Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Şehevât (شهوات): Nefsin arzu ve istek duyduğu şeyler.
- Kanâtîr (قناطير): Kantar kelimesinin çoğulu; çok büyük miktarda biriken mal, servet.
- Mukantara (مقنطرة): Kat kat biriktirilmiş, yığın yığın olmuş, miktarı iyice büyütülmüş mal.
- Müsevveme (مسومة): Güzel görünümlü, işaretli, eğitilmiş ve bakımlı atlar.
- En'âm (أنعام): Deve, sığır, koyun ve keçi gibi hayvanlar.
- Hars (حرث): Ekin, ziraat, toprağın ekilip dikilmesi.
- Meta' (متاع): Geçici olarak faydalanılan şey, dünya malı.
- Meâb (مآب): Dönülecek yer, varılacak son durak, sığınılacak makam.
Tefsir:
Yüce Allah, bu âyet-i kerimede insanların fıtratına, imtihan gereği, bazı dünyevi şeylere karşı derin bir sevgi ve arzu koyduğunu haber vermektedir. Bu sevgi, insanın yaratılışında mevcut olan bir eğilimdir; ancak asıl mesele, bu eğilimin kişiyi nereye sürüklediğidir. Zira bu sayılan şeyler, insanın kalbini cezbeden, onu dünyaya bağlayan ve ahireti unutturan geçici süslerdir.
Âyette sayılan bu şehvetler şunlardır: Kadınlar, erkek çocuklar, altın ve gümüşten kat kat biriktirilmiş büyük servetler, güzel ve eğitimli atlar, davarlar (deve, sığır, koyun) ve ekinler (ziraat). Bunlar, insanın gözüne süslü gösterilen, kalbinin meylettiği ve uğruna ömür harcadığı dünya metaıdır. Bu sayılanlar, hayatın geçici birer süsü ve fani birer nimetidir. İnsan bunlara gönül verip de ebedi hayatı unutursa, işte o zaman büyük bir kayıp içindedir.
Ancak Allah Teâlâ, bu âyetin sonunda müminlere asıl hedefi göstermektedir: "Allah'ın katında ise dönülecek en güzel yer vardır." Bu, cennettir. Dünya hayatının bütün bu çekici süsleri, ne kadar büyük olursa olsun, sonu olan, tükenen ve geride sadece bir imtihan olarak kalan şeylerdir. Oysa Allah'ın katındaki mükâfat, yani cennet, ebedîdir, sonsuzdur ve hiçbir dünya nimetiyle kıyaslanamaz.
Bu âyet, bize dünyanın geçici bir ticaret yeri olduğunu, asıl yurdun ahiret olduğunu hatırlatır. Mümin, bu sayılan nimetleri Allah'ın bir lütfu olarak görür, onları meşru dairede kullanır ve kalbini bunlara bağlamaz. Çünkü kalbini dünyaya bağlayan, ahireti kaybeder. Kalbini Allah'a bağlayan ise, hem dünyanın hayrına hem de ahiretin güzelliğine kavuşur.
Ey insan! Bu dünya, bir anlık gölge gibidir. Seni asıl bekleyen, Allah'ın huzurudur. O halde gönlünü, geçici olana değil; kalıcı olana, Allah'ın rızasına ve O'nun katındaki güzel yurda yönelt. Çünkü gerçek mutluluk, dünyanın bu süslü ama aldatıcı metaında değil; Allah'ın hoşnutluğunda ve O'nun vaat ettiği ebedî cennettedir.
📜 Ayet 12-16 — Âl-i İmrân
Meal — Âl-i İmrân 14
Sure Âl-i İmrân Ayet 14 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kadınlara, oğullara, kantar kantar altın ve gümüşe, nişanlı atlar ve…Sure Ayet 14/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 12–16. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










