Ahkâf · 15/35
Meal Okunuş — Ahkâf
وَوَصَّيۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيۡهِ إِحۡسَٰنًاۖ حَمَلَتۡهُ أُمُّهُۥ كُرۡهًا وَوَضَعَتۡهُ كُرۡهًاۖ وَحَمۡلُهُۥ وَفِصَٰلُهُۥ ثَلَٰثُونَ شَهۡرًاۚ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَبَلَغَ أَرۡبَعِينَ سَنَةً قَالَ رَبِّ أَوۡزِعۡنِيٓ أَنۡ أَشۡكُرَ نِعۡمَتَكَ ٱلَّتِيٓ أَنۡعَمۡتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَيَّ وَأَنۡ أَعۡمَلَ صَٰلِحًا تَرۡضَىٰهُ وَأَصۡلِحۡ لِي فِي ذُرِّيَّتِيٓۖ إِنِّي تُبۡتُ إِلَيۡكَ وَإِنِّي مِنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ  ۝١٥
Wa wassainal insaana biwaalidaihi ihsaanan hamalathu ummuhoo kurhanw-wa wada`athu kurhanw wa hamluhoo wa fisaaluhoo salaasoona shahraa; hattaaa izaa balagha ashuddahoo wa balagho arba`eena sanatan qaala Rabbi aqzi`neee an ashkura ni`matakal lateee an`amta `alaiya wa `alaa waalidaiya wa an a`mala saalihan tardaahu wa aslih lee fee zurriyyatee innee tubtu ilaika wa innee minal muslimeen
📖 Türkçe Anlam
Biz insana, anne ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir; zira annesi, onu, karnında, zorluğa uğrayarak taşımış; onu güçlükle doğurmuştur. Taşınması ve sütten kesilmesi otuz ay sürer. Sonunda erginlik çağına erince ve kırk yaşına varınca: "Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimete şükretmemi ve benim hoşnut olacağın yararlı bir işi yapmamı sağla; bana verdiğin gibi soyuma da salah ver; doğrusu Sana yöneldim, ben, kendini Sana verenlerdenim" demesi gerekir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Vasayyâ: Emrettik, tavsiye ettik, vasiyet ettik.
  • İhsân: İyilik, güzellikle muamele etmek.
  • Kurhen: Zorluk, meşakkat ve sıkıntı ile.
  • Fisâl: Sütten kesme, memeden ayırma.
  • Eşudde: Gücünün ve aklının olgunluğa ermesi, kemal çağı.
  • Evzi'nî: Bana ilham et, beni muvaffak kıl, güç ver.
  • Zurriyyetî: Soyum, neslim, çocuklarım.
  • Tübtü: Tövbe ettim, günahlarımdan döndüm.
  • Müslimîn: Allah'a teslim olanlar, O'nun emrine boyun eğenler.

Tefsir:

Yüce Allah, insana anne ve babasına karşı güzel davranmayı, onlara iyilik etmeyi kesin bir emir olarak bildirmiştir. Bu emir, onların hayatta oldukları sürece kendilerine saygı, sevgi ve hizmetle; vefatlarından sonra da onlar için dua ederek ve hayırla anarak yerine getirilir. Bu emirde özellikle annenin hakkı vurgulanmıştır. Çünkü anne, çocuğunu zorluk ve sıkıntı içinde karnında taşımış, yine büyük acılar ve meşakkatlerle dünyaya getirmiştir. Onun bu fedakârlığı, hamilelik süreci ve sütten kesilme süresi toplam otuz ay sürer. Bu durum, annenin evladı üzerindeki hakkının babadan daha büyük olduğunu gösterir.

İnsan, gençlik çağına ulaşıp bedenen ve aklen olgunlaştığı, kırk yaşına bastığı zaman, Rabbine şöyle yalvarır: "Ey Rabbim! Bana ve anne-babama verdiğin nimetlere şükretmeyi bana ilham et ve beni bu nimete layık bir kul eyle. Benden razı olacağın salih ameller işlemeyi bana nasip et. Soyumu, çocuklarımı da ıslah et, onları salih kullarından eyle. Ben günahlarımdan sana tövbe ettim ve ben, emrine teslim olan, sana boyun eğen Müslümanlardanım."

Bu dua, olgunluk çağına ermiş, hayatın gerçeklerini görmüş bir müminin dilinden dökülen en güzel sözdür. Kişi, kırk yaşına geldiğinde artık nefsinin isteklerini değil, Rabbinin rızasını önceler. Anne-babasına olan minnet borcunu itiraf eder, çocuklarının da salih olması için dua eder. Bu, hem geçmişe şükür, hem geleceğe yatırımdır.

Sevgili kardeşim! Bu ayet bize, anne-babaya iyiliğin imanın bir gereği olduğunu, onların haklarının gözetilmesinin Allah'ın emri olduğunu öğretir. Özellikle annenin çektiği zorluklar hatırlatılarak, onun hakkının ne kadar büyük olduğu vurgulanır. Ayrıca, olgunluk çağına ulaşan bir Müslümanın dilinde şükür, tövbe ve neslin ıslahı duası olmalıdır. Bu dua, hem dünyamızı hem ahiretimizi mamur eder. Rabbimiz, bizleri anne-babasına iyilik eden, şükreden, tövbe eden ve salih nesiller yetiştiren kullarından eylesin. Amin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 13-17 — Ahkâf

13إِنَّ ٱلَّذِينَ قَالُواْ رَبُّنَا ٱللَّهُ ثُمَّ ٱسۡتَقَٰمُواْ فَلَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ 
Doğrusu, "Rabbimiz Allah'tır" deyip, sonra da dosdoğru gidenlere korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.
14أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡجَنَّةِ خَٰلِدِينَ فِيهَا جَزَآءَۢ بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ 
İşte onlar, cennetliklerdir; işlediklerine karşılık olarak, içinde temelli kalacaklardır.
15وَوَصَّيۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيۡهِ إِحۡسَٰنًاۖ حَمَلَتۡهُ أُمُّهُۥ كُرۡهًا وَوَضَعَتۡهُ كُرۡهًاۖ وَحَمۡلُهُۥ وَفِصَٰلُهُۥ ثَلَٰثُونَ شَهۡرًاۚ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَبَلَغَ أَرۡبَعِينَ سَنَةً قَالَ رَبِّ أَوۡزِعۡنِيٓ أَنۡ أَشۡكُرَ نِعۡمَتَكَ ٱلَّتِيٓ أَنۡعَمۡتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَيَّ وَأَنۡ أَعۡمَلَ صَٰلِحًا تَرۡضَىٰهُ وَأَصۡلِحۡ لِي فِي ذُرِّيَّتِيٓۖ إِنِّي تُبۡتُ إِلَيۡكَ وَإِنِّي مِنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ 
Biz insana, anne ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir; zira annesi, onu, karnında, zorluğa uğrayarak taşımış; onu güçlükle doğurmuştur. Taşınması ve sütten kesilmesi otuz ay sürer. Sonunda erginlik çağına erince ve kırk yaşına varınca: "Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimete şükretmemi ve benim hoşnut olacağın yararlı bir işi yapmamı sağla; bana verdiğin gibi soyuma da salah ver; doğrusu Sana yöneldim, ben, kendini Sana verenlerdenim" demesi gerekir.
16أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ نَتَقَبَّلُ عَنۡهُمۡ أَحۡسَنَ مَا عَمِلُواْ وَنَتَجَاوَزُ عَن سَيِّـَٔاتِهِمۡ فِيٓ أَصۡحَٰبِ ٱلۡجَنَّةِۖ وَعۡدَ ٱلصِّدۡقِ ٱلَّذِي كَانُواْ يُوعَدُونَ 
İşte, işlediklerini en güzel şekilde kabul ettiğimiz ve kötülüklerini geçtiğimiz bu kimseler, cennetlikler içindedirler. Bu, verilen doğru bir sözdür.
17وَٱلَّذِي قَالَ لِوَٰلِدَيۡهِ أُفٍّ لَّكُمَآ أَتَعِدَانِنِيٓ أَنۡ أُخۡرَجَ وَقَدۡ خَلَتِ ٱلۡقُرُونُ مِن قَبۡلِي وَهُمَا يَسۡتَغِيثَانِ ٱللَّهَ وَيۡلَكَ ءَامِنۡ إِنَّ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقٌّ فَيَقُولُ مَا هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ 
Annesine babasına: "Of ikinizden; benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni tekrar diriltilmemle mi tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, anne babası Allah'a sığınarak: "Sana yazıklar olsun! İnan; doğrusu Allah'ın sözü gerçektir" dedikleri halde: "Bu, Kuran öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" diye cevap verenler işte onlar kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde, Allah'ın azap vadinin aleyhlerinde gerçekleştiği kimselerdir. Doğrusu onlar hüsranda olanlardır.
AhkâfKuran Fihrist
35Ayet
MekkiRevelation
15Ayet

Meal — Ahkâf 15

Sure Ayet 15/35 — Ahkâf الأحقاف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Ahkâf Dinle, Ahkâf Meal, Ahkâf mp3, Ahkâf pdf. Ayet 13–17. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler