Furkân · 18/77
Meal Okunuş — Furkân
قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنبَغِي لَنَا أَن نَّتَّخِذَ مِن دُونِكَ مِنْ أَوْلِيَاءَ وَلَٰكِن مَّتَّعْتَهُمْ وَآبَاءَهُمْ حَتَّىٰ نَسُوا الذِّكْرَ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا ۝١٨
Qaaloo Subhaanaka maa kaana yambaghee lanaaa an nattakhiza min doonika min awliyaaa`a wa laakim matta`tahum wa aabaaa`ahum hattaa nasuz zikra wa kaanoo qawmam booraa
📖 Türkçe Anlam
Onlar: "Haşa; Seni bırakıp başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat Sen onlara ve babalarına nimetler verdin de sonunda Seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir millet oldular" derler.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Sübhâneke: Seni her türlü eksiklikten tenzih ederim, Sen bütün kusurlardan uzaksın.
  • Yenbağî: Yakışır, uygun olur, layık olur.
  • Evliyâ: Dostlar, yakınlar, veli edinilenler.
  • Metta'te: Nimetlendirdin, faydalandırdın, süre tanıdın.
  • Zikr: Allah'ı anmak, hatırlamak, Kur'an ve öğüt.
  • Bûr: Helak olmuş, mahvolmuş, fesada uğramış, hayırsız kimseler.

Tefsir:

Kıyamet gününde, Allah'a ortak koşanlar, taptıkları varlıkları (melekler, peygamberler, salih kişiler veya putlar) şefaatçi olarak gösterip onları suçlamaya çalışacaklar. İşte o zaman, Allah'tan başka tapınılan bu varlıklar, Allah'ı tenzih ederek şöyle diyecekler: "Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederiz, ey Rabbimiz! Senin şanına yakışmayan hiçbir şeyi sana isnat etmeyiz. Bizim, Senin dışında başka dostlar edinmemiz, Sana ortak koşmamız asla bizim için uygun ve mümkün değildir. Biz yalnızca Senin emrine boyun eğen kullarız. Fakat Sen, bu müşriklere ve atalarına dünya hayatında bol bol nimet verdin, onları uzun süre yaşattın, sağlık ve servetle donattın. Bu nimetler ve süre tanıma, onları şımarttı ve Seni anmayı, Senin öğütlerini ve kitabını unutmalarına sebep oldu. Onlar, Senin birliğini ve emirlerini terk ederek Sana ortak koştular. Sonuçta onlar, helak olmuş, hayırsız, fesada uğramış ve azabı hak etmiş bir kavim oldular."

Bu ayet, Allah'ın elçilerinin ve meleklerinin, kendilerine yapılan haksız isnatlardan uzak olduklarını ve Allah'ın emri dışında hiçbir şeye davet etmediklerini gösterir. Aynı zamanda, Allah'ın nimetlerinin insanlar için bir imtihan olduğunu, bu nimetlerin şükürle karşılanmadığı takdirde kişiyi gaflete ve helake sürükleyebileceğini bizlere öğretir. Ey iman edenler! Allah'ın size verdiği sayısız nimetleri düşünün ve bu nimetlerin O'nu anmaktan, O'na ibadet etmekten alıkoymasına izin vermeyin. Unutmayın ki dünya hayatı geçicidir; asıl olan, Allah'ın rızasını kazanmak ve O'nun rahmetine ermektir. Bu ayet, kıyamet gününde hiçbir mazeretin kabul edilmeyeceğini ve herkesin yaptıklarının karşılığını göreceğini hatırlatarak, bizi dünyada iken akıllı olmaya, Allah'ın ipine sımsıkı sarılmaya ve O'nu hiç unutmamaya davet eder.

🎧 Dinle

📜 Ayet 16-20 — Furkân

16لَّهُمْ فِيهَا مَا يَشَاءُونَ خَالِدِينَ ۚ كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ وَعْدًا مَّسْئُولًا
Temelli kalacakları cennette diledikleri şeyleri bulurlar. Bu, Rabbinin yerine getirilmesi istenen bir vaadidir.
17وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ اللَّهِ فَيَقُولُ أَأَنتُمْ أَضْلَلْتُمْ عِبَادِي هَٰؤُلَاءِ أَمْ هُمْ ضَلُّوا السَّبِيلَ
O gün Rabbin onları ve Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyleri toplar ve: "Bu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendi kendilerine mi yoldan saptılar?" der.
18قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنبَغِي لَنَا أَن نَّتَّخِذَ مِن دُونِكَ مِنْ أَوْلِيَاءَ وَلَٰكِن مَّتَّعْتَهُمْ وَآبَاءَهُمْ حَتَّىٰ نَسُوا الذِّكْرَ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا
Onlar: "Haşa; Seni bırakıp başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat Sen onlara ve babalarına nimetler verdin de sonunda Seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir millet oldular" derler.
19فَقَدْ كَذَّبُوكُم بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسْتَطِيعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًا ۚ وَمَن يَظْلِم مِّنكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَبِيرًا
"Söylediklerinizde sizi yalancı çıkardılar, artık kendinizden azabı çeviremez, yardım da göremezsiniz. Zulmedenlerinize büyük bir azap tattıracağız" denir.
20وَمَا أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَلِينَ إِلَّا إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِي الْأَسْوَاقِ ۗ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ ۗ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de, şüphesiz, yemek yerler, sokaklarda gezerlerdi. Ey insanlar! Sabreder misiniz diye sizi birbirinizle sınarız. Rabbin her şeyi görür.
FurkânKuran Fihrist
77Ayet
MekkiRevelation
18Ayet

Meal — Furkân 18

Sure Furkân Ayet 18 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Onlar: "Haşa; Seni bırakıp başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat…

Sure Ayet 18/77 — Furkân الفرقان (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Furkân Dinle, Furkân Meal, Furkân mp3, Furkân pdf. Ayet 16–20. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler