Kur'an-ı Kerim'de Tarihî İbretler ile ilgili ayetler


✅ Kur'an-ı Kerim Konuları
(13) Karşı karşıya gelen iki topluluğun durumlarında sizin için ibret vardır; biri Allah yolunda savaşanlardır, diğeri inkarcılardır ki, bunlar karşı tarafı gözleriyle kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah dilediğini yardımıyla destekler. Bunda görebilenler için ibret vardır.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 13  - Cüz: 3 - Sayfa: 51
(42) Şüphesiz ki, senden önce ümmetlere peygamberler göndermiştik; onları yalvarsınlar diye darlık ve sıkıntıya sokmuştuk.
(43) Hiç değilse, onlara şiddetimiz geldiği zaman yalvarıp yakarmalı değil miydiler? Lakin kalbleri katılaştı, şeytan da yaptıklarını onlara güzel gösterdi.
(44) Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, onlara her şeyin kapısını açtık; kendilerine verilene sevinince ansızın onları yakaladık da umutsuz kalıverdiler.
(45) Zulmeden milletin kökü böylece kesildi. Hamd, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 42-43-44-45 - Cüz: 7 - Sayfa: 132
(4) Biz nice kentleri yok etmişizdir; geceleyin veya gündüz uykularında iken baskınımıza uğramışlardır.
(5) Baskınımıza uğradıklarında, sözleri, "Gerçekten biz haksızdık" demekten ibaret kalmıştır.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 4-5 - Cüz: 8 - Sayfa: 151
(94) Biz hangi kente (ülkeye) bir peygamber gönderdikse, ora halkını, yalvarıp yakarsınlar diye, darlık ve sıkıntıya uğratmışızdır.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 94  - Cüz: 9 - Sayfa: 162
(102) Onların çoğunda ahde bağlılık görmedik, çoğunu fasık kimseler olarak bulduk.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 102  - Cüz: 9 - Sayfa: 163
(52) Firavun taifesi ve onlardan öncekilerin gidişi gibi, Allah'ın ayetlerini yalanladılar da Allah onları günahlarından ötürü yoketti. Allah kuvvetlidir, cezalandırması şiddetlidir.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 52  - Cüz: 10 - Sayfa: 183
(54) Firavun taifesi ve onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rablerinin ayetlerini yalanladılar da onları günahlarından ötürü yok ettik. Firavun taifesini suda boğduk, hepsi zalimlerdi.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 54  - Cüz: 10 - Sayfa: 184
(69) Ey ikiyüzlüler! Siz, sizden önce daha kuvvetli, malları ve çocukları daha çok olup, hisselerince bunlardan faydalanan kimseler gibisiniz. Sizden öncekiler, hisselerince faydalandıkları gibi siz de hissenizce faydalandınız ve onların batıla daldıklarıgibi siz de daldınız. İşte bunlar dünyada ve ahirette işleri boşa çıkanlardır, işte bunlar mahvolanlardır.
(70) Kendilerinden önce olan Nuh, Ad, Semud milletlerinin, İbrahim milletinin, Medyen ve altüst olmuş şehirler halkının haberleri onlara gelmedi mi? Peygamberleri onlara belgeler getirmişlerdi. Allah onlara zulmetmemiş, onlar kendilerine yazık etmişlerdir.
Sure: At-Taubah - Ayet: 69-70 - Cüz: 10 - Sayfa: 198
(13) And olsun ki, sizden önce nice nesilleri, peygamberleri onlara belgeler getirmişken, haksızlık ederek inanmadıkları zaman yok etmiştik. İşte biz suçlu milleti böyle cezalandırırız.
Sure: Yūnus - Ayet: 13  - Cüz: 11 - Sayfa: 209
(100) Bu sana anlattıklarımız, kasabaların başından geçenlerdir. Onların bir kısmı hala duruyor, bir kısmı ise silinip gitmiştir.
(101) Onlara Biz zulmetmedik, fakat onlar kendilerine yazık ettiler. Rabbinin buyruğu gelince, Allah'ı bırakıp taptıkları tanrılar kendilerine bir fayda vermedi, kayıplarını artırmaktan başka bir şeye yaramadı.
(102) Allah, kasabaların zalim halkını yakalayınca, böyle yakalar; yakalaması da şiddetli ve elimdir.
Sure: Hūd - Ayet: 100-101-102 - Cüz: 12 - Sayfa: 233
(17) Onu yudum yudum alacak fakat yutamıyacaktır. Ölüm ona her taraftan geldiği halde, ölemiyecek, arkasından da çetin bir azap gelecektir.
Sure: Ibrāhīm - Ayet: 17  - Cüz: 13 - Sayfa: 257
(10) And olsun ki, senden önce çeşitli ümmetlere peygamber göndermiştik.
(11) Onlara gelen her peygamberi alaya alıyorlardı.
Sure: Al-Ḥijr - Ayet: 10-11 - Cüz: 14 - Sayfa: 262
(26) Onlardan öncekiler düzen kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarının temelini çökertti de tavanları başlarına yıkıldı. Azap, onlara farketmedikleri yerden geldi.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 26  - Cüz: 14 - Sayfa: 269
(63) Allah'a and olsun ki, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Şeytan yaptıklarını onlara hep güzel gösterdi. Bugün de dostları odur. Onlara can yakıcı azap vardır.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 63  - Cüz: 14 - Sayfa: 273
(17) Nuh'dan sonra nice nesilleri yok etmişizdir. Kullarının günahlarından haberdar ve onları gören olarak Rabbin yeter.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 17  - Cüz: 15 - Sayfa: 283
(32) Onlara iki adamı misal olarak göster: Birine iki üzüm bağı verip, etrafını hurmalıklarla çevirmiş ve aralarında ekinler bitirmiştik.
Sure: Al-Kahf - Ayet: 32  - Cüz: 15 - Sayfa: 297
(43) Ona, Allah'tan başka yardım edebilecek adamları da yoktu, kendi kendini de kurtaramadı.
Sure: Al-Kahf - Ayet: 43  - Cüz: 15 - Sayfa: 298
(60) Musa, genç arkadaşına: "Ben iki denizin birleştiği yere ulaşmağa, yahut yıllarca yürümeye kararlıyım" demişti.
Sure: Al-Kahf - Ayet: 60  - Cüz: 15 - Sayfa: 300
(74) Onlardan önce nice nesilleri yok ettik ki, onlar varlıkça ve gösterişçe bunlardan daha üstündüler.
Sure: Maryam - Ayet: 74  - Cüz: 16 - Sayfa: 310
(98) Onlardan önce nice nesilleri yok ettik, şimdi onlardan hiçbirini duyuyor veya bir ses işitiyor musun?
Sure: Maryam - Ayet: 98  - Cüz: 16 - Sayfa: 312
(128) Onları yerlerinde gezdikleri, kendilerinden önce yok etmiş olduğumuz bunca nesiller doğru yola sevketmedi mi? Doğrusu bunlarda akıl sahipleri için ibretler vardır.
Sure: Ṭā-Hā - Ayet: 128  - Cüz: 16 - Sayfa: 321
(11) Halkı zalim olan nice kasabaları kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka milletler varettik.
(12) Onlar bizim baskınımızı hissettiklerinde, oradan kaçmağa koyuluyorlardı.
(13) "Koşup kaçmayın; size nimet verilen yere, yurdlarınıza dönün, elbette sorguya çekileceksiniz" dedik.
(14) "Vay başımıza gelenlere! Doğrusu biz haksızlık yapmış kimseleriz" dediler.
(15) Biz onları biçilmiş ot ve bir yığın kül haline getirinceye kadar haykırmaları devam etti.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 11-12-13-14-15 - Cüz: 17 - Sayfa: 323
(95) Yok ettiğimiz kasaba halkının ahirette ceza görmek üzere Bize dönmemesi imkansızdır.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 95  - Cüz: 17 - Sayfa: 330
(45) Nice kasabaların halkını haksızlık yaparken yok ettik. Artık çatıları çökmüş, kuyuları metruk, sarayları bomboş kalmıştır.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 45  - Cüz: 17 - Sayfa: 337
(48) Nice kasabalara, haksız oldukları halde, mehil vermiştim; sonunda onları yakalayıverdim. Dönüş ancak Bana'dır.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 48  - Cüz: 17 - Sayfa: 338
(42) Ardlarından başka nesiller varettik.
(43) Hiçbir ümmet, kendi süresini ne çabuklaştırabilir ve ne de geciktirebilir.
(44) Sonra birbiri peşinden peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete peygamberi geldikçe onu yalancı saydılar. Onları birbiri peşinden yok edip hepsini birer efsane yaptık. İnanmayan millet, rahmetden ırak olsun!
Sure: Al-Mu’minūn - Ayet: 42-43-44 - Cüz: 18 - Sayfa: 344
(38) Ad, Semud milletleri ile Ress'lileri ve bunların arasında birçok nesilleri de yerle bir ettik.
(39) Her birine misaller vermiştik ama, dinlemedikleri için hepsini kırdık geçirdik.
(40) Bu putperestler and olsun ki, bela yağmuruna tutulmuş olan kasabaya uğramışlardı. Onu görmediler mi? Hayır; tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.
Sure: Al-Furqān - Ayet: 38-39-40 - Cüz: 19 - Sayfa: 363
(58) Nimet ve refaha karşı nankörlük eden nice şehri yok etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra pek az kimseler oturabilmiştir. Oralara Biz varis olmuşuzdur.
Sure: Al-Qaṣaṣ - Ayet: 58  - Cüz: 20 - Sayfa: 392
(38) Ad ve Semud milletlerini de yok ettik. Bunu, oturdukları yerler göstermektedir. Şeytan kendilerine, işlediklerini güzel gösterdi; onları doğru yoldan alıkoydu. Oysa kendileri bunu anlayacak durumda idiler.
(39) Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da yok ettik. And olsun ki Musa kendilerine belgelerle gelmişti de onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysa azabımızdan kurtulamazlardı.
(40) Her birini günahı sebebiyle yakaladık; kimine taşlar savuran rüzgarlar gönderdik, kimini bir çığlık yok etti, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Onlara, Allah zulmetmiyordu, fakat onlar kendilerine yazık ediyorlardı.
Sure: Al-‘Ankabūt - Ayet: 38-39-40 - Cüz: 20 - Sayfa: 400
(26) Şimdi yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri yok etmiş olmamız onları doğru yola sevketmez mi? Bunlarda şüphesiz ibretler vardır. Dinlemezler mi?
Sure: As-Sajdah - Ayet: 26  - Cüz: 21 - Sayfa: 417
(45) Kendilerinden önce gelenleri de yalanlamışlardı; oysa bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile erişememişlerdi. Böyleyken peygamberlerimizi yalanladılar; Beni inkar etmek nasıl olur?
Sure: Saba’ - Ayet: 45  - Cüz: 22 - Sayfa: 433
(13) İnsanlara, halkına elçiler gelen şehri mesel olarak anlat:
Sure: Yā-Sīn - Ayet: 13  - Cüz: 22 - Sayfa: 441
(21) "Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar."
Sure: Yā-Sīn - Ayet: 21  - Cüz: 23 - Sayfa: 441
(71) Onlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 71  - Cüz: 23 - Sayfa: 448
(73) Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 73  - Cüz: 23 - Sayfa: 448
(3) Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Feryat ediyorlardı; oysa artık kurtulma zamanı değildi.
Sure: Ṣād - Ayet: 3  - Cüz: 23 - Sayfa: 453
(25) Onlardan öncekiler de peygamberleri yalanlamışlardı da farkına varmadıkları yerden onlara bir azap çatmıştı.
(26) Allah onlara, dünya hayatında rezilliği tattırdı; ahiret azabı daha büyüktür. Keşke bilseler!
Sure: Az-Zumar - Ayet: 25-26 - Cüz: 23 - Sayfa: 461
(5) Onlardan önce, Nuh milleti, ardından, peygamberlere karşı gelen topluluklar da peygamberlerini yalanlamış; her ümmet, peygamberini cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı batılla gidermek için mücadele etmişlerdi. Bunun üzerine Ben onları yakaladım. Cezalandırmam nasılmış?
Sure: Ghāfir - Ayet: 5  - Cüz: 24 - Sayfa: 467
(13) Eğer yüz çevirirlerse onlara de ki: "İşte sizi, Ad ve Semud'un başına gelen yıldırıma benzer bir azap ile uyardım."
Sure: Fuṣṣilat - Ayet: 13  - Cüz: 24 - Sayfa: 478
(6) Öncekilere nice peygamberler göndermişizdir.
(7) Kendilerine gelen her peygamberi onlar mutlaka alaya alırlardı.
(8) Bunun için Biz de, bunlardan daha kuvvetli olanları yok etmişizdir. Öncekilere dair nice misaller geçmiştir.
Sure: Az-Zukhruf - Ayet: 6-7-8 - Cüz: 25 - Sayfa: 489
(37) Bunlar mı daha üstün yoksa Tubba milleti ve onlardan öncekiler mi? Onları yok etmişizdir, çünkü onlar suçlu idiler.
Sure: Ad-Dukhān - Ayet: 37  - Cüz: 25 - Sayfa: 497
(27) And olsun ki, çevrenizde bulunan birçok kentleri yok etmişizdir. Belki doğru yola dönerler diye ayetleri türlü türlü anlatmışızdır.
(28) O zamanlar, Allah'ı bırakıp da O'na yakınlık peyda etmek için edindikleri tanrılar kendilerine yardım etmeli değil miydi? Ama tanrıları onlardan uzaklaştılar. Bu, onların yalanı ve uydurup durdukları şeydir.
Sure: Al-Aḥqāf - Ayet: 27-28 - Cüz: 26 - Sayfa: 505
(13) Seni sürüp çıkaran şehirden daha kuvvetli olan nice şehirler yok ettik. Yardım edenleri bulunmadı.
Sure: Muḥammad - Ayet: 13  - Cüz: 26 - Sayfa: 508
(36) Bu inkarcılardan önce, kendilerinden daha kuvvetli olan, diyar diyar dolaşan nice nesilleri yok etmişizdir. Kurtuluşu var mı?
(37) Doğrusu bunda, kalbi olana veya hazır bulunup kulak verene ders vardır.
Sure: Qāf - Ayet: 36-37 - Cüz: 26 - Sayfa: 520
(50) İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur.
(51) İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur.
(52) Daha önce de Nuh milletini yok eden O'dur; çünkü onlar çok zalim ve pek taşkın kimselerdi.
(53) Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur.
(54) Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur.
Sure: An-Najm - Ayet: 50-51-52-53-54 - Cüz: 27 - Sayfa: 528
(4) And olsun ki, onları bu hallerinden vazgeçirecek nice haberler gelmiştir.
(5) Bu haberlerin her birinde üstün hikmet vardır; ama uyarmalar fayda vermiyor.
Sure: Al-Qamar - Ayet: 4-5 - Cüz: 27 - Sayfa: 528
(51) And olsun ki, benzerlerinizi yok etti, öğüt alan yok mudur?
Sure: Al-Qamar - Ayet: 51  - Cüz: 27 - Sayfa: 531
(5) Daha önce inkar edip de, inkarlarının karşılığını tadan kimselerin haberi size gelmedi mi? Onlara, can yakıcı azap vardır.
Sure: At-Taghābun - Ayet: 5  - Cüz: 28 - Sayfa: 556
(8) Rablerinin ve O'nun peygamberlerinin buyruğundan çıkan nice kasabalar halkını Biz, çetin bir hesaba çekmiş, onları, görülmedik bir azaba uğratmışızdır.
(9) Onlar, işlerinin karşılığını tattılar; işlerinin sonu hüsran oldu.
Sure: Aṭ-Ṭalāq - Ayet: 8-9 - Cüz: 28 - Sayfa: 559
(18) And olsun ki, bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Beni inkar etmek nasılmış?
Sure: Al-Mulk - Ayet: 18  - Cüz: 29 - Sayfa: 563
(17) Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.
Sure: Al-Qalam - Ayet: 17  - Cüz: 29 - Sayfa: 565
(33) İşte azap böyledir; ama ahiret azabı daha büyüktür; keşke bilseler!
Sure: Al-Qalam - Ayet: 33  - Cüz: 29 - Sayfa: 565
(4) Semud ve Ad milletleri tepelerine inecek bu gerçeği yalanladılar.
Sure: Al-Ḥāqqah - Ayet: 4  - Cüz: 29 - Sayfa: 566
(12) Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.
Sure: Al-Ḥāqqah - Ayet: 12  - Cüz: 29 - Sayfa: 567


🍃 Kur'an-ı Kerim'de diğer konular


Saturday, July 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler