Hadîd · 22/29
Meal Okunuş — Hadîd
مَا أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي أَنفُسِكُمْ إِلَّا فِي كِتَابٍ مِّن قَبْلِ أَن نَّبْرَأَهَا ۚ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى اللَّهِ يَسِيرٌ ۝٢٢
Maaa asaaba mim musee batin fil ardi wa laa feee anfusikum illaa fee kitaabim min qabli an nabra ahaa; innaa zaalika `alal laahi yaseer
📖 Türkçe Anlam
Yeryüzüne ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce o, Kitap'da bulunmasın. Doğrusu bu Allah'a kolaydır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Müsîbe: İnsana isabet eden bela, musibet, sıkıntı ve üzüntü veren olay.
  • Kitâb: Levh-i Mahfûz, Allah'ın ezeli ilmiyle yazdığı korunmuş kitap.
  • Nebre'ehâ: Onu yaratmadan önce (yaratmayı dilemeden önce).

Tefsir:

Ey insanlar! Yeryüzünde meydana gelen kuraklık, kıtlık, deprem, sel gibi afetler ve sizin başınıza gelen hastalık, fakirlik, evlat kaybı, can ve mal kaybı gibi her türlü musibet, daha biz onları ve sizleri yaratmadan önce Levh-i Mahfûz'da yazılmıştır. Hiçbir şey tesadüf değildir; her şey Allah'ın ezeli ilmi ve takdiriyle belirlenmiştir. Bu musibetlerin tamamı, Allah'ın ilmi ve iradesi dâhilinde, O'nun yazdığı kitapta kayıtlıdır. Bu durum, gökleri ve yeri yaratan, her şeye gücü yeten Allah için son derece kolaydır; O'nun için hiçbir şey zor değildir.

Faydalar:

Bu ayet, müminin kalbine büyük bir huzur ve teselli kaynağıdır. Başa gelen her musibetin Allah'ın takdiriyle olduğunu bilmek, insanı isyandan ve karamsarlıktan korur. Kişi, başına gelen sıkıntılar karşısında sabır ve tevekkül gösterir; çünkü bilir ki bu, Allah'ın yazdığı bir kaderdir ve O'nun hikmetiyle gerçekleşmiştir. Bu inanç, insana güç ve dayanma kuvveti verir, onu şikâyet ve sızlanmaktan alıkoyar. Ayrıca bu ayet, kullara Allah'ın ilminin sonsuzluğunu ve kudretinin büyüklüğünü hatırlatır; böylece insan, her işinde Allah'a güvenir, O'na sığınır ve O'nun takdirine razı olur. Bu da imanı güçlendirir, kalbi Allah sevgisi ve teslimiyetiyle doldurur.

🎧 Dinle

📜 Ayet 20-24 — Hadîd

20اعْلَمُوا أَنَّمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَزِينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْأَمْوَالِ وَالْأَوْلَادِ ۖ كَمَثَلِ غَيْثٍ أَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرَاهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَكُونُ حُطَامًا ۖ وَفِي الْآخِرَةِ عَذَابٌ شَدِيدٌ وَمَغْفِرَةٌ مِّنَ اللَّهِ وَرِضْوَانٌ ۚ وَمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ
Bilin ki, dünya hayatı oyun, oyalanma, süslenme, aranızda övünme ve daha çok mal ve çocuk sahibi olmaktan ibarettir. Bu, yağmurun bitirdiği, ekicilerin de hoşuna giden bir bitkiye benzer; sonra kurur, sapsarı olduğu görülür, sonra çerçöp olur. Ahirette çetin azap da vardır. Allah'ın hoşnudluğu ve bağışlaması da vardır; dünya hayatı ise sadece aldatıcı bir geçinmedir.
21سَابِقُوا إِلَىٰ مَغْفِرَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا كَعَرْضِ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ أُعِدَّتْ لِلَّذِينَ آمَنُوا بِاللَّهِ وَرُسُلِهِ ۚ ذَٰلِكَ فَضْلُ اللَّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَاءُ ۚ وَاللَّهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظِيمِ
Ey İnsanlar! Rabbiniz tarafından bağışlanmaya, Allah'a ve Peygamberine inananlar için hazırlanmış, genişliği yerle göğün genişliği kadar olan cennete koşusun; bu Allah'ın dilediğine verdiği lütfudur. Allah, büyük lütuf sahibidir.
22مَا أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي أَنفُسِكُمْ إِلَّا فِي كِتَابٍ مِّن قَبْلِ أَن نَّبْرَأَهَا ۚ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى اللَّهِ يَسِيرٌ
Yeryüzüne ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce o, Kitap'da bulunmasın. Doğrusu bu Allah'a kolaydır.
23لِّكَيْلَا تَأْسَوْا عَلَىٰ مَا فَاتَكُمْ وَلَا تَفْرَحُوا بِمَا آتَاكُمْ ۗ وَاللَّهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ
Bu, kaybettiğinize üzülmemeniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmamanız içindir. Allah, kendini beğenip öğünen hiç kimseyi sevmez;
24الَّذِينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ ۗ وَمَن يَتَوَلَّ فَإِنَّ اللَّهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَمِيدُ
Bunlar cimrilik ederler ve insanlara da cimrilik yapmalarını söylerler. Allah'ın buyruğundan kim yüz çevirirse bilsin ki, Allah şüphesiz müstağni ve övülmeğe layık olandır.
HadîdKuran Fihrist
29Ayet
MedeniRevelation
22Ayet

Meal — Hadîd 22

Sure Hadîd Ayet 22 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Yeryüzüne ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki…

Sure Ayet 22/29 — Hadîd الحديد (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Hadîd Dinle, Hadîd Meal, Hadîd mp3, Hadîd pdf. Ayet 20–24. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler