Kur'an-ı Kerim'de Meleklere İman ile ilgili ayetler


✅ Kur'an-ı Kerim Konuları
(30) Rabbin meleklere "Ben yeryüzünde bir halife var edeceğim" demişti; melekler, "Orada bozgunculuk yapacak, kanlar akıtacak birini mi var edeceksin? Oysa biz Seni överek yüceltiyor ve Seni devamlı takdis ediyoruz" dediler; Allah "Ben şüphesiz sizin bilmediklerinizi bilirim" dedi.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 30  - Cüz: 1 - Sayfa: 6
(34) Meleklere, "Adem'e secde edin" demiştik, İblis müstesna hepsi secde ettiler, o ise kaçındı, büyüklük tasladı ve inkar edenlerden oldu.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 34  - Cüz: 1 - Sayfa: 6
(98) Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikail'e düşman olan kimse inkar etmiş olur. Allah şüphesiz, inkar edenlerin düşmanıdır.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 98  - Cüz: 1 - Sayfa: 15
(177) Yüzlerinizi doğudan yana ve batıdan yana çevirmeniz iyi olmak demek değildir; Lakin iyi olan, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitap'a, peygamberlere inanan, O'nun sevgisiyle, yakınlarına, yetimlere, düşkünlere, yolculara, yoksullara ve köleler uğrunda mal veren, namaz kılan, zekat veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler, zorda, darda ve savaş alanında sabredenlerdir. İşte onlar doğru olanlardır ve sakınanlar ancak onlardır.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 177  - Cüz: 2 - Sayfa: 27
(210) Onlar, bulut gölgeleri içinde, Allah'ın azabının ve meleklerin tepelerine inip işin bitmesini mi bekliyorlar? Bütün işler Allah'a dönecektir.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 210  - Cüz: 2 - Sayfa: 32
(18) Allah, melekler ve adaleti yerine getiren ilim sahibleri, O'ndan başka tanrı olmadığına şahidlik etmişlerdir. O'ndan başka tanrı yoktur, O güçlüdür, Hakim'dir.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 18  - Cüz: 3 - Sayfa: 52
(80) Size melekleri, peygamberleri Rab olarak benimsemenizi emretmesi de yaraşmaz. Siz müslüman olduktan sonra, size inkar etmeyi mi emredecek?
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 80  - Cüz: 3 - Sayfa: 60
(123) And olsun ki, siz düşkün bir durumda iken, Bedir'de, Allah size yardım etmişti; Allah'tan sakının ki şükredebilesiniz.
(124) İnananlara: "Rabbinizin size gönderilmiş üç bin melekle yardım etmesi size yetmeyecek mi?" diyordun. Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar de hemen üzerinize gelirlerse Rabbiniz size, nişanlı beş bin melekle imdat edecektir.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 123-124 - Cüz: 4 - Sayfa: 66
(97) Kendilerine yazık edenlerin melekler canlarını aldıkları zaman onlara: "Ne yaptınız bakalım?" deyince, "Biz yeryüzünde zavallı kimselerdik" diyecekler, melekler de: "Allah'ın arzı geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!" cevabını verecekler. Onlarınvaracakları yer cehennemdir. Orası ne kötü dönülecek yerdir!
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 97  - Cüz: 5 - Sayfa: 94
(8) "Ona bir melek indirilmeli değil miydi?" dediler. Bir melek indirmiş olsaydık iş bitmiş olurdu da onlara göz bile açtırılmazdı.
(9) Biz onu melek kılsaydık, bir insan şeklinde yapardık da, düştükleri şüpheye onları yine düşürmüş olurduk.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 8-9 - Cüz: 7 - Sayfa: 128
(61) O, kulların üstünde yegane Hakim'dir, size koruyucular gönderir. Artık birinize ölüm gelince elçilerimiz, bir eksiklik yapmaksızın onun canını alırlar, sonra gerçek Mevlalarına döndürürler. Haberiniz olsun, hüküm O'nundur. O, hesap görenlerin en süratlisidir.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 61  - Cüz: 7 - Sayfa: 135
(11) And olsun ki, sizi yarattık, sonra şekil verdik, sonra meleklere, "Adem'e secde edin" dedik; İblis'ten başka hepsi secde etti, o secde edenlerden olmadı.
(12) Allah, "Sana emrettiğim halde, seni secdeden alıkoyan nedir?" dedi, "Beni ateşten onu çamurdan yarattın, ben ondan üstünüm" cevabını verdi.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 11-12 - Cüz: 8 - Sayfa: 151
(9) Rabbinizin yardımına sığınıyordunuz. O, "Ben size, birbiri peşinden bin melekle yardım ederim" diye cevap vermişti.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 9  - Cüz: 9 - Sayfa: 178
(50) Melekler, inkar edenlerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak, "Yakıcı azabı tadın, bu, kendi ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır" diyerek canlarını alırken bir görseydin! Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 50  - Cüz: 10 - Sayfa: 183
(13) O'nu, gök gürlemesi hamd ile, melekler de korkularından tesbih ederler. Onlar pek kuvvetli olan Allah hakkında çekişirken, O, yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini çarpar.
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 13  - Cüz: 13 - Sayfa: 250
(23) Onlar, Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler, namazı kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizlice ve açıkça sarfederler; iyilik yaparak kötülüğü ortadan kaldırırlar; işte onlara bu dünyanın iyi sonucu, girecekleri Adn cennetleri vardır; babalarının, eşlerinin, çocuklarının iyi olanları da oraya girerler. Melekler her kapıdan yanlarına girip: "Sabretmenize karşılık size selam olsun; burası dünyanın ne güzel bir sonucudur!" derler.
(24) Onlar, Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler, namazı kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizlice ve açıkça sarfederler; iyilik yaparak kötülüğü ortadan kaldırırlar; işte onlara bu dünyanın iyi sonucu, girecekleri Adn cennetleri vardır; babalarının, eşlerinin, çocuklarının iyi olanları da oraya girerler. Melekler her kapıdan yanlarına girip: "Sabretmenize karşılık size selam olsun; burası dünyanın ne güzel bir sonucudur!" derler.
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 23-24 - Cüz: 13 - Sayfa: 252
(28) 'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.
Sure: Al-Ḥijr - Ayet: 28  - Cüz: 14 - Sayfa: 263
(43) "Ve Cehennem onların hepsinin toplanacağı yerdir."
Sure: Al-Ḥijr - Ayet: 43  - Cüz: 14 - Sayfa: 264
(2) Allah kullarından dilediğine buyruğunu bildirmek için meleklerini vahiyle indirerek şöyle der: "İnsanları uyarın ki, Benden başka tanrı yoktur. Benden sakının."
Sure: An-Naḥl - Ayet: 2  - Cüz: 14 - Sayfa: 267
(28) Melekler kendilerine yazık etmiş kimselerin canlarını alırken: "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diyerek teslim olurlar. Hayır; öyle değil; doğrusu Allah onların yaptıklarını bilmektedir.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 28  - Cüz: 14 - Sayfa: 270
(40) Rabbiniz oğulları size ayırdı, seçti de kendisi için kız olarak melekleri mi edindi? Doğrusu siz büyük söz söylüyorsunuz.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 40  - Cüz: 15 - Sayfa: 286
(61) Meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik, İblis'ten başka hepsi secde etmiş, o ise: "çamurdan yarattığına mı secde edeceğim?" demişti.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 61  - Cüz: 15 - Sayfa: 288
(65) Doğrusu Benim mümin kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin olamaz. Rabbin vekil olarak yeter."
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 65  - Cüz: 15 - Sayfa: 288
(116) "Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın" dedik.
(117) "Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın" dedik.
Sure: Ṭā-Hā - Ayet: 116-117 - Cüz: 16 - Sayfa: 320
(9) Sonra Biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik, kendilerini ve dilediklerimizi kurtardık; aşırı gidenleri ise yok ettik.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 9  - Cüz: 17 - Sayfa: 322
(20) Gece ve gündüz, bıkmadan tesbih ederler.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 20  - Cüz: 17 - Sayfa: 323
(26) "Rahman çocuk edindi" dediler. Haşa; hayır, melekler şerefli kılınmış kullardır.
(27) Allah'tan önce söz söyleyemezler; ancak O'nun emri üzerine iş işlerler.
(28) Allah, onların yaptıklarını ve yapmakta olduklarını bilir. Onlar Allah'ın hoşnut olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler; O'nun korkusundan titrerler.
(29) Bunlar içinde kim "Ben, Allah'tan başka bir tanrıyım" derse, işte onu cehennemle cezalandırırız. Zulmedenlerin cezasını böyle veririz.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 26-27-28-29 - Cüz: 17 - Sayfa: 324
(75) Allah meleklerden ve insanlardan peygamberler seçer. Doğrusu Allah işitir ve görür.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 75  - Cüz: 17 - Sayfa: 341
(11) De ki: "Size vekil kılınan ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz."
Sure: As-Sajdah - Ayet: 11  - Cüz: 21 - Sayfa: 415
(43) Karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size rahmet ve istiğfar eden Allah ve melekleridir. İnananlara merhamet eden O'dur.
Sure: Al-Aḥzāb - Ayet: 43  - Cüz: 22 - Sayfa: 423
(40) Allah bir gün onların hepsini diriltip toplar, sonra meleklere: "Bunlar mı size tapıyordu?" der.
(41) Melekler: "Haşa, bizim dostumuz onlar değil, Sensin. Hayır; onlar bize değil cinlere tapıyorlardı, çoğu onlara inanıyorlardı" derler.
Sure: Saba’ - Ayet: 40-41 - Cüz: 22 - Sayfa: 433
(1) Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
(2) Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
(3) Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
(4) Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 1-2-3-4 - Cüz: 23 - Sayfa: 446
(9) Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 9  - Cüz: 23 - Sayfa: 446
(50) Birbirlerine dönüp sorarlar:
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 50  - Cüz: 23 - Sayfa: 447
(149) Putperestlere sor, kızlar senin Rabbinin de erkekler onların mı?
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 149  - Cüz: 23 - Sayfa: 451
(157) Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım.
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 157  - Cüz: 23 - Sayfa: 452
(164) Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
(165) Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
(166) Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 164-165-166 - Cüz: 23 - Sayfa: 452
(70) "Bana sadece vahyolunuyor; doğrusu ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Sure: Ṣād - Ayet: 70  - Cüz: 23 - Sayfa: 457
(85) Allah: "Doğrudur; işte Ben hakikati söylüyorum, sen ve sana uyanların hepsiyle cehennemi dolduracağım" dedi.
Sure: Ṣād - Ayet: 85  - Cüz: 23 - Sayfa: 458
(75) Melekleri, arşın etrafını çevirmiş oldukları halde, Rablerini hamd ile överken görürsün. Artık insanların aralarında adaletle hüküm olunmuştur. "Övgü, Alemlerin Rabbi olan Allah içindir" denir.
Sure: Az-Zumar - Ayet: 75  - Cüz: 24 - Sayfa: 467
(30) "Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra da doğrulukta devam edenler, onları, melekler, ölümleri anında: "Korkmayınız, üzülmeyiniz, size söz verilen cennetle sevinin, biz dünya hayatında da, ahirette de size dostuz. Burada, canlarınızın çektiği, umduğunuz şeyler, bağışlayan ve acıyan Allah katından bir ziyafet olarak size sunulur" diyerek inerler.
(31) "Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra da doğrulukta devam edenler, onları, melekler, ölümleri anında: "Korkmayınız, üzülmeyiniz, size söz verilen cennetle sevinin, biz dünya hayatında da, ahirette de size dostuz. Burada, canlarınızın çektiği, umduğunuz şeyler, bağışlayan ve acıyan Allah katından bir ziyafet olarak size sunulur" diyerek inerler.
(32) "Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra da doğrulukta devam edenler, onları, melekler, ölümleri anında: "Korkmayınız, üzülmeyiniz, size söz verilen cennetle sevinin, biz dünya hayatında da, ahirette de size dostuz. Burada, canlarınızın çektiği, umduğunuz şeyler, bağışlayan ve acıyan Allah katından bir ziyafet olarak size sunulur" diyerek inerler.
Sure: Fuṣṣilat - Ayet: 30-31-32 - Cüz: 24 - Sayfa: 480
(5) Gökler neredeyse üstlerinden çatlayacak. Melekler Rablerini överek tesbih eder ve yeryüzünde bulunanlar için O'ndan bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah Şüphesiz bağışlayandır, merhametli olandır.
Sure: Ash-Shūra - Ayet: 5  - Cüz: 25 - Sayfa: 483
(16) Demek O yarattıkları arasından kızları kendisine alıp da oğulları size verdi öyle mi?
Sure: Az-Zukhruf - Ayet: 16  - Cüz: 25 - Sayfa: 490
(22) Hayır; "Doğrusu Biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerinden gitmekteyiz" derler.
Sure: Az-Zukhruf - Ayet: 22  - Cüz: 25 - Sayfa: 490
(60) Eğer dileseydik, size bedel yeryüzünde sizin yerinizi tutacak melekler var ederdik.
Sure: Az-Zukhruf - Ayet: 60  - Cüz: 25 - Sayfa: 493
(73) Orada sizin için bol yemiş vardır, onlardan yersiniz.
Sure: Az-Zukhruf - Ayet: 73  - Cüz: 25 - Sayfa: 494
(27) Melekler, onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken durumları nice olur?
Sure: Muḥammad - Ayet: 27  - Cüz: 26 - Sayfa: 509
(17) Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler.
(18) Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler.
(19) Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir, ey insan, işte bu senin öteden beri korkup kaçtığın şeydir.
Sure: Qāf - Ayet: 17-18-19 - Cüz: 26 - Sayfa: 519
(4) Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.
Sure: Adh-Dhāriyāt - Ayet: 4  - Cüz: 26 - Sayfa: 520
(17) Melekler onun çevresindedirler; o gün Rabbinin arşını onlardan başka sekiz tanesi yüklenir.
Sure: Al-Ḥāqqah - Ayet: 17  - Cüz: 29 - Sayfa: 567
(1) Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.
(2) Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.
(3) Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.
(4) Melekler ve Cebrail o derecelere, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler.
Sure: Al-Ma‘ārij - Ayet: 1-2-3-4 - Cüz: 29 - Sayfa: 568
(28) O, ne geri bırakır ne de azabdan vazgeçer.
(29) İnsanın derisini kavurur;
(30) Orada ondokuz bekçi vardır.
(31) Cehennemin bekçilerini yalnız meleklerden kılmışızdır. Sayılarını bildirmekle de, ancak inkar edenlerin denenmesini ve kendilerine kitap verilenlerin kesin bilgi edinmesini ve inananların da imanlarının artmasını sağladık. Kendilerine kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesinler. Kalblerinde hastalık bulunanlar ve inkarcılar: "Allah bu misalle neyi muradetti?" desinler. İşte Allah, böylece, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. Bu, insanoğluna bir öğütten ibarettir.
Sure: Al-Muddaththir - Ayet: 28-29-30-31 - Cüz: 29 - Sayfa: 576
(1) Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
(2) Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
(3) Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
(4) Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
(5) Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
(6) Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Sure: Al-Mursalāt - Ayet: 1-2-3-4-5-6 - Cüz: 29 - Sayfa: 580
(1) Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun,
(2) Canları kolaylıkla alanlara and olsun,
(3) Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun,
(4) Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
(5) Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
Sure: An-Nāzi‘āt - Ayet: 1-2-3-4-5 - Cüz: 30 - Sayfa: 583
(4) Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur.
Sure: Aṭ-Ṭāriq - Ayet: 4  - Cüz: 30 - Sayfa: 591
(22) Melekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince,
(23) O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne?
Sure: Al-Fajr - Ayet: 22-23 - Cüz: 30 - Sayfa: 593
(4) Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler.
Sure: Al-Qadr - Ayet: 4  - Cüz: 30 - Sayfa: 598


🍃 Kur'an-ı Kerim'de diğer konular


Saturday, July 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler