Kur'an-ı Kerim'de Rububiyet Tevhidi ile ilgili ayetler


✅ Kur'an-ı Kerim Konuları
(21) Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz ki, O'na karşı gelmekten korunmuş olabilesiniz.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 21  - Cüz: 1 - Sayfa: 4
(51) "Benden önce gelen Tevrat'ı tasdik etmekle beraber size yasak edilenlerin bir kısmını helal kılmak üzere, Rabbinizden size bir ayet getirdim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin; çünkü Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin, bu doğru yoldur".
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 51  - Cüz: 3 - Sayfa: 56
(1) Ey İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getiren Rabb'inize hürmetsizlikten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'ın ve akrabanın haklarına riayetsizliktende sakının. Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 1  - Cüz: 4 - Sayfa: 77
(117) Allah, "Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara Beni ve annemi Allah'tan başka iki tanrı olarak benimseyin dedin?" demişti de, "Haşa, hak olmayan sözü söylemek bana yaraşmaz; eğer söylemişsem, şüphesiz Sen onu bilirsin; Sen, benim içimde olanı bilirsin; ben Senin içinde olanı bilmem; doğrusu görülmeyeni bilen ancak Sensin" demişti, "Ben onlara sadece 'Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin' diye bana emrettiğini söyledim. Aralarında bulunduğum müddetce onlar hakkında şahiddim, beni aralarından aldığında onları Sen gözlüyordun. Sen her şeye şahidsin."
Sure: Al-Mā’idah - Ayet: 117  - Cüz: 7 - Sayfa: 127
(71) De ki: "Arkadaşları bize gel diye doğru yola çağırırken, şeytanların yeryüzünde şaşırttıkları bir kimse gibi geriye mi dönelim. Allah bizi doğru yola eriştirdikten sonra, bize faydası olmayan, zarar da veremeyen Allah'tan başka şeylere mi yalvaralım?" De ki, "Doğru yol ancak Allah'ın yoludur. Alemlerin Rabbine teslim olarak namaz kılın, Allah'tan sakının diye emrolunduk." Kendisine toplanacağınız O'dur.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 71  - Cüz: 7 - Sayfa: 136
(80) Milleti onunla tartışmaya girişti. "Beni doğru yola eriştirmişken, Allah hakkında benimle mi tartışıyorsunuz? O'na ortak koştuklarınızdan korkmuyorum, meğer ki Rabbim bir şeyi dilemiş ola. Rabbim ilimce her şeyi kuşatmıştır; hala öğüt kabul etmez misiniz?" dedi.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 80  - Cüz: 7 - Sayfa: 137
(83) Bu, İbrahim'e, milletine karşı verdiğimiz hüccetimizdir. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Doğrusu Rabbin Hakim'dir, Bilen'dir.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 83  - Cüz: 7 - Sayfa: 138
(102) İşte Rabbiniz, Allah budur. O'ndan başka tanrı yoktur, her şeyin yaratanıdır. Öyleyse O'na kulluk edin; O her şeye de vekildir.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 102  - Cüz: 7 - Sayfa: 141
(106) Rabbin'den sana vahyolunana uy, O'ndan başka tanrı yoktur, puta tapanlardan yüz çevir.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 106  - Cüz: 7 - Sayfa: 141
(147) Seni yalanlarlarsa, "Rabbinizin rahmeti geniştir; O'nun azabı suçlu milletten geri çevrilemez" de.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 147  - Cüz: 8 - Sayfa: 148
(162) De ki: "Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, alemlerin Rabbi Allah içindir.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 162  - Cüz: 8 - Sayfa: 150
(44) Cennetlikler, cehennemliklere: "Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, Rabbinizin size de vadettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler, "Evet" derler. Aralarında bir münadi, "Allah'ın laneti Allah yolundan alıkoyan, o yolun eğriliğini isteyen ve ahireti inkar eden zalimleredir" diye seslenir.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 44  - Cüz: 8 - Sayfa: 156
(121) Sihirbazlar secdeye kapanıp, "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.
(122) Sihirbazlar secdeye kapanıp, "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 121-122 - Cüz: 9 - Sayfa: 165
(171) Tur dağını, gölgelik gibi onların üzerlerine yükseltmiştik, onlar tepelerine düşeceğini sanmışlardı. Onlara: "Size verdiğimiz Kitap'a sıkıca sarılın, içinde olanı düşünün ki sakınanlardan olasınız" demiştik.
(172) Rabbin, insanoğlunun sulbünden soyunu alıp devam ettirmiş, onlara: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim" demiş ve buna kendilerini şahit tutmuştu. Onlar da: "Evet şahidiz" demişlerdi. Bu, kıyamet günü, "Bizim bundan haberimiz yoktu" dersiniz veya "Daha önce babalarımız Allah'a ortak koşmuşlardı, biz de onlardan sonra gelen bir soyuz, bizi, boşa çalışanların yaptıklarından ötürü yok eder misin?" dersiniz diyedir.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 171-172 - Cüz: 9 - Sayfa: 173
(129) Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Allah bana yeter; O'ndan başka tanrı yoktur, yalnız O'na güveniyorum; O büyük arşın Rabbidir."
Sure: At-Taubah - Ayet: 129  - Cüz: 11 - Sayfa: 207
(32) İşte gerçek Rabbiniz Allah budur. Gerçeğin dışında sadece sapıklık vardır. Öyleyse nasıl olup da döndürülüyorsunuz?
Sure: Yūnus - Ayet: 32  - Cüz: 11 - Sayfa: 212
(40) Aralarında ona inanan ve inanmayan vardır. Rabbin, bozguncuları daha iyi bilir.
Sure: Yūnus - Ayet: 40  - Cüz: 11 - Sayfa: 213
(56) Bir kısım tanrılarımız seni çarpmıştır, demekten başka birşey demeyiz" dediler. Hud: "Doğrusu ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O'nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun sonra da ertelemeyin. Ben, ancak benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenirim. Hiçbir canlı yoktur ki Allah ona el koymamış bulunsun. Rabbim elbette doğru yoldadır. Eğer yüz çevirirseniz, şüphesiz ben size benimle gönderileni bildirdim. Rabbim sizden başka bir milleti yerinize getirebilir, O'na bir şey de yapamazsınız. Doğrusu Rabbim herşeyi koruyandır" dedi.
(57) Bir kısım tanrılarımız seni çarpmıştır, demekten başka birşey demeyiz" dediler. Hud: "Doğrusu ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O'nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun sonra da ertelemeyin. Ben, ancak benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenirim. Hiçbir canlı yoktur ki Allah ona el koymamış bulunsun. Rabbim elbette doğru yoldadır. Eğer yüz çevirirseniz, şüphesiz ben size benimle gönderileni bildirdim. Rabbim sizden başka bir milleti yerinize getirebilir, O'na bir şey de yapamazsınız. Doğrusu Rabbim herşeyi koruyandır" dedi.
Sure: Hūd - Ayet: 56-57 - Cüz: 12 - Sayfa: 228
(61) Semud milletine kardeşleri Salih'i gönderdik. "Ey milletim! Allah'a kulluk edin; O'ndan başka tanrınız yoktur; sizi yeryüzünde yaratıp orayı imar etmenizi dileyen O'dur. Öyleyse O'ndan mağfiret dileyin, sonra da O'na tevbe edin. Doğrusu Rabbim size yakın ve duaları kabul edendir" dedi.
Sure: Hūd - Ayet: 61  - Cüz: 12 - Sayfa: 228
(90) "Rabbinizden mağfiret dileyin; O'na tevbe edin; doğrusu Rabbim merhamet eder ve çok sever."
Sure: Hūd - Ayet: 90  - Cüz: 12 - Sayfa: 232
(107) Rabbinin dilemesi bir yana, gökler ve yer durdukça, orada temelli kalacaklardır. Rabbin, şüphesiz, her istediğini yapar.
Sure: Hūd - Ayet: 107  - Cüz: 12 - Sayfa: 233
(39) "Ey mahpus arkadaşlarım! Ayrı ayrı bir sürü uydurma rabler mi daha iyidir, yoksa her şeyden üstün tek Allah mı?"
Sure: Yūsuf - Ayet: 39  - Cüz: 12 - Sayfa: 240
(53) "Ben nefsimi temize çıkarmam; çünkü nefs, Rabbimin merhameti olmadıkça, kötülüğü emreder. Doğrusu Rabbim bağışlayandır, merhamet edendir."
Sure: Yūsuf - Ayet: 53  - Cüz: 13 - Sayfa: 242
(100) Ana babasını tahtın üzerine oturttu, hepsi onun önünde (Allah'a secde edip) eğildiler. O zaman Yusuf: "Babacığım! İşte bu, vaktiyle gördüğüm rüyanın çıkışıdır; Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni hapisten çıkaran, sizi çölden getiren Rabbim bana pek çok iyilikte bulundu. Doğrusu Rabbim dilediğine lütufkardır, O şüphesiz bilendir, Hakim'dir" dedi.
Sure: Yūsuf - Ayet: 100  - Cüz: 13 - Sayfa: 247
(6) Puta tapanlar senden, iyilikten önce kötülük isterler, oysa onlardan önce nice ibret alınacak cezalar verilmiştir. Doğrusu Rabbinin, insanların zulümlerine rağmen onlara mağfireti vardır. Rabbinin cezalandırması çetindir.
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 6  - Cüz: 13 - Sayfa: 250
(30) Sana vahyettiğimizi okuman için, seni de onlardan önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete gönderdik; o ümmet merhametli olan Allah'ı inkar eder; de ki: "O benim Rabbim'dir, O'ndan başka Tanrı yoktur, yalnız O'na güvenirim, dönüşüm de O'nadır."
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 30  - Cüz: 13 - Sayfa: 253
(39) "Kocamışken, bana İsmail ve İshak'ı veren Allah'a hamdolsun. Doğrusu Rabbim duaları işitendir."
Sure: Ibrāhīm - Ayet: 39  - Cüz: 13 - Sayfa: 260
(25) Doğrusu Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O Hakim'dir, Herşeyi Bilen'dir.
Sure: Al-Ḥijr - Ayet: 25  - Cüz: 14 - Sayfa: 263
(86) Doğrusu yaratan ve bilen ancak Rabbindir.
Sure: Al-Ḥijr - Ayet: 86  - Cüz: 14 - Sayfa: 266
(7) Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere, yüklerinizi taşırlar. Doğrusu Rabbiniz şefkatlidir, merhametlidir.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 7  - Cüz: 14 - Sayfa: 268
(47) Veya hareket halindelerken -ki Allah'ı aciz bırakamazlar- ya da yok olmak endişesindeyken onlara azabın gelmesinden güvende midirler? Doğrusu Rabbin şefkatlidir, merhametlidir.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 47  - Cüz: 14 - Sayfa: 272
(23) Rabbin, yalnız Kendisine tapmanızı ve ana babaya iyilik etmeyi buyurmuştur. Eğer ikisinden biri veya her ikisi, senin yanında iken ihtiyarlayacak olursa, onlara karşı "Öf" bile demeyesin, onları azarlamayasın. İkisine de hep tatlı söz söyleyesin.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 23  - Cüz: 15 - Sayfa: 284
(25) İçinizde olanı en iyi Rabbiniz bilir. İyi kimselerseniz bilin ki O şüphesiz, Kendine baş vuranları bağışlar.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 25  - Cüz: 15 - Sayfa: 284
(30) Doğrusu senin Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. O kullarını gören ve haberdar olandır.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 30  - Cüz: 15 - Sayfa: 285
(65) Doğrusu Benim mümin kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin olamaz. Rabbin vekil olarak yeter."
(66) Rabbiniz, bol nimetinden elde edesiniz diye, denizde gemileri sizin için yüzdürür. O, size merhamet eder.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 65-66 - Cüz: 15 - Sayfa: 288
(84) De ki: "Herkes yaradılışına göre davranır. Rabbiniz kimin en doğru yolda olduğunu bilir."
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 84  - Cüz: 15 - Sayfa: 290
(108) De ki: "Kuran'a ister inanın, isten inanmayın, O'ndan önceki bilginlere o okunduğu zaman, yüzleri üzerine secdeye varırlar" ve "Rabbimiz münezzehtir. Rabbimiz'in sözü şüphesiz yerine gelecektir" derler.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 108  - Cüz: 15 - Sayfa: 293
(14) Onların olayını sana Biz gerçek olarak anlatıyoruz: Onlar Rablerine inanmış birkaç gençti. Onların hidayetlerini artırmış ve kalblerini pekiştirmiştik. Durup, şöyle demişlerdi: "Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir, O'nu bırakıp başka bir tanrıya yalvarmayız, yoksa and olsun ki, batıl söz söylemiş oluruz. Şu bizim milletimiz, Allah'ı bırakıp O'ndan başka tanrılar edindiler. Onların gerçek olduğuna apaçık delil getirmeleri gerekmez mi? Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir?"
Sure: Al-Kahf - Ayet: 14  - Cüz: 15 - Sayfa: 294
(48) Dizi dizi Rabbine sunulduklarında onlara: "And olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi Bize geldiniz. Sizi bir yere toplamak için söz vermediğimizi iddia etmiştiniz değil mi?" denir.
Sure: Al-Kahf - Ayet: 48  - Cüz: 15 - Sayfa: 299
(58) Bununla beraber, Rabbin mağfiret ve merhamet sahibidir. Eğer onları, yaptıklarından dolayı hemen hesaba çekmek isteseydi, azaba uğratmakta acele ederdi. Ama onların bir vadesi vardır. Ondan kaçıp sığınacak yer bulamazlar.
Sure: Al-Kahf - Ayet: 58  - Cüz: 15 - Sayfa: 300
(36) "Doğrusu Allah benim de sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin, bu doğru yoldur."
Sure: Maryam - Ayet: 36  - Cüz: 16 - Sayfa: 307
(65) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. Öyleyse Ona ibadette sabırlı ol. Hiç O'na benzeyen bir şey bilir misin?
Sure: Maryam - Ayet: 65  - Cüz: 16 - Sayfa: 310
(70) Sonunda sihirbazlar: "Biz Musa ve Harun'un Rabbine inandık" deyip secdeye kapandılar.
Sure: Ṭā-Hā - Ayet: 70  - Cüz: 16 - Sayfa: 316
(4) Peygamber: "Benim Rabbim gökte ve yerde söyleneni bilir. O, işitendir, bilendir" dedi.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 4  - Cüz: 17 - Sayfa: 322
(22) Eğer yerle gökte Allah'tan başka tanrılar olsaydı, ikisi de bozulurdu. Arşın Rabbi olan Allah, onların vasıflandırdıklarından münezzehtir.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 22  - Cüz: 17 - Sayfa: 323
(56) O şöyle dedi: "Hayır; Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbidir ki onları O yaratmıştır. Ben de buna şahidlik edenlerdenim."
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 56  - Cüz: 17 - Sayfa: 326
(92) Doğrusu tevhid dini olan Müslümanlık, bir tek din olarak sizin dininizdir ve Ben de Rabbinizim, artık Bana kulluk edin.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 92  - Cüz: 17 - Sayfa: 330
(52) Şüphesiz bu Müslümanlık, bir tek din olarak sizin dininizdir ve Ben de Rabbinizim; öyleyse Benden sakının.
Sure: Al-Mu’minūn - Ayet: 52  - Cüz: 18 - Sayfa: 345
(86) "Yedi göğün de Rabbi, yüce arşın da Rabbi kimdir?" de.
Sure: Al-Mu’minūn - Ayet: 86  - Cüz: 18 - Sayfa: 347
(116) Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. O'ndan başka tanrı yoktur. O, yüce arşın Rabbidir.
Sure: Al-Mu’minūn - Ayet: 116  - Cüz: 18 - Sayfa: 349
(31) Her peygamber için, böylece suçlulardan bir düşman ortaya koyarız. Doğruyu gösterici ve yardımcı olarak, Rabbin yeter.
Sure: Al-Furqān - Ayet: 31  - Cüz: 19 - Sayfa: 362
(45) Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu durdururdu. Sonra Biz güneşi, ona delil kılıp yavaş yavaş kendimize çekmişizdir.
Sure: Al-Furqān - Ayet: 45  - Cüz: 19 - Sayfa: 364
(54) İnsanı sudan yaratarak, ona soy sop veren O'dur. Rabbin herşeye Kadir'dir.
Sure: Al-Furqān - Ayet: 54  - Cüz: 19 - Sayfa: 364
(9) Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 9  - Cüz: 19 - Sayfa: 367
(24) Musa: "Kesin olarak inanacaksanız, bilin ki O göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir" dedi.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 24  - Cüz: 19 - Sayfa: 368
(26) "O sizin de Rabbiniz, önce geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 26  - Cüz: 19 - Sayfa: 368
(28) Musa: "Eğer akledebilen kimselerseniz bilin ki O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir" dedi.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 28  - Cüz: 19 - Sayfa: 368
(47) Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.
(48) Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 47-48 - Cüz: 19 - Sayfa: 369
(68) Doğrusu Rabbin, güçlü olandır, merhamet edendir.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 68  - Cüz: 19 - Sayfa: 370
(104) Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 104  - Cüz: 19 - Sayfa: 371
(122) Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 122  - Cüz: 19 - Sayfa: 372
(140) Doğrusu Rabbin güçlüdür, merhametlidir.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 140  - Cüz: 19 - Sayfa: 373
(159) Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 159  - Cüz: 19 - Sayfa: 373
(175) Doğrusu Rabbin güçlüdür, merhametlidir.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 175  - Cüz: 19 - Sayfa: 374
(191) Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 191  - Cüz: 19 - Sayfa: 375
(26) Çok geçmeden Hüdhüd gelip Süleyman'a: "Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sana Sebe'den doğru bir haber getirdim. Ora halkına hükmeden, herşeyden kendisine bolca verilen ve büyük bir tahta sahip olan bir kadın buldum; onun ve milletinin Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Göklerde ve yerde gizli olanları ortaya koyan, gizlediğiniz ve açıkladığınız şeyleri bilen Allah'a secde etmemeleri için şeytan, kendilerine, yaptıklarını güzel göstermiş, onları doğru yoldan alıkoymuştur. Bunun için, doğru yolu bulamazlar. O çok büyük arşın sahibi olan Allah'tan başka tanrı yoktur" dedi.
Sure: An-Naml - Ayet: 26  - Cüz: 19 - Sayfa: 379
(73) Doğrusu Rabbin, insanlara karşı lütuf sahibidir. Fakat onların çoğu şükretmezler.
(74) Şüphesiz Rabbin onların gönüllerinin gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
Sure: An-Naml - Ayet: 73-74 - Cüz: 20 - Sayfa: 383
(78) Rabbin şüphesiz, aralarında, kendi hükmünü verecektir. O güçlüdür, bilendir.
Sure: An-Naml - Ayet: 78  - Cüz: 20 - Sayfa: 384
(91) De ki: "Ben, yalnız her şeyin sahibi olan ve bu kutlu kılınmış şehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Müslümanlardan olmakla ve Kuran okumakla emrolundum." Kim doğru yolu bulmuşsa, yalnız kendisi için bulmuş olur, kim sapıtmışsa kendine etmiş olur. De ki: "Ben sadece, uyaranlardan biriyim."
Sure: An-Naml - Ayet: 91  - Cüz: 20 - Sayfa: 385
(93) De ki: "Hamd Allah'a mahsustur. O, ayetlerini size gösterecek, siz de onları bileceksiniz." Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Sure: An-Naml - Ayet: 93  - Cüz: 20 - Sayfa: 385
(37) Musa: "Rabbim, katından bir doğruluk rehberini kimin getirdiğini, dünyanın sonunun kimin olacağını daha iyi bilir. Doğrusu zalimler başarıya erişemezler" dedi.
Sure: Al-Qaṣaṣ - Ayet: 37  - Cüz: 20 - Sayfa: 390
(68) Rabbin dilediğini yaratır ve seçer; onlar için seçim hakkı yoktur. Allah onların koştukları ortaklardan münezzehtir, yücedir.
(69) Rabbin gönüllerinin gizlediklerini ve açığa vurduklarını bilir.
Sure: Al-Qaṣaṣ - Ayet: 68-69 - Cüz: 20 - Sayfa: 393
(85) Kuran'a uymayı sana farz kılan Allah, seni döneceğin yere döndürecektir. De ki: "Rabbim kimin doğrulukla geldiğini, kimin apaçık sapıklıkta bulunduğunu en iyi bilendir."
Sure: Al-Qaṣaṣ - Ayet: 85  - Cüz: 20 - Sayfa: 396
(34) Elçilerimiz Lut'a gelince, onun fenasına gitti; çok sıkıldı. Ona, "Korkma ve üzülme, doğrusu biz seni ve geride kalacaklardan olan karının dışında, aileni kurtaracağız. Bu kent halkına yaptıkları yolsuzluklardan ötürü gökten, elbette bir azap indireceğiz" dediler.
Sure: Al-‘Ankabūt - Ayet: 34  - Cüz: 20 - Sayfa: 400
(36) Medyen halkına kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. O, "Ey milletim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe umut besleyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın" dedi.
Sure: Al-‘Ankabūt - Ayet: 36  - Cüz: 20 - Sayfa: 400
(39) Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da yok ettik. And olsun ki Musa kendilerine belgelerle gelmişti de onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysa azabımızdan kurtulamazlardı.
Sure: Al-‘Ankabūt - Ayet: 39  - Cüz: 20 - Sayfa: 401
(48) Sen daha önce bir kitabtan okumuş ve elinle de onu yazmış değildin. Öyle olsaydı, batıl söze uyanlar şüpheye düşerlerdi.
Sure: Al-‘Ankabūt - Ayet: 48  - Cüz: 21 - Sayfa: 402
(25) Muhakkak ki Rabbin ayrılığa düştükleri şeylerde kıyamet günü aralarında hükmedecektir.
Sure: As-Sajdah - Ayet: 25  - Cüz: 21 - Sayfa: 417
(21) Oysa İblis'in onlar üzerinde bir nüfuzu yoktu; ama Biz ahirete inanan kimselerle ondan şüphede olanları, işte böylece ortaya koyarız. Rabbin her şeyi gözetip koruyandır.
Sure: Saba’ - Ayet: 21  - Cüz: 22 - Sayfa: 430
(13) Allah, geceyi gündüze katar, gündüzü geceye katar; belirli bir süre içinde hareket eden güneş ve ayı buyruk altına almıştır. İşte bu, Rabbiniz olan Allah'tır, hükümranlık O'nundur. O'nu bırakıp taptıklarınız, bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir.
Sure: Fāṭir - Ayet: 13  - Cüz: 22 - Sayfa: 436
(5) Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 5  - Cüz: 23 - Sayfa: 446
(126) Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 126  - Cüz: 23 - Sayfa: 450
(180) Senin güçlü olan Rabbin, onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 180  - Cüz: 23 - Sayfa: 452
(16) Onlar ise "Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver" derler.
Sure: Ṣād - Ayet: 16  - Cüz: 23 - Sayfa: 453
(66) "Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi, güçlüdür, çok bağışlayandır."
Sure: Ṣād - Ayet: 66  - Cüz: 23 - Sayfa: 457
(6) Sizi bir tek nefisten yaratmış, sonra ondan eşini varetmiştir; sizin için hayvanlardan sekiz çift meydana getirmiştir; sizi annelerinizin karınlarında üç türlü karanlık içinde, yaratılıştan yaratılışa geçirerek yaratmıştır; işte bu Rabbiniz olan Allah'tır. Hükümranlık O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl olur da O'nu bırakıp başkasına yönelirsiniz?
Sure: Az-Zumar - Ayet: 6  - Cüz: 23 - Sayfa: 459
(69) Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanır, kitap açılır, peygamberler ve şahidler getirilir ve onlara haksızlık yapılmadan, aralarında adaletle hüküm verilir.
Sure: Az-Zumar - Ayet: 69  - Cüz: 24 - Sayfa: 466
(62) İşte herşeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah budur. O'ndan başka tanrı yoktur. Nasıl aldatılıp döndürülürsünüz?
Sure: Ghāfir - Ayet: 62  - Cüz: 24 - Sayfa: 474
(66) De ki: "Sizin, Allah'ı bırakıp da kulluk ettiklerinize kulluk etmek bana yasak kılınmıştır. Zira bana Rabbimden belgeler gelmiştir. Ben, kendimi Alemlerin Rabbine vermekle emrolundum."
Sure: Ghāfir - Ayet: 66  - Cüz: 24 - Sayfa: 474
(43) Senin için söylenenler, senden önceki peygamberler için de söylenmişti. Doğrusu Rabbin hem bağışlayan ve hem de can yakıcı azap verendir.
Sure: Fuṣṣilat - Ayet: 43  - Cüz: 24 - Sayfa: 481
(46) Kim yararlı iş işlerse kendi lehinedir; kim de kötülük işlerse kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara karşı zalim değildir.
Sure: Fuṣṣilat - Ayet: 46  - Cüz: 24 - Sayfa: 481
(53) Onun hak olduğu meydana çıkıncaya kadar varlığımızın belgelerini onlara hem dış dünyada ve hem de kendi içlerinde göstereceğiz. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?
Sure: Fuṣṣilat - Ayet: 53  - Cüz: 25 - Sayfa: 482
(10) Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek, Allah'a aittir; "İşte bu Allah, benim Rabbimdir. O'na güvenirim ve O'na yönelirim." (demek gerekir)
Sure: Ash-Shūra - Ayet: 10  - Cüz: 25 - Sayfa: 483
(64) "Doğrusu Allah benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir, artık O'na kulluk edin, bu, doğru yoldur."
Sure: Az-Zukhruf - Ayet: 64  - Cüz: 25 - Sayfa: 494
(82) Göklerin ve yerin Rabbi, Arşın Rabbi onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
Sure: Az-Zukhruf - Ayet: 82  - Cüz: 25 - Sayfa: 495
(7) Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.
(8) O'ndan başka tanrı yoktur; diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbiniz önceki atalarınızın da Rabbidir.
Sure: Ad-Dukhān - Ayet: 7-8 - Cüz: 25 - Sayfa: 496
(17) Din konusunda, onlara belgeler verdik; ancak, kendilerine ilim geldikten sonra birbirini çekememezlikten ayrılığa düştüler. Rabbin kıyamet günü, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında şüphesiz aralarında hükmedecektir.
Sure: Al-Jāthiyah - Ayet: 17  - Cüz: 25 - Sayfa: 500
(36) Övülmek, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve alemlerin Rabbi olan Allah içindir.
Sure: Al-Jāthiyah - Ayet: 36  - Cüz: 25 - Sayfa: 502
(30) Bu onların ulaştıkları bilginin seviyesini gösterir. Doğrusu Rabbin yolundan sapmış olanı pek iyi bilir, doğru yolda olanı da çok iyi bilir.
Sure: An-Najm - Ayet: 30  - Cüz: 27 - Sayfa: 527
(32) Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah'ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir.
Sure: An-Najm - Ayet: 32  - Cüz: 27 - Sayfa: 527
(42) Doğrusu son varış Rabbinedir.
Sure: An-Najm - Ayet: 42  - Cüz: 27 - Sayfa: 527
(17) O, iki doğunun Rabbidir, iki batının Rabbidir.
(18) Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Sure: Ar-Raḥmān - Ayet: 17-18 - Cüz: 27 - Sayfa: 531
(27) Ancak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bakidir.
Sure: Ar-Raḥmān - Ayet: 27  - Cüz: 27 - Sayfa: 532
(78) Büyük ve pek cömert olan Rabbinin adı ne yücedir!
Sure: Ar-Raḥmān - Ayet: 78  - Cüz: 27 - Sayfa: 534
(7) Doğrusu senin Rabbin, yolundan sapıtanları çok iyi bilir; O, doğru yolda olanları da çok iyi bilir.
Sure: Al-Qalam - Ayet: 7  - Cüz: 29 - Sayfa: 564
(40) Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe Bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez.
Sure: Al-Ma‘ārij - Ayet: 40  - Cüz: 29 - Sayfa: 569
(9) O, doğunun ve batının Rabbidir; O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyse O'nu vekil tut.
Sure: Al-Muzzammil - Ayet: 9  - Cüz: 29 - Sayfa: 574
(3) Rabbini yücelt.
Sure: Al-Muddaththir - Ayet: 3  - Cüz: 29 - Sayfa: 575
(12) O gün, sen, Rabbinin huzuruna varıp durursun.
Sure: Al-Qiyāmah - Ayet: 12  - Cüz: 29 - Sayfa: 577
(30) O gün sevk Rabbin huzurunadır.
Sure: Al-Qiyāmah - Ayet: 30  - Cüz: 29 - Sayfa: 578
(37) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah'tır.
Sure: An-Naba’ - Ayet: 37  - Cüz: 30 - Sayfa: 583
(12) Doğrusu Rabbinin yakalaması amansızdır.
Sure: Al-Burūj - Ayet: 12  - Cüz: 30 - Sayfa: 590
(14) Doğrusu Rabbin hep gözetlemektedir.
Sure: Al-Fajr - Ayet: 14  - Cüz: 30 - Sayfa: 593
(3) Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
Sure: Al-‘Alaq - Ayet: 3  - Cüz: 30 - Sayfa: 597
(8) Dönüş şüphesiz Rabbinedir.
Sure: Al-‘Alaq - Ayet: 8  - Cüz: 30 - Sayfa: 597
(2) Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes.
Sure: Al-Kauthar - Ayet: 2  - Cüz: 30 - Sayfa: 602


🍃 Kur'an-ı Kerim'de diğer konular


Saturday, July 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler