İsrâ · 59/111
Meal Okunuş — İsrâ
وَمَا مَنَعَنَا أَن نُّرْسِلَ بِالْآيَاتِ إِلَّا أَن كَذَّبَ بِهَا الْأَوَّلُونَ ۚ وَآتَيْنَا ثَمُودَ النَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا بِهَا ۚ وَمَا نُرْسِلُ بِالْآيَاتِ إِلَّا تَخْوِيفًا ۝٥٩
Wa maa mana`anaaa an nursila bil aayaati illaaa an kazzaba bihal awwaloon; wa aatainaa Samoodan naaqata mubsiratan fazalamoo bihaa; wa maa nursilu bil aayaati illaa takhweefaa
📖 Türkçe Anlam
Bizi mucize göndermekten alıkoyan, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semud milletine gözle görülebilen bir mucize, bir dişi deve vermiştik de ona zulmetmişlerdi. Oysa Biz mucizeleri yalnız korkutmak için göndeririz.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Âyât: Burada mucizeler, açık deliller ve olağanüstü işaretler anlamındadır.
  • Mübsira: Açık, apaçık, gözler önüne serilmiş, kalplere ışık tutan delil.
  • Zalemû bihâ: Onu inkâr ettiler, ona karşı zalimlik ettiler, hakkını inkârla karşıladılar.
  • Tahvîf: Korkutma, uyarma, sakındırma.

Tefsir:

Ey insan! Mekkeli müşrikler, Peygamber Efendimiz'den (sallallahu aleyhi ve sellem) akıllarına estiği gibi mucizeler istiyor, "Şu dağları yerinden oynat, şu ölüleri dirilt, şu Kâbe'yi altına çevir" gibi taleplerde bulunuyorlardı. Yüce Allah, bu âyette onlara çok önemli bir sırrı açıklıyor: Biz, dilediğimiz her mucizeyi göndermeye elbette kadiriz. Fakat bizi bu mucizeleri göndermekten alıkoyan şey, önceki milletlerin bu tür mucizeleri inkâr edip helâk olmalarıdır.

Bakın, Semûd kavmine ne oldu? Onlara, kayadan çıkan o muhteşem dişi deveyi verdik. Bu, apaçık bir mucizeydi; gözlerin görebileceği, akılların kabul edebileceği kadar açık bir delildi. Fakat onlar bu mucizeye karşı zalimlik ettiler; onu inkâr ettiler, ona karşı çıktılar ve sonunda o korkunç azaba yakalandılar. İşte bu yüzden Allah, insanların bahaneleri olmasın diye, her isteyene her mucizeyi göndermez. Çünkü mucize geldiğinde inkâr eden toplumların helâk edilmesi, Allah'ın değişmez bir sünnetidir.

Peki, Allah neden mucizeler gönderir? Sadece korkutmak için! Evet, bu mucizeler, insanları uyandırmak, gaflet uykusundan uyarmak, kalplerini yumuşatmak ve onları imana yönlendirmek için birer uyarıdır. Tıpkı bir babanın, çocuğunu tehlikeden korumak için onu uyarması gibi. Allah da kullarını sevdiği için, onları azabıyla korkutarak doğru yola çağırır. Bu, sonsuz bir rahmetin tecellisidir.

Sevgili kardeşim! Bu âyet bize gösteriyor ki, Allah'ın rahmeti gazabını geçmiştir. O, kullarını helâk etmek için değil, kurtarmak için uyarır. Mucizeler, sadece birer korkutma vesilesidir; asıl amaç, insanın uyanması, düşünmesi ve Rabbine yönelmesidir. Bugün bizim elimizde en büyük mucize olan Kur'an vardır. Ona yönelen, onu okuyup düşünen herkes, bu ilahî uyarının ışığında hidayete erer. Rabbimiz, bizi bu uyarılardan ders alan kullarından eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 57-61 — İsrâ

57أُولَٰئِكَ الَّذِينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ إِلَىٰ رَبِّهِمُ الْوَسِيلَةَ أَيُّهُمْ أَقْرَبُ وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُ ۚ إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًا
Taptıkları putlar Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. O'nun rahmetini umar, azabından korkarlar. Zira Rabbinin azabı korkmağa değer.
58وَإِن مِّن قَرْيَةٍ إِلَّا نَحْنُ مُهْلِكُوهَا قَبْلَ يَوْمِ الْقِيَامَةِ أَوْ مُعَذِّبُوهَا عَذَابًا شَدِيدًا ۚ كَانَ ذَٰلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُورًا
Kıyamet gününden önce ortadan kaldırmayacağımız veya çetin azaba uğratmayacağımız bir şehir yoktur. Bu, Kitap'da yazılıdır.
59وَمَا مَنَعَنَا أَن نُّرْسِلَ بِالْآيَاتِ إِلَّا أَن كَذَّبَ بِهَا الْأَوَّلُونَ ۚ وَآتَيْنَا ثَمُودَ النَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا بِهَا ۚ وَمَا نُرْسِلُ بِالْآيَاتِ إِلَّا تَخْوِيفًا
Bizi mucize göndermekten alıkoyan, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semud milletine gözle görülebilen bir mucize, bir dişi deve vermiştik de ona zulmetmişlerdi. Oysa Biz mucizeleri yalnız korkutmak için göndeririz.
60وَإِذْ قُلْنَا لَكَ إِنَّ رَبَّكَ أَحَاطَ بِالنَّاسِ ۚ وَمَا جَعَلْنَا الرُّؤْيَا الَّتِي أَرَيْنَاكَ إِلَّا فِتْنَةً لِّلنَّاسِ وَالشَّجَرَةَ الْمَلْعُونَةَ فِي الْقُرْآنِ ۚ وَنُخَوِّفُهُمْ فَمَا يَزِيدُهُمْ إِلَّا طُغْيَانًا كَبِيرًا
Sana: "Rabbin şüphesiz insanları kuşatmıştır" demiştik; sana gösterdiğimiz rüya ile ve Kuran'da lanetlenmiş ağaçla, sadece insanları denedik. Biz onları korkutuyoruz, fakat bu onlara büyük taşkınlık vermekten başka birşeye yaramıyor.
61وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَائِكَةِ اسْجُدُوا لِآدَمَ فَسَجَدُوا إِلَّا إِبْلِيسَ قَالَ أَأَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ طِينًا
Meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik, İblis'ten başka hepsi secde etmiş, o ise: "çamurdan yarattığına mı secde edeceğim?" demişti.
İsrâKuran Fihrist
111Ayet
MekkiRevelation
59Ayet

Meal — İsrâ 59

Sure İsrâ Ayet 59 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Bizi mucize göndermekten alıkoyan, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semud…

Sure Ayet 59/111 — İsrâ الإسراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: İsrâ Dinle, İsrâ Meal, İsrâ mp3, İsrâ pdf. Ayet 57–61. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler