Ahzâb · 49/73
Meal Okunuş — Ahzâb
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نَكَحْتُمُ الْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِن قَبْلِ أَن تَمَسُّوهُنَّ فَمَا لَكُمْ عَلَيْهِنَّ مِنْ عِدَّةٍ تَعْتَدُّونَهَا ۖ فَمَتِّعُوهُنَّ وَسَرِّحُوهُنَّ سَرَاحًا جَمِيلًا ۝٤٩
Yaaa aiyuhal lazeena aamanooo izaa nakahtumul mu`minaati summa tallaqtu moohunna min qabli an tamas soohunna famaa lakum `alaihinna min `iddatin ta`taddoonahaa famatti`oohunna wa sarri hoohunna saraahan jameelaa
📖 Türkçe Anlam
Ey inananlar! Mümin kadınlarla nikahlanıp, onları, temasta bulunmadan boşadığınızda, artık onlar için size iddet saymaya lüzum yoktur. Kendilerine bağışta bulunarak onları güzellikle serbest bırakın.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Nekahtüm: Nikâh akdi yaptınız, evlendiniz.
  • Temüssûhünne: Onlara dokunmadınız, yani onlarla cinsel ilişkiye girmediniz.
  • İddet: Boşanma veya ölüm sonrası kadının beklemesi gereken süre.
  • Ta'teddûnehâ: Saydığınız, hesap ettiğiniz.
  • Mettiûhünne: Onlara faydalanacakları bir şey verin, bağışta bulunun.
  • Serrihûhünne: Onları serbest bırakın, salıverin.
  • Serâhan cemîlâ: Güzellikle, iyilikle, incitmeden salıverme.

Tefsir:

Ey iman edenler! Allah'a ve Resûlü'ne gönülden inanıp O'nun emirlerine teslim olan müminler! Siz mümin kadınlarla nikâh akdi yapıp evlendiğinizde, henüz onlarla bir araya gelmeden, yani onlara dokunmadan ve birliktelik yaşamadan önce onları boşarsanız, bu durumda onlar üzerinde sizin için sayacağınız bir iddet süresi yoktur. Çünkü onlarla birliktelik yaşanmadığı için rahimlerinin boş olduğu bilinmektedir. Bu sebeple onların bekleme süresi yükümlülüğü yoktur.

Bununla birlikte, bu durumda olan kadınlara gönüllerini hoş etmek, kırık kalplerini onarmak ve üzüntülerini hafifletmek için gücünüz yettiğince maddi bir bağışta bulunun. Eğer mehir belirlenmemişse bu bağış onlara bir ikramdır; mehir belirlenmişse mehrin yarısını vermek gerekir, ayrıca bir bağışta bulunmak da güzel bir davranıştır. Sonra onları güzellikle, incitmeden, haklarına riayet ederek, onurlarını kırmadan ve onlara eziyet etmeden serbest bırakın. Onları salıverirken de güzel bir şekilde, iyilikle ve insanlık onuruna yakışır bir tarzda yolcu edin.

Bu hüküm, İslâm'ın kadına verdiği değeri ve ona karşı gösterilmesi gereken nezaketi ortaya koymaktadır. İslâm, boşanma gibi zor bir durumda dahi kadının gönlünün alınmasını, ona maddi ve manevi olarak destek olunmasını emreder. Bu, müminlerin ahlâkının ne kadar yüce olduğunu gösterir. Rabbimiz, bu emirleriyle bizlere her hâlükârda merhametli, adaletli ve güzel ahlâklı olmayı öğretmektedir. Bu ilâhî talimatlara uyanlar, hem dünyada huzur bulur hem de âhirette Rabbimizin rızasına nail olurlar. Unutmayalım ki, Allah'ın emirlerine uymak, kalplerimizi arındırır, toplumumuzu güzelleştirir ve bizi O'nun sevgisine yaklaştırır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 47-51 — Ahzâb

47وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ بِأَنَّ لَهُم مِّنَ اللَّهِ فَضْلًا كَبِيرًا
İnananlara, Rablerinden büyük bir lütuf olduğunu müjdele.
48وَلَا تُطِعِ الْكَافِرِينَ وَالْمُنَافِقِينَ وَدَعْ أَذَاهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ ۚ وَكَفَىٰ بِاللَّهِ وَكِيلًا
İnkarcılara, ikiyüzlülere itaat etme; eziyetlerine aldırma; Allah'a güven, güvenilecek olarak Allah yeter.
49يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نَكَحْتُمُ الْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِن قَبْلِ أَن تَمَسُّوهُنَّ فَمَا لَكُمْ عَلَيْهِنَّ مِنْ عِدَّةٍ تَعْتَدُّونَهَا ۖ فَمَتِّعُوهُنَّ وَسَرِّحُوهُنَّ سَرَاحًا جَمِيلًا
Ey inananlar! Mümin kadınlarla nikahlanıp, onları, temasta bulunmadan boşadığınızda, artık onlar için size iddet saymaya lüzum yoktur. Kendilerine bağışta bulunarak onları güzellikle serbest bırakın.
50يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَحْلَلْنَا لَكَ أَزْوَاجَكَ اللَّاتِي آتَيْتَ أُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَمِينُكَ مِمَّا أَفَاءَ اللَّهُ عَلَيْكَ وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّاتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَالَاتِكَ اللَّاتِي هَاجَرْنَ مَعَكَ وَامْرَأَةً مُّؤْمِنَةً إِن وَهَبَتْ نَفْسَهَا لِلنَّبِيِّ إِنْ أَرَادَ النَّبِيُّ أَن يَسْتَنكِحَهَا خَالِصَةً لَّكَ مِن دُونِ الْمُؤْمِنِينَ ۗ قَدْ عَلِمْنَا مَا فَرَضْنَا عَلَيْهِمْ فِي أَزْوَاجِهِمْ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ لِكَيْلَا يَكُونَ عَلَيْكَ حَرَجٌ ۗ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا
Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri, seninle beraber hicret eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını ve Peygamber nikahlanmayı dilediği takdirde müminlerden ayrı, sırf sana mahsus olmak üzere kendisinin mehrini Peygambere hibe eden mümin kadını almanı helal kılmışızdır. Bir zorluğa uğramaman için; müminlerin eşleri ve cariyeleri hakkında onların üzerine neyi farz kılmış olduğumuzu bildirmiştik. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
51۞ تُرْجِي مَن تَشَاءُ مِنْهُنَّ وَتُؤْوِي إِلَيْكَ مَن تَشَاءُ ۖ وَمَنِ ابْتَغَيْتَ مِمَّنْ عَزَلْتَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكَ ۚ ذَٰلِكَ أَدْنَىٰ أَن تَقَرَّ أَعْيُنُهُنَّ وَلَا يَحْزَنَّ وَيَرْضَيْنَ بِمَا آتَيْتَهُنَّ كُلُّهُنَّ ۚ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا فِي قُلُوبِكُمْ ۚ وَكَانَ اللَّهُ عَلِيمًا حَلِيمًا
Bunlardan istediğini bırakır, istediğini yanına alabilirsin. Sırasını geri bırakmış olduklarından da arzu ettiğini yanına almanda sana bir sorumluluk yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olmasını, üzülmemelerini, hepsine verdiğin şeylere razı olmalarını daha iyi sağlar. Allah kalblerinizde olanı bilir; Allah bilendir, Halim olandır.
AhzâbKuran Fihrist
73Ayet
MedeniRevelation
49Ayet

Meal — Ahzâb 49

Sure Ahzâb Ayet 49 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Ey inananlar! Mümin kadınlarla nikahlanıp, onları, temasta bulunmadan boşadığınızda, artık…

Sure Ayet 49/73 — Ahzâb الأحزاب (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Ahzâb Dinle, Ahzâb Meal, Ahzâb mp3, Ahzâb pdf. Ayet 47–51. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler