Falizaalika fad`u wastaqim kamaaa umirta wa laa tattabi` ahwaaa`ahum wa qul aamantu bimaaa anzalal laahu min Kitaab, wa umirtu li a`dila bainakum Allaahu Rabbunaa wa Rabbukum lanaaa a`maa lunaa wa lakum a`maalukim laa hujjata bainanaa wa baina kumul laahu yajma`u bainanaa wa ilaihil maseer
📖 Meal (Türkçe Anlam)
📖 Türkçe Anlam
Bundan ötürü sen birliğe çağır ve emrolunduğun gibi doğru ol; onların heveslerine uyma ve şöyle söyle: "Allah'ın indirdiği Kitap'a inandım; aranızda adaletle hükmetmek ile emrolundum; Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir; bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz kendinizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar; dönüş O'nadır."
🌐 Additional reference in Azərbaycan
🌐 Azərbaycan
Buna görə də sən tövhidə dəvət et və sənə əmr olunduğu kimi düz yolla get. Onların nəfslərinin istəyinə uyma və de: “Mən Allahın nazil etdiyi Kitaba iman gətirdim. Mənə sizin aranızda ədalətli olmaq əmr edilmişdir. Allah bizim də Rəbbimiz, sizin də Rəbbinizdir. Bizim əməllərimiz bizə, sizin də əməlləriniz sizə aiddir. Bizimlə sizin aranızda mübahisə ediləcək bir şey yoxdur. Allah hamımızı bir yerə toplayacaqdır. Dönüş də yalnız Onadır”.
Bundan ötürü sen birliğe çağır ve emrolunduğun gibi doğru ol; onların heveslerine uyma ve şöyle söyle: "Allah'ın indirdiği Kitap'a inandım; aranızda adaletle hükmetmek ile emrolundum; Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir; bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz kendinizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar; dönüş O'nadır."
📜
Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
Fâ'led'u: İşte bunun için davet et, çağır.
Vestakim: Dosdoğru ol, istikamet üzere devam et.
Hevâ: Arzu, istek, nefsin meylettiği şey.
Hüccet: Delil, kanıt, tartışma, münakaşa.
Mesîr: Dönüş yeri, varılacak son durak.
Tefsir:
Ey Resûl! Allah'ın peygamberlere vasiyet ettiği ve onları üzerinde birleştirdiği bu dosdoğru din olan tevhid dinine, işte bu hakikate insanları davet et. Senin görevin tebliğdir; bu daveti yaparken de sana emredildiği gibi dosdoğru ol, istikamet üzere sebat et. Sakın onların batıl arzularına, özellikle de putlara tapma konusundaki ısrarlarına ve sana yönelttikleri baskılara uyma. Onlarla tartışırken de şöyle de: "Ben Allah'ın gökten indirdiği bütün kitaplara, Tevrat'a, İncil'e, Zebur'a ve Kur'an'a iman ettim. Rabbim bana, aranızda adaletle hükmetmemi emretti. Allah hepimizin Rabbidir; O, hem bizim hem de sizin yaratıcımızdır. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz sizedir. Hak ortaya çıktıktan sonra artık bizimle sizin aranızda tartışma ve münakaşaya gerek yoktur. Allah hepimizi kıyamet günü bir araya toplayacak ve aramızda hak ile hükmedecektir. Dönüş yalnız O'nadır ve herkes yaptığının karşılığını orada görecektir."
Bu âyet, Müslümana hem davet hem de ahlak dersi vermektedir. Davette istikamet, muhataplara karşı adalet ve sonunda her şeyi Allah'a havale ederek teslimiyet... İşte bu, bir Müslümanın tebliğ üslubunun özetidir. Unutmayalım ki bizim görevimiz sadece tebliğ etmek, hidayet vermek Allah'a aittir. Bu sebeple, karşımızdaki insanlara karşı sevgiyle, merhametle ve adaletle muamele etmeli; onların olumsuz tepkileri bizi yolumuzdan saptırmamalıdır. Çünkü hesap gününde herkes kendi ameliyle yüzleşecek ve hak ile batıl birbirinden ayrılacaktır. Bu bilinçle hareket eden mümin, hem dünyada huzurlu olur hem de ahirette kurtuluşa erer. Rabbimiz bizleri istikamet üzere olanlardan eylesin ve davetimizi hikmetle yapmayı nasip etsin.
Allah Nuh'a buyurduğu şeyleri size de din olarak buyurmuştur. Sana vahyettik; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da buyurduk ki: "Dine bağlı kalın, onda ayrılığa düşmeyin." Ortak koşanları çağırdığın şey onların gözünde büyümektedir. Allah dilediğini kendine seçer, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir.
Kendilerine ilim geldikten sonra ayrılığa düşmeleri, ancak, birbirini çekememekten oldu. Eğer belirli bir süre için Rabbinin verilmiş bir sözü olmasaydı, aralarında hemen hükmedilirdi. Arkalarından Kitaba varis kılınanlar da ondan şüphe ve endişe içindedirler.
Bundan ötürü sen birliğe çağır ve emrolunduğun gibi doğru ol; onların heveslerine uyma ve şöyle söyle: "Allah'ın indirdiği Kitap'a inandım; aranızda adaletle hükmetmek ile emrolundum; Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir; bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz kendinizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar; dönüş O'nadır."
Allah'ın çağrısına icabet eden bulunduktan sonra, O'nun hakkında tartışmağa girişenlerin delilleri Rableri katında hükümsüzdür. Onlara bir gazap vardır, çetin bir azap da onlar içindir.
Kuran Suresi sitesi, sevgili kitabı ve arındırılmış Sünnet'i hizmet etmek, Kuran ve Sünnet müfredatında şeriat bilimlerini kolaylaştırmak, bilginin öğrencilerine önem vermek ve şeriat bilimlerini kolaylaştırmak amacıyla mütevazı bir girişim olarak kurulmuştur ve bize desteğinizden memnunuz ve Yüce Allah'tan bizi şerefli bir şekilde kabul etmesini ve amellerimizi kabul etmesini diliyoruz. .