her zaman açıktır; ne kadar büyük günah işlersek işleyelim, samimi bir tevbe ile Allah'a dönersek, O bizi bağışlar. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyelim!

🎧 Dinle

📜 Ayet 72-76 — Tevbe

72وَعَدَ اللَّهُ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً فِي جَنَّاتِ عَدْنٍ ۚ وَرِضْوَانٌ مِّنَ اللَّهِ أَكْبَرُ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler, Adn cennetlerinde hoş meskenler vadetmiştir. Allah'ın hoşnut olması en büyük şeydir. İşte büyük kurtuluş budur.
73يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِقِينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْ ۚ وَمَأْوَاهُمْ جَهَنَّمُ ۖ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
Ey Peygamber! İnkarcılarla, ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür.
74يَحْلِفُونَ بِاللَّهِ مَا قَالُوا وَلَقَدْ قَالُوا كَلِمَةَ الْكُفْرِ وَكَفَرُوا بَعْدَ إِسْلَامِهِمْ وَهَمُّوا بِمَا لَمْ يَنَالُوا ۚ وَمَا نَقَمُوا إِلَّا أَنْ أَغْنَاهُمُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ مِن فَضْلِهِ ۚ فَإِن يَتُوبُوا يَكُ خَيْرًا لَّهُمْ ۖ وَإِن يَتَوَلَّوْا يُعَذِّبْهُمُ اللَّهُ عَذَابًا أَلِيمًا فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ ۚ وَمَا لَهُمْ فِي الْأَرْضِ مِن وَلِيٍّ وَلَا نَصِيرٍ
And olsun ki, müslüman olduktan sonra inkar edip küfür sözünü söylemişler iken, söylemedik diye Allah'a yemin ettiler, başaramayacakları bir şeye giriştiler; Allah ve Peygamberi bol nimetinden onları zenginleştirdi ve öç almaya kalktılar. Eğer tevbe ederlerse iyiliklerine olur; şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünya ve ahirette can yakıcı azaba uğratır. Yeryüzünde bir dost ve yardımcıları yoktur.
75۞ وَمِنْهُم مَّنْ عَاهَدَ اللَّهَ لَئِنْ آتَانَا مِن فَضْلِهِ لَنَصَّدَّقَنَّ وَلَنَكُونَنَّ مِنَ الصَّالِحِينَ
Aralarında: "Allah bize bol nimetinden verecek olursa, and olsun ki sadaka vereceğiz ve iyilerden olacağız" diye O'na and verenler vardır.
76فَلَمَّا آتَاهُم مِّن فَضْلِهِ بَخِلُوا بِهِ وَتَوَلَّوا وَّهُم مُّعْرِضُونَ
Allah onlara bol nimetinden verince, cimrilik ettiler, yüz çevirdiler. Zaten dönektirler.
TevbeKuran Fihrist
129Ayet
MedeniRevelation
74Ayet

Meal — Tevbe 74

Sure Tevbe Ayet 74 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : And olsun ki, müslüman olduktan sonra inkar edip küfür sözünü…

Sure Ayet 74/129 — Tevbe التوبة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tevbe Dinle, Tevbe Meal, Tevbe mp3, Tevbe pdf. Ayet 72–76. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler