Nisâ · 46/176
Meal Okunuş — Nisâ
مِّنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَيَقُولُونَ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَٱسۡمَعۡ غَيۡرَ مُسۡمَعٍ وَرَٰعِنَا لَيَّۢا بِأَلۡسِنَتِهِمۡ وَطَعۡنًا فِي ٱلدِّينِۚ وَلَوۡ أَنَّهُمۡ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَا وَٱسۡمَعۡ وَٱنظُرۡنَا لَكَانَ خَيۡرًا لَّهُمۡ وَأَقۡوَمَ وَلَٰكِن لَّعَنَهُمُ ٱللَّهُ بِكُفۡرِهِمۡ فَلَا يُؤۡمِنُونَ إِلَّا قَلِيلًا  ۝٤٦
Minal lazeena haadoo yuharrifoonal Kalima `am mawaadi`ihee wa yaqooloona sami`naa wa `asainaa wasma` ghaira musma`inw wa raa`inaa laiyam bi alsinatihim wa ta`nan fiddeen; wa law annahum qaaloo sami`naa wa ata`naa wasma` wanzurnaa lakaana khairal lahum wa aqwama wa laakil la ``anahumul laahu bikufrihim falaa yu`minoona illaa qaleela
📖 Türkçe Anlam
Yahudilerden, sözleri yerlerinden değiştirip: "İşittik ve karşı geldik, kulak vermeyerek dinle" ve dillerini eğip bükerek ve dini yererek: "Bizi de dinle" diyenler vardır. Şayet: "İşittik ve itaat ettik, dinle ve bizi gözet" demiş olsalardı, onlar için daha iyi daha doğru olurdu. İşte Allah inkarları yüzünden onlara lanet etmiştir. Onların ancak pek azı inanır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Yuharrifûnel-kelime: Kelimeleri tahrif ederler, yerinden kaydırırlar.
  • Ğayra müsmein: "İşitilmedik bir işitme" veya "işitme ki olmasın" anlamında beddua ifadesi.
  • Râinâ: "Bizi gözet" anlamında bir saygı ifadesi olarak kullanılırdı; ancak Yahudiler bu kelimeyi bozarak hakaret amacıyla kullanmışlardır.
  • Leyyen bi-elsinetihim: Dillerini eğip bükerek, lafı çarpıtarak.
  • Ta'nen fi'd-dîn: Dine saldırı, dini eleştiri ve karalama.
  • Ve'nsurnâ: "Bize bak, bizi dinle" anlamında saygılı bir ifade.
  • Ekvem: Daha doğru, daha uygun.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, Yahudilerin kötü ahlâkını ve Peygamber Efendimize (sallallahu aleyhi ve sellem) karşı takındıkları saygısız tavırları bizlere haber vermektedir. Onlardan bir grup, Allah'ın indirdiği kelimeleri tahrif ediyor, Tevrat'taki Peygamberimizin vasıflarını ve diğer hükümleri yerlerinden kaydırıyorlardı. Sözleriyle de Peygamberimize karşı edepsizlik ediyor, "Sözünü işittik, emrine isyan ettik" diyorlardı. "İşit, işitilmedik bir işitme ile" diyerek aslında ona beddua ediyorlardı. "Râinâ" derlerken de dillerini eğip bükerek, bu kelimeyi "bizi gözet" anlamında değil, İbranice'de hakaret içeren bir anlamda kullanıyor, böylece hem Peygamberimize hakaret ediyor hem de İslam dinini karalıyorlardı.

Yüce Allah onlara şöyle buyuruyor: Eğer bu saygısız sözler yerine "İşittik ve itaat ettik, dinle ve bize bak" deselerdi, bu onlar için hem daha hayırlı hem de daha doğru ve uygun bir davranış olurdu. Fakat onlar küfürlerinde ısrar ettikleri için Allah onları rahmetinden uzaklaştırmış ve lanetlemiştir. Bu yüzden içlerinden çok azı iman eder; o iman da onlara fayda vermez.

Bu âyet bize, Allah'ın Peygamberine ve dinine karşı saygılı olmanın önemini öğretmektedir. Müslüman olarak bizler, Peygamber Efendimize karşı edep ve hürmetle davranmalı, onun getirdiği hükümlere tam bir teslimiyetle "İşittik ve itaat ettik" demeliyiz. Unutmayalım ki Allah katında en değerli söz, doğru ve güzel olandır. Rabbimiz bizleri, Peygamberine karşı edepsizlik edenlerden değil, ona hürmet eden ve sünnetine uyan kullarından eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 44-48 — Nisâ

44أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ أُوتُواْ نَصِيبًا مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِ يَشۡتَرُونَ ٱلضَّلَٰلَةَ وَيُرِيدُونَ أَن تَضِلُّواْ ٱلسَّبِيلَ 
Kendilerine Kitap'dan bir pay verilenlerin sapıklığı satın aldıklarını ve sizin yolu sapıtmanızı istediklerini görmüyor musun?
45وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِأَعۡدَآئِكُمۡۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَلِيًّا وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ نَصِيرًا 
Allah, düşmanlarınızı çok iyi bilir. Allah size dost olarak da yeter, yardımcı olarak da yeter.
46مِّنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَيَقُولُونَ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَٱسۡمَعۡ غَيۡرَ مُسۡمَعٍ وَرَٰعِنَا لَيَّۢا بِأَلۡسِنَتِهِمۡ وَطَعۡنًا فِي ٱلدِّينِۚ وَلَوۡ أَنَّهُمۡ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَا وَٱسۡمَعۡ وَٱنظُرۡنَا لَكَانَ خَيۡرًا لَّهُمۡ وَأَقۡوَمَ وَلَٰكِن لَّعَنَهُمُ ٱللَّهُ بِكُفۡرِهِمۡ فَلَا يُؤۡمِنُونَ إِلَّا قَلِيلًا 
Yahudilerden, sözleri yerlerinden değiştirip: "İşittik ve karşı geldik, kulak vermeyerek dinle" ve dillerini eğip bükerek ve dini yererek: "Bizi de dinle" diyenler vardır. Şayet: "İşittik ve itaat ettik, dinle ve bizi gözet" demiş olsalardı, onlar için daha iyi daha doğru olurdu. İşte Allah inkarları yüzünden onlara lanet etmiştir. Onların ancak pek azı inanır.
47يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ ءَامِنُواْ بِمَا نَزَّلۡنَا مُصَدِّقًا لِّمَا مَعَكُم مِّن قَبۡلِ أَن نَّطۡمِسَ وُجُوهًا فَنَرُدَّهَا عَلَىٰٓ أَدۡبَارِهَآ أَوۡ نَلۡعَنَهُمۡ كَمَا لَعَنَّآ أَصۡحَٰبَ ٱلسَّبۡتِۚ وَكَانَ أَمۡرُ ٱللَّهِ مَفۡعُولًا 
Ey Kitap verilenler! Yüzleri silip arkaya çevirerek enseler gibi dümdüz yapmadan, yahut cumartesi güncüleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden önce, yanınızdakini tasdik ederek indirdiğimiz Kuran'a inanın; Allah'ın emri daima yapılagelmiştir.
48إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَغۡفِرُ أَن يُشۡرَكَ بِهِۦ وَيَغۡفِرُ مَا دُونَ ذَٰلِكَ لِمَن يَشَآءُۚ وَمَن يُشۡرِكۡ بِٱللَّهِ فَقَدِ ٱفۡتَرَىٰٓ إِثۡمًا عَظِيمًا 
Allah kendisine ortak koşmayı elbette bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse, şüphesiz büyük bir günahla iftira etmiş olur.
NisâKuran Fihrist
176Ayet
MedeniRevelation
46Ayet

Meal — Nisâ 46

Sure Ayet 46/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 44–48. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler