En'âm · 141/165
Meal Okunuş — En'âm
۞ وَهُوَ الَّذِي أَنشَأَ جَنَّاتٍ مَّعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفًا أُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍ ۚ كُلُوا مِن ثَمَرِهِ إِذَا أَثْمَرَ وَآتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِهِ ۖ وَلَا تُسْرِفُوا ۚ إِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ ۝١٤١
Wa Huwal lazee ansha-a jannaatim ma`rooshaatinw wa ghaira ma`rooshaatinw wan nakhla wazzar`a mukhtalifan ukuluhoo wazzaitoona warrum maana mutashaabihanw wa ghaira mutashaabih; kuloo min samariheee izaaa asmara wa aatoo haqqahoo yawma hasaadihee wa laa tusrifoo; innahoo laa yuhibbul musrifeen
📖 Türkçe Anlam
Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah'tır. Tadları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı birbirine benzer ve benzemez şekilde yaratan O'dur. Ürün verdiği zaman ürününden yiyin, devşirildiği ve biçildiği gün hakkını verin; israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Enşee (أَنشَأَ): Yaratmak, var etmek, meydana getirmek.
  • Cennât (جَنَّاتٍ): Bahçeler, bostanlar.
  • Ma'ruşât (مَّعْرُوشَاتٍ): Asma gibi çardaklara, direklere kaldırılmış, yüksekçe yetişen bitkiler.
  • Ğayru Ma'ruşât (غَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ): Gövdesi üzerinde yerde yayılan, desteğe ihtiyaç duymayan bitkiler.
  • Ekul (أُكُلُهُ): Meyvesi, tadı, yenilen kısmı.
  • Müteşâbih (مُتَشَابِهًا): Birbirine benzeyen, görünüşü aynı olan.
  • Israf (إِسْرَاف): Haddi aşmak, ölçüyü kaçırmak, aşırı gitmek.

Tefsir:

Bu mübarek ayet-i kerimede Yüce Allah, kudretinin ve rahmetinin engin tecellilerini önümüze seriyor. Ey insanlar! O Allah'tır ki, sizin için sayısız bahçeler yaratmıştır. Kimi bahçelerdeki bitkiler çardaklara sarılarak yükselir, kimi bitkiler ise gövdeleri üzerinde dimdik durur. Hurma ağaçlarını, türlü türlü ekinleri, meyveleri, tatları, renkleri birbirinden farklı olan ürünleri O yaratmıştır. Zeytin ve nar gibi meyveler vardır ki, yaprakları ve görünümleri birbirine benzer; fakat meyvelerinin tadı, lezzeti ve çeşidi birbirinden farklıdır. İşte tüm bu nimetleri yaratan, onları sizin istifadenize sunan Allah'tır.

Allah Teâlâ bu nimetleri verirken sadece yaratmakla kalmamış, aynı zamanda onlardan faydalanmayı da helal kılmıştır. Bu yüzden ayette "Meyve verdiği zaman meyvelerinden yiyin" buyrulmaktadır. Bu, bir izin ve teşviktir. Ancak bu iznin yanında bir de sorumluluk vardır: "Hasat günü hakkını verin." Yani Allah'ın size verdiği bu nimetlerin bir şükrü olarak, o gün ihtiyaç sahiplerinin, yoksulların hakkını gözetin, zekâtını ve sadakasını verin. Bu, malın bereketlenmesine vesile olan en büyük amellerdendir.

Ardından gelen uyarı ise son derece önemlidir: "İsraf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez." Burada sadece yemekte içmekte israftan değil, aynı zamanda infakta, harcamada, malı gereksiz yere saçıp savurmaktan da bahsedilmektedir. İsraf, Allah'ın verdiği nimetlere karşı bir nankörlüktür. Oysa Allah, kullarının ölçülü, dengeli ve şükredici olmasını sever. İsraf edenler ise O'nun sevgisinden mahrum kalırlar.

Bu ayet bize şunu öğretir: Allah'ın nimetleri saymakla bitmez. Her bir nimet, O'nun varlığının ve kudretinin bir delilidir. Bu nimetlere karşı görevimiz; onları helal dairesinde, ölçülü bir şekilde kullanmak, şükretmek ve ihtiyaç sahiplerini unutmamaktır. Unutmayalım ki, verilen her nimetin bir hesabı vardır ve o nimetlerin hakkını vermek, bizi Allah'ın sevgisine ve rızasına ulaştıran en güzel yoldur.



📜 Ayet 139-143 — En'âm

139وَقَالُوا مَا فِي بُطُونِ هَٰذِهِ الْأَنْعَامِ خَالِصَةٌ لِّذُكُورِنَا وَمُحَرَّمٌ عَلَىٰ أَزْوَاجِنَا ۖ وَإِن يَكُن مَّيْتَةً فَهُمْ فِيهِ شُرَكَاءُ ۚ سَيَجْزِيهِمْ وَصْفَهُمْ ۚ إِنَّهُ حَكِيمٌ عَلِيمٌ
"Bu hayvanların karınlarında olan yavrular yalnız erkeklerimize mahsus olup, eşlerimize yasaktır. Ölü doğacak olursa hepsi ona ortak olurlar" dediler. Allah bu türlü sözlerin cezasını verecektir, çünkü O hakimdir, bilendir.
140قَدْ خَسِرَ الَّذِينَ قَتَلُوا أَوْلَادَهُمْ سَفَهًا بِغَيْرِ عِلْمٍ وَحَرَّمُوا مَا رَزَقَهُمُ اللَّهُ افْتِرَاءً عَلَى اللَّهِ ۚ قَدْ ضَلُّوا وَمَا كَانُوا مُهْتَدِينَ
Beyinsizlikleri yüzünden, körü körüne çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği nimetleri Allah'a iftira ederek haram sayanlar mahvolmuşlardır; onlar sapıtmışlardır, zaten doğru yolda da değillerdi.
141۞ وَهُوَ الَّذِي أَنشَأَ جَنَّاتٍ مَّعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفًا أُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍ ۚ كُلُوا مِن ثَمَرِهِ إِذَا أَثْمَرَ وَآتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِهِ ۖ وَلَا تُسْرِفُوا ۚ إِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ
Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah'tır. Tadları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı birbirine benzer ve benzemez şekilde yaratan O'dur. Ürün verdiği zaman ürününden yiyin, devşirildiği ve biçildiği gün hakkını verin; israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez.
142وَمِنَ الْأَنْعَامِ حَمُولَةً وَفَرْشًا ۚ كُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللَّهُ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ ۚ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ
Hayvanları da yük ve kesim için yaratan Allah'tır. Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin, şeytana ayak uydurmayın, o size apaçık bir düşmandır.
143ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ ۖ مِّنَ الضَّأْنِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْمَعْزِ اثْنَيْنِ ۗ قُلْ آلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ الْأُنثَيَيْنِ أَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ أَرْحَامُ الْأُنثَيَيْنِ ۖ نَبِّئُونِي بِعِلْمٍ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ
Sekiz çift: Koyundan iki ve keçiden iki; de ki: "İki erkeği mi, yoksa iki dişiyi mi veya o iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram kılmıştır? Doğru sözlü iseniz bana bilgiye dayanarak cevap verin."
En'âmKuran Fihrist
165Ayet
MekkiRevelation
141Ayet

Meal — En'âm 141

Sure En'âm Ayet 141 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah'tır. Tadları çeşitli ekin…

Sure Ayet 141/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 139–143. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler