Âl-i İmrân · 128/200
Meal Okunuş — Âl-i İmrân
لَيۡسَ لَكَ مِنَ ٱلۡأَمۡرِ شَيۡءٌ أَوۡ يَتُوبَ عَلَيۡهِمۡ أَوۡ يُعَذِّبَهُمۡ فَإِنَّهُمۡ ظَٰلِمُونَ  ۝١٢٨
Laisa laka minal amrishai`un aw yatooba `alaihim aw yu`az zi bahum fa innahum zaalimoon
📖 Türkçe Anlam
Allah'ın, onların tevbelerini kabul veya onlara azab etmesi işiyle senin bir ilişiğin yoktur; çünkü onlar zalimlerdir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Leyse leke minel-emri şey’: Senin için işten (emirden) hiçbir şey yoktur; yani iş tamamen Allah’a aittir.
  • Ev yetûbe aleyhim: Veya onların tövbesini kabul eder (İslam’a girmelerini nasip eder).
  • Ev yuazzibehüm: Veya onlara azap eder.
  • Fe-innehüm zâlimûn: Çünkü onlar zalimlerdir (kendi nefislerine zulmedenlerdir).

Tefsir:

Uhud Savaşı sırasında ve sonrasında, müşriklerin ileri gelenleri Peygamber Efendimiz’e (sallallahu aleyhi ve sellem) karşı büyük bir düşmanlık ve zulüm sergilemişlerdi. Bu durum karşısında Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), onların helâk olması için beddua etmişti. Bunun üzerine Yüce Allah, bu âyet-i kerîmeyi indirerek Peygamberimize hitap etti:

“Ey Resûlüm! Bu işte senin için hiçbir şey yoktur. Emir ve hüküm tamamen Allah’a aittir.” Yani senin görevin tebliğ etmek, uyarmak ve insanları Allah’a çağırmaktır. Onları cezalandırmak veya affetmek, hidayet vermek veya saptırmak yalnızca Allah’ın elindedir. Sen sadece bir elçisin; Allah’ın kulları üzerindeki tasarrufu O’na mahsustur.

Allah Teâlâ, bu âyetle Peygamberimize ve ümmetine önemli bir ders vermektedir: İnsanların hidayeti veya azabı konusunda acele etmemek gerekir. Çünkü Allah’ın hikmeti sonsuzdur. Nice düşmanlar vardır ki, bugün İslam’a karşı savaşır, yarın Allah’ın lütfuyla İslam’la şereflenir. Nitekim bu âyetin devamında iki ihtimal zikredilmektedir:

Birinci ihtimal: Allah, o zalimlerden bazılarının kalbini İslam’a açabilir, tövbe nasip eder ve onları bağışlar. Onlar da Müslüman olarak kurtuluşa ererler. Bu, Allah’ın rahmetinin genişliğini gösterir.

İkinci ihtimal: Eğer onlar küfür ve zulümlerinde ısrar ederlerse, Allah onlara dünyada ve ahirette hak ettikleri azabı verir. Çünkü onlar zalimdirler; kendilerine ve başkalarına zulmetmişlerdir. Zalimler ise Allah’ın adaletinden kaçamazlar.

Bu âyet, Müslümanlara şu müjdeyi verir: Zafer ve hüküm Allah’tandır. Bizler sadece sebeplere sarılır, tebliğ eder ve sabrederiz. Sonuç Allah’a aittir. Bu da müminin kalbine büyük bir huzur ve güven verir. Çünkü bizler, işlerin sonucunu Allah’a havale ettiğimizde, hiçbir endişe ve korku bize galip gelemez.

Ayrıca bu âyet, Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) bile kullar üzerinde mutlak tasarruf sahibi olmadığını, her şeyin Allah’ın elinde olduğunu öğretir. Öyleyse bizler de Allah’a güvenmeli, O’nun hikmetine teslim olmalı ve insanların hidayeti için dua etmeye devam etmeliyiz. Çünkü hidayet Allah’ın elindedir; O dilediğine rahmet eder, dilediğine adaletle muamele eder. Bizim görevimiz, güzel ahlak ve samimi tebliğle insanları Allah’a davet etmektir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 126-130 — Âl-i İmrân

126وَمَا جَعَلَهُ ٱللَّهُ إِلَّا بُشۡرَىٰ لَكُمۡ وَلِتَطۡمَئِنَّ قُلُوبُكُم بِهِۦۗ وَمَا ٱلنَّصۡرُ إِلَّا مِنۡ عِندِ ٱللَّهِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَكِيمِ 
Allah bunu, ancak size müjde olsun ve böylece kalbleriniz yatışsın diye yapmıştır. İnkar edenlerin bir kısmını kesmek veya ümidsiz olarak geri dönecek şekilde bozguna uğratmak için gereken yardım, ancak Güçlü ve Hakim olan Allah katından olur.
127لِيَقۡطَعَ طَرَفًا مِّنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَوۡ يَكۡبِتَهُمۡ فَيَنقَلِبُواْ خَآئِبِينَ 
Allah bunu, ancak size müjde olsun ve böylece kalbleriniz yatışsın diye yapmıştır. İnkar edenlerin bir kısmını kesmek veya ümidsiz olarak geri dönecek şekilde bozguna uğratmak için gereken yardım, ancak Güçlü ve Hakim olan Allah katından olur.
128لَيۡسَ لَكَ مِنَ ٱلۡأَمۡرِ شَيۡءٌ أَوۡ يَتُوبَ عَلَيۡهِمۡ أَوۡ يُعَذِّبَهُمۡ فَإِنَّهُمۡ ظَٰلِمُونَ 
Allah'ın, onların tevbelerini kabul veya onlara azab etmesi işiyle senin bir ilişiğin yoktur; çünkü onlar zalimlerdir.
129وَلِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۚ يَغۡفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُۚ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ 
Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ındır. Dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
130يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَأۡكُلُواْ ٱلرِّبَوٰٓاْ أَضۡعَٰفًا مُّضَٰعَفَةًۖ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ 
Ey İnananlar! Faizi kat kat alarak yemeyin. Allah'tan sakının ki başarıya erişesiniz.
Âl-i İmrânKuran Fihrist
200Ayet
MedeniRevelation
128Ayet

Meal — Âl-i İmrân 128

Sure Ayet 128/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 126–130. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler