Ahkâf · 14/35
Meal Okunuş — Ahkâf
أُولَٰئِكَ أَصْحَابُ الْجَنَّةِ خَالِدِينَ فِيهَا جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ۝١٤
Ulaaa`ika Ashabul Jannati khaalideena feehaa jazaaa`am bimaa kaano ya`maloon
📖 Türkçe Anlam
İşte onlar, cennetliklerdir; işlediklerine karşılık olarak, içinde temelli kalacaklardır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • أُولَٰئِكَ (Ulâike): İşte onlar, bu vasıflara sahip olanlar.
  • أَصْحَابُ الْجَنَّةِ (Ashâbü'l-Cenne): Cennet ehli, cennet halkı.
  • خَالِدِينَ (Hâlidîne): Ebedî kalıcılar, sonsuza dek orada yaşayacaklar.
  • جَزَاءً (Cezâen): Bir karşılık, bir mükâfat olarak.
  • بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (Bimâ kânû ya'melûn): Yapmakta oldukları (iyi) ameller sebebiyle.

Tefsir:

Bu mübarek âyet, Allah'ın rahmetine ve rızasına eren o bahtiyar kulları müjdeliyor. Onlar, dünya hayatında iman edip salih ameller işleyen, Allah'ın emirlerine itaat eden ve yasaklarından sakınan kimselerdir. İşte bu müminler, cennetin gerçek sahipleridirler. Onlar oraya bir misafir gibi geçici olarak girmeyecekler; bilakis cennette ebedî olarak kalacaklardır. Ölüm yok, ayrılık yok, keder yok; sadece sonsuz bir mutluluk ve huzur vardır.

Bu büyük mükâfat, onların dünyada yaptıkları güzel amellerin bir karşılığıdır. Yani bu, Allah'ın fazlı ve keremiyle verdiği bir lütuftur; ama aynı zamanda onların samimi çabalarının ve güzel davranışlarının da bir neticesidir. Rabbimiz adalet sahibidir; hiçbir iyiliği karşılıksız bırakmaz. Kul, dünyada ne ekerse ahirette onu biçer. Burada ekenler, iman ve salih amel tohumlarını ekenlerdir; hasatları ise cennet ve ebedî saadettir.

Sevgili kardeşim! Bu âyet bize ne büyük bir müjde veriyor. Rabbimiz, kendisine yönelen, O'na güvenen ve güzel işler yapan kullarını asla unutmuyor. Dünyadaki zorluklar, sıkıntılar ve imtihanlar ne kadar ağır olursa olsun, sonuç müminler için cennettir. Bu müjde, kalplerimize kuvvet verir, ayaklarımızı sabit kılar. Öyleyse bizler de bu müjdeye layık olabilmek için imanımızı güçlendirmeli, amellerimizi ihlasla yapmalı ve Allah'ın rızasını her şeyin üzerinde tutmalıyız. Unutmayalım ki cennet, ucuz bir meta değildir; ama Allah'ın rahmeti ve yardımıyla oraya ulaşmak, samimi kullar için çok da zor değildir. Rabbimiz bizleri, cennetin ebedî sahiplerinden eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 12-16 — Ahkâf

12وَمِن قَبْلِهِ كِتَابُ مُوسَىٰ إِمَامًا وَرَحْمَةً ۚ وَهَٰذَا كِتَابٌ مُّصَدِّقٌ لِّسَانًا عَرَبِيًّا لِّيُنذِرَ الَّذِينَ ظَلَمُوا وَبُشْرَىٰ لِلْمُحْسِنِينَ
Kuran'dan önce, Musa'nın kitabı (Tevrat), bir rahmet ve rehberdi. Bu Kuran da, zulmedenleri uyarmak ve iyi davrananlara müjde olmak üzere Arap diliyle indirilmiş, kendinden öncekileri doğrulayan bir Kitap'dır.
13إِنَّ الَّذِينَ قَالُوا رَبُّنَا اللَّهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ
Doğrusu, "Rabbimiz Allah'tır" deyip, sonra da dosdoğru gidenlere korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.
14أُولَٰئِكَ أَصْحَابُ الْجَنَّةِ خَالِدِينَ فِيهَا جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
İşte onlar, cennetliklerdir; işlediklerine karşılık olarak, içinde temelli kalacaklardır.
15وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ إِحْسَانًا ۖ حَمَلَتْهُ أُمُّهُ كُرْهًا وَوَضَعَتْهُ كُرْهًا ۖ وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ ثَلَاثُونَ شَهْرًا ۚ حَتَّىٰ إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُ وَبَلَغَ أَرْبَعِينَ سَنَةً قَالَ رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَصْلِحْ لِي فِي ذُرِّيَّتِي ۖ إِنِّي تُبْتُ إِلَيْكَ وَإِنِّي مِنَ الْمُسْلِمِينَ
Biz insana, anne ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir; zira annesi, onu, karnında, zorluğa uğrayarak taşımış; onu güçlükle doğurmuştur. Taşınması ve sütten kesilmesi otuz ay sürer. Sonunda erginlik çağına erince ve kırk yaşına varınca: "Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimete şükretmemi ve benim hoşnut olacağın yararlı bir işi yapmamı sağla; bana verdiğin gibi soyuma da salah ver; doğrusu Sana yöneldim, ben, kendini Sana verenlerdenim" demesi gerekir.
16أُولَٰئِكَ الَّذِينَ نَتَقَبَّلُ عَنْهُمْ أَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَنَتَجَاوَزُ عَن سَيِّئَاتِهِمْ فِي أَصْحَابِ الْجَنَّةِ ۖ وَعْدَ الصِّدْقِ الَّذِي كَانُوا يُوعَدُونَ
İşte, işlediklerini en güzel şekilde kabul ettiğimiz ve kötülüklerini geçtiğimiz bu kimseler, cennetlikler içindedirler. Bu, verilen doğru bir sözdür.
AhkâfKuran Fihrist
35Ayet
MekkiRevelation
14Ayet

Meal — Ahkâf 14

Sure Ahkâf Ayet 14 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : İşte onlar, cennetliklerdir; işlediklerine karşılık olarak, içinde temelli kalacaklardır.

Sure Ayet 14/35 — Ahkâf الأحقاف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Ahkâf Dinle, Ahkâf Meal, Ahkâf mp3, Ahkâf pdf. Ayet 12–16. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler