Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Muhallefûn: Geride bırakılanlar. Hudeybiye seferine katılmayıp geri kalan ve bu yüzden Allah tarafından kınanan münafıklar.
- Meğânim: Ganimetler, savaşta elde edilen mallar.
- Kelâmullah: Allah'ın sözü, vaadi.
- Yübeddilû: Değiştirmek, bozmak istemek.
- Lâ tefqahûn: Anlamıyorlar, idrak edemiyorlar.
Tefsir:
Bu âyet, Hudeybiye Antlaşması'ndan sonra yaşanan bir olayı ve münafıkların iki yüzlü tutumunu gözler önüne seriyor. Allah Teâlâ, Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) ve Hudeybiye'de hazır bulunan müminlere, Hayber ganimetlerini vaat etmişti. Bu vaat, sadece o sefere katılanlara özeldi.
Âyette haber verildiğine göre, münafıklar, müminler Hayber'e gitmek üzere yola çıktıklarında şöyle diyecekler: "Bizi de bırakın, sizinle gelelim." Onların bu isteği, aslında Allah'ın vaadini değiştirme çabasından başka bir şey değildi. Çünkü onlar, bu ganimetlere ortak olmak istiyorlardı. Oysa Allah, bu ganimetleri yalnızca Hudeybiye'de bulunanlara tahsis etmişti.
Allah Teâlâ, Peygamberine şöyle demesini emrediyor: "Siz bizimle asla gelemeyeceksiniz. Çünkü Allah, daha önce böyle buyurmuştur." Bu cevap karşısında münafıklar, iftiraya ve suçlamaya başvuracaklar: "Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz. Ganimetlere ortak olmamızı istemiyorsunuz." diyecekler.
İşte bu noktada Allah Teâlâ, onların bu iddiasının asılsız olduğunu bildiriyor: "Hayır, onlar işin aslını anlamıyorlar. Onlar, Allah'ın emir ve yasaklarından ancak çok az bir şeyi kavrayabiliyorlar." Onların asıl sorunu, kıskançlık değil; iman ve idrak yoksunluğudur. Allah'ın hükmüne razı olmamak, O'nun vaadine itiraz etmek, ancak kalbi imanla aydınlanmamış kimselerin işidir.
Bu âyet, müminlere çok önemli bir ders vermektedir: Allah'ın emirlerine ve hükümlerine tam bir teslimiyetle bağlanmak gerekir. Allah'ın takdir ettiği bir şeyi değiştirmeye çalışmak, O'na karşı gelmek demektir. Münafıkların tutumu, bu gerçeği açıkça ortaya koymaktadır. Onlar, dünyalık menfaatler uğruna Allah'ın vaadini bile değiştirmeye kalkışmışlar, ancak başarılı olamamışlardır.
Bu kıssadan hisse almalıyız: Bizler de Allah'ın hükümlerine razı olmalı, O'nun takdirine güvenmeliyiz. Dünyalık çıkarlarımız için dinimizin emirlerini eğip bükmeye çalışmamalıyız. Unutmayalım ki, Allah'ın vaadi haktır ve O'nun sözü asla değişmez. Mümin, Allah'ın rızasını her şeyin üzerinde tutar ve O'nun hükmüne gönülden teslim olur. Bu teslimiyet, dünyada huzur, ahirette ise kurtuluşun anahtarıdır.
📜 Ayet 13-17 — Fetih
Meal — Fetih 15
Sure Ayet 15/29 — Fetih الفتح (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Fetih Dinle, Fetih Meal, Fetih mp3, Fetih pdf. Ayet 13–17. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










