Ahkâf · 22/35
Meal Okunuş — Ahkâf
قَالُوا أَجِئْتَنَا لِتَأْفِكَنَا عَنْ آلِهَتِنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَا إِن كُنتَ مِنَ الصَّادِقِينَ ۝٢٢
Qaaloo aji`tanaa litaa fikanaa `an aalihatinaa faatinaa bimaa ta`idunaaa in kunta minas saadiqeen
📖 Türkçe Anlam
"Bize, bizi tanrılarımızdan alıkoymak için mi geldin? Doğru sözlülerden isen, bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir" dediler.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Te'fik (تَأْفِكَنَا): Bizi çevirmek, saptırmak, vazgeçirmek anlamına gelir. Burada "bizi ilahlarımızdan çevirmek" manasında kullanılmıştır.
  • Âlihetinâ (آلِهَتِنَا): İlahlarımız, taptıklarımız demektir.
  • Fe'tinâ (فَأْتِنَا): Bize getir, bize göster anlamındadır.
  • Sâdikîn (الصَّادِقِينَ): Doğru söyleyenler, sözünde ve vaadinde sadık olanlar.

Tefsir:

Âd kavmi, Peygamberleri Hz. Hûd'a (a.s.) şöyle dedi: "Sen bize, atalarımızdan miras aldığımız ilahlarımıza ibadet etmeyi bıraktırıp yalnızca Allah'a kulluk etmemiz için mi geldin? Bu davetinle bizi atalarımızın yolundan çevirmek mi istiyorsun? Eğer gerçekten doğru söylüyorsan ve bizi tehdit ettiğin azap gerçekse, haydi o azabı getir de görelim!" Bu sözleriyle hem peygamberin davetini alaycı bir şekilde reddettiler hem de onun doğruluğunu test etmek için azabın bir an önce gelmesini istediler. Onlar, azabın geleceğine inanmıyor, bunu bir korkutma olarak görüyorlardı. Bu tavırları, inkârcıların peygamberlere karşı takındıkları tipik bir tutumdu: Önce daveti reddetmek, sonra da alaycı bir şekilde tehdit edilen azabı istemek.

Faydalar ve Hikmetler:

  • İnkârcıların, peygamberlerin getirdiği hakikat karşısındaki tutumları hep aynıdır: Önce suçlama, sonra alay ve meydan okuma. Bu, Kur'an'da müminler için bir uyarı ve ibret vesilesidir.
  • Bu ayet, müminlere sabır ve sebat dersi verir. Peygamberler bile bu tür sözlere maruz kalmışken, bizlerin de karşılaştığımız zorluklar karşısında yılmamız gerektiğini öğretir.
  • Azabın acele istenmesi, inkârcıların ahirete olan inançsızlıklarının bir göstergesidir. Mümin ise Allah'ın vaadinin mutlaka gerçekleşeceğini bilir ve O'na güvenir.
  • Bu ayet, Allah'ın peygamberlerini asla yalnız bırakmayacağını ve hak davetçilerin sonunun zafer olduğunu müjdeler. Nitekim Âd kavmi azap ile helak edilmiş, Hz. Hûd (a.s.) ve ona inananlar kurtulmuştur.
🎧 Dinle

📜 Ayet 20-24 — Ahkâf

20وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذِينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِ أَذْهَبْتُمْ طَيِّبَاتِكُمْ فِي حَيَاتِكُمُ الدُّنْيَا وَاسْتَمْتَعْتُم بِهَا فَالْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ فِي الْأَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنتُمْ تَفْسُقُونَ
İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün, onlara: "Dünyadaki hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız, onların zevkini sürdünüz; ama bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızın ve yoldan çıkmanızın karşılığında alçaltıcı bir azap göreceksiniz"
21۞ وَاذْكُرْ أَخَا عَادٍ إِذْ أَنذَرَ قَوْمَهُ بِالْأَحْقَافِ وَقَدْ خَلَتِ النُّذُرُ مِن بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِ أَلَّا تَعْبُدُوا إِلَّا اللَّهَ إِنِّي أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ
Ad milletinin kardeşi Hud'u an; ondan önce ve sonra, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin" diyen nice uyarıcılar gelip geçmişken, Ahkaf bölgesindeki milletini uyarmış "Doğrusu sizin için, büyük günün azabından korkuyorum" demişti.
22قَالُوا أَجِئْتَنَا لِتَأْفِكَنَا عَنْ آلِهَتِنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَا إِن كُنتَ مِنَ الصَّادِقِينَ
"Bize, bizi tanrılarımızdan alıkoymak için mi geldin? Doğru sözlülerden isen, bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir" dediler.
23قَالَ إِنَّمَا الْعِلْمُ عِندَ اللَّهِ وَأُبَلِّغُكُم مَّا أُرْسِلْتُ بِهِ وَلَٰكِنِّي أَرَاكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ
"Doğrusu bunun ne zaman geleceğini Allah bilir; ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum; fakat sizin cahil bir millet olduğunuzu görüyorum." dedi.
24فَلَمَّا رَأَوْهُ عَارِضًا مُّسْتَقْبِلَ أَوْدِيَتِهِمْ قَالُوا هَٰذَا عَارِضٌ مُّمْطِرُنَا ۚ بَلْ هُوَ مَا اسْتَعْجَلْتُم بِهِ ۖ رِيحٌ فِيهَا عَذَابٌ أَلِيمٌ
O azabın, yayılarak vadilerine doğru yöneldiğini gördüklerinde: "Bu yaygın bulut bize yağmur yağdıracaktır" dediler. Hud: "Hayır, o, acele beklediğiniz şeydir; can yakıcı azap veren bir rüzgardır; Rabbinin buyruğu ile her şeyi yok eder" dedi. Bunun üzerine evlerinin harabelerinden başka bir şey görünmez oldu. Biz, suçlu milleti işte böyle cezalandırırız.
AhkâfKuran Fihrist
35Ayet
MekkiRevelation
22Ayet

Meal — Ahkâf 22

Sure Ahkâf Ayet 22 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Bize, bizi tanrılarımızdan alıkoymak için mi geldin? Doğru sözlülerden isen,…

Sure Ayet 22/35 — Ahkâf الأحقاف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Ahkâf Dinle, Ahkâf Meal, Ahkâf mp3, Ahkâf pdf. Ayet 20–24. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler