Furkân · 19/77
Meal Okunuş — Furkân
فَقَدْ كَذَّبُوكُم بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسْتَطِيعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًا ۚ وَمَن يَظْلِم مِّنكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَبِيرًا ۝١٩
Faqad kazzabookum bimaa taqooloona famaa tastatee`oona sarfanw wa laa nasraa; wa mai yazlim minkum nuziqhu `azaaban kabeeraa
📖 Türkçe Anlam
"Söylediklerinizde sizi yalancı çıkardılar, artık kendinizden azabı çeviremez, yardım da göremezsiniz. Zulmedenlerinize büyük bir azap tattıracağız" denir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Kezzebûküm: Sizi yalanladılar.
  • Bimâ tekûlûn: Söylediğiniz şeyler sebebiyle.
  • Sarf: Azabı geri çevirme, savma, defetme.
  • Nasr: Yardım, destek.
  • Men yazlim: Kim zulmederse (şirk koşarsa).
  • Nüzikhu: Biz ona tattırırız.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîme, kıyamet gününde Allah'a ortak koşanların içine düşecekleri perişanlığı ve hayal kırıklığını gözler önüne seriyor. O gün, dünyada iken Allah'ı bırakıp da taptıkları, kendilerine şefaatçi olacaklarını umdukları varlıklar, onların bu iddialarını şiddetle reddedecek ve "Siz bizim hakkımızda yalan söylüyordunuz, biz sizin ibadetinizi kabul etmemiştik" diyeceklerdir. İşte o anda müşrikler, ne kendilerinden azabı geri çevirebilecek bir güce ne de kendilerine yardım edecek bir destekçiye sahip olduklarını acı bir şekilde anlayacaklardır. Çünkü onlar da taptıkları putlar da acizdir; hiçbiri ne bir fayda sağlayabilir ne de bir zararı defedebilir.

Bu hitapla birlikte, iman edenlere de önemli bir uyarı yapılmaktadır: "Sizden kim zulmederse" yani şirk koşarak kendi nefsine zulmeder ve bu hal üzere ölürse, Allah ona da büyük bir azap tattıracaktır. Bu, Allah'ın adaletinin bir gereğidir. Hiç kimse, iman etmiş olmasına güvenerek şirke düşmemelidir. Çünkü şirk, affedilmeyen tek günahtır ve kişiyi cehennem ateşine sürükler.

Ey insan! Bu âyet, sana iki önemli ders veriyor: Birincisi, Allah'tan başkasına yönelmenin, O'ndan başkasından medet ummanın ne kadar boş ve faydasız olduğudur. Kıyamet gününde hiçbir put, hiçbir evliya, hiçbir güç sana yardım edemeyecektir. İkincisi ise, Allah'ın rahmetinin yanında azabının da çok şiddetli olduğudur. O halde, bu dünyada iken aklını başına al, yalnızca Allah'a yönel, O'na ortak koşmaktan şiddetle kaçın. Çünkü gerçek kurtuluş, ancak O'na samimiyetle teslim olmakla mümkündür. Unutma ki, Allah'a ortak koşmak, kişinin kendi nefsine yaptığı en büyük zulümdür ve bunun karşılığında büyük bir azap vardır. Rabbimiz, bizleri bu büyük zulümden ve azaptan muhafaza eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 17-21 — Furkân

17وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ اللَّهِ فَيَقُولُ أَأَنتُمْ أَضْلَلْتُمْ عِبَادِي هَٰؤُلَاءِ أَمْ هُمْ ضَلُّوا السَّبِيلَ
O gün Rabbin onları ve Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyleri toplar ve: "Bu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendi kendilerine mi yoldan saptılar?" der.
18قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنبَغِي لَنَا أَن نَّتَّخِذَ مِن دُونِكَ مِنْ أَوْلِيَاءَ وَلَٰكِن مَّتَّعْتَهُمْ وَآبَاءَهُمْ حَتَّىٰ نَسُوا الذِّكْرَ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا
Onlar: "Haşa; Seni bırakıp başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat Sen onlara ve babalarına nimetler verdin de sonunda Seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir millet oldular" derler.
19فَقَدْ كَذَّبُوكُم بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسْتَطِيعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًا ۚ وَمَن يَظْلِم مِّنكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَبِيرًا
"Söylediklerinizde sizi yalancı çıkardılar, artık kendinizden azabı çeviremez, yardım da göremezsiniz. Zulmedenlerinize büyük bir azap tattıracağız" denir.
20وَمَا أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَلِينَ إِلَّا إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِي الْأَسْوَاقِ ۗ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ ۗ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de, şüphesiz, yemek yerler, sokaklarda gezerlerdi. Ey insanlar! Sabreder misiniz diye sizi birbirinizle sınarız. Rabbin her şeyi görür.
21۞ وَقَالَ الَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَاءَنَا لَوْلَا أُنزِلَ عَلَيْنَا الْمَلَائِكَةُ أَوْ نَرَىٰ رَبَّنَا ۗ لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا فِي أَنفُسِهِمْ وَعَتَوْا عُتُوًّا كَبِيرًا
Bizimle karşılaşmayı ummayanlar: "Bize ya melekler indirilmeli, ya da Rabbimiz'i görmeliyiz" derler. And olsun ki kendi kendilerine büyüklenmişler, azgınlıkta pek ileri gitmişlerdir.
FurkânKuran Fihrist
77Ayet
MekkiRevelation
19Ayet

Meal — Furkân 19

Sure Furkân Ayet 19 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Söylediklerinizde sizi yalancı çıkardılar, artık kendinizden azabı çeviremez, yardım da…

Sure Ayet 19/77 — Furkân الفرقان (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Furkân Dinle, Furkân Meal, Furkân mp3, Furkân pdf. Ayet 17–21. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler