Tevbe · 41/129
Meal Okunuş — Tevbe
انفِرُوا خِفَافًا وَثِقَالًا وَجَاهِدُوا بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ۚ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ ۝٤١
Infiroo khifaafanw wa siqaalanw wa jaahidoo bi amwaalikum wa anfusikum fee sabeelil laah; zaalikum khairul lakum in kuntum ta`lamoon
📖 Türkçe Anlam
İsteyen, istemeyen, hepiniz savaşa çıkın. Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihat edin. Bilirseniz bu sizin için hayırlıdır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • İnfirû (انفِرُوا): Savaş için yola çıkın, sefere çıkın, cihada gidin.
  • Hifâfen (خِفَافًا): Kolayınıza geldiği, hafif olduğu halde; genç, dinç, bekar, işsiz-güçsüz olarak.
  • Sikâlen (ثِقَالًا): Ağırınıza gittiği, zor olduğu halde; yaşlı, hasta, evli, iş-güç sahibi olarak.
  • Câhidû (جَاهِدُوا): Tüm gücünüzü ortaya koyun, gayret edin, mücadele edin.
  • Sebîlillâh (سَبِيلِ اللّهِ): Allah'ın yolu, İslam dini, hak ve adalet davası.

Tefsir:

Ey iman edenler! Allah yolunda cihada çıkın. Bu çağrı, sadece belli bir kesime değil, hepinizedir. İster genç olun ister yaşlı, ister bekar olun ister evli, ister işiniz-gücünüz hafif olsun ister ağır; her hâl üzere Allah'ın dinini yüceltmek için sefere katılın. Kolayınıza geldiğinde de zorunuza gittiğinde de, bollukta da darlıkta da, rahatlıkta da sıkıntıda da bu görevi yerine getirin. "Şimdi vakit değil", "işlerim yoğun", "yaşlandım" gibi bahaneler ileri sürmeyin. Çünkü bu, imanın gereğidir ve Allah'ın emridir.

Cihad, sadece canla değil, malla da yapılır. Allah yolunda mallarınızı infak edin, harcayın; ordunun donanımı, silahı, iaşesi için fedakârlıkta bulunun. Canınızı da ortaya koyun; gerektiğinde savaşın, gerektiğinde canınızı feda edin. Mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda mücadele edin ki bu, sizin hem dünyanız hem ahiretiniz için en hayırlı olandır.

Ey müminler! Bilin ki bu çağrıya icabet etmek, yerinizde oturup dünya menfaatinize sarılmaktan çok daha hayırlıdır. Evet, belki dünyevi bazı kazançlardan geri kalırsınız, belki yorulursunuz, belki malınızdan olursunuz; ama Allah katında kazancınız çok daha büyüktür. Allah'ın rızasını kazanırsınız, düşmana karşı galip gelirsiniz, yeryüzünde hak ve adaletin hâkim olmasına vesile olursunuz ve ahirette de ebedi kurtuluşa erersiniz. İşte bu, sizin için en hayırlı olanıdır; eğer bunu bilirseniz, tereddüt etmeden bu yola koşarsınız.

Unutmayın ki bu dünya hayatı geçicidir; asıl olan Allah'ın rızası ve ahiret yurdudur. O halde ey iman edenler! Bu büyük fırsatı kaçırmayın. Allah'ın size verdiği mal ve can, O'nun emanetidir; onları yine O'nun yolunda harcamak, sizin için en büyük kazançtır. Bu çağrıya kulak verin, Allah'ın ve Resulü'nün davetine icabet edin ki hem dünyada izzet bulun hem ahirette kurtuluşa erin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 39-43 — Tevbe

39إِلَّا تَنفِرُوا يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا أَلِيمًا وَيَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ وَلَا تَضُرُّوهُ شَيْئًا ۗ وَاللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Çıkmazsanız Allah size can yakıcı azabla azabeder ve yerinize başka bir millet getirir. O'na bir şey de yapamazsınız. Allah her şeye kadirdir.
40إِلَّا تَنصُرُوهُ فَقَدْ نَصَرَهُ اللَّهُ إِذْ أَخْرَجَهُ الَّذِينَ كَفَرُوا ثَانِيَ اثْنَيْنِ إِذْ هُمَا فِي الْغَارِ إِذْ يَقُولُ لِصَاحِبِهِ لَا تَحْزَنْ إِنَّ اللَّهَ مَعَنَا ۖ فَأَنزَلَ اللَّهُ سَكِينَتَهُ عَلَيْهِ وَأَيَّدَهُ بِجُنُودٍ لَّمْ تَرَوْهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ الَّذِينَ كَفَرُوا السُّفْلَىٰ ۗ وَكَلِمَةُ اللَّهِ هِيَ الْعُلْيَا ۗ وَاللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
Ona (Muhammed'e) yardım etmezseniz, bilin ki, inkar edenler onu Mekke'den çıkardıklarında mağarada bulunan iki kişiden biri olarak Allah ona yardım etmişti. Arkadaşına (Ebu Bekir'e) "Üzülme, Allah bizimledir" diyordu; Allah da ona güven vermiş, görmediğiniz askerlerle onu desteklemiş, inkar edenlerin sözünü alçaltmıştı. Ancak Allah'ın sözü yücedir. Allah güçlüdür, hakimdir.
41انفِرُوا خِفَافًا وَثِقَالًا وَجَاهِدُوا بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ۚ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ
İsteyen, istemeyen, hepiniz savaşa çıkın. Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihat edin. Bilirseniz bu sizin için hayırlıdır.
42لَوْ كَانَ عَرَضًا قَرِيبًا وَسَفَرًا قَاصِدًا لَّاتَّبَعُوكَ وَلَٰكِن بَعُدَتْ عَلَيْهِمُ الشُّقَّةُ ۚ وَسَيَحْلِفُونَ بِاللَّهِ لَوِ اسْتَطَعْنَا لَخَرَجْنَا مَعَكُمْ يُهْلِكُونَ أَنفُسَهُمْ وَاللَّهُ يَعْلَمُ إِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ
Kolay bir kazanç, normal bir yolculuk olsaydı sana uyarlardı, fakat çıkılacak yol onlara uzak geldi, kendilerini helak ederek, "Gücümüz yetseydi sizinle beraber çıkardık" diye Allah'a yemin edeceklerdir. Allah, onların yalancı olduğunu elbette biliyor.
43عَفَا اللَّهُ عَنكَ لِمَ أَذِنتَ لَهُمْ حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَكَ الَّذِينَ صَدَقُوا وَتَعْلَمَ الْكَاذِبِينَ
Allah seni affetsin; doğrular sana belli olup, yalancıları bilmeden önce, niçin onlara izin verdin?
TevbeKuran Fihrist
129Ayet
MedeniRevelation
41Ayet

Meal — Tevbe 41

Sure Tevbe Ayet 41 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : İsteyen, istemeyen, hepiniz savaşa çıkın. Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihat…

Sure Ayet 41/129 — Tevbe التوبة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tevbe Dinle, Tevbe Meal, Tevbe mp3, Tevbe pdf. Ayet 39–43. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler