Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Şehâdetu beyniküm: Aranızda şahitlik, vasiyet anında şahit tutma.
- Zevâ adl: Âdil, doğru ve güvenilir iki kişi.
- Min ğayriküm: Sizden olmayan, yani gayrimüslimlerden.
- Darabtüm fil-ard: Yeryüzünde yolculuk yapmanız, sefere çıkmanız.
- Müsîbetül-mevt: Ölümün gelip çatması, ölüm anına yaklaşma.
- Tahbisûnehümâ: Onları alıkoyarsınız, durdurursunuz.
- İrtabtüm: Şüpheye düşerseniz, tereddüt ederseniz.
- Lâ neşterî bihi semenen: Onun (Allah'ın adını anarak yemin etmenin) karşılığında dünyalık bir bedel almayız.
- İnnâ izen le-minel-âsirîn: O takdirde biz gerçekten günahkârlardan oluruz.
Tefsir:
Ey iman edenler! Allah'a ve Resûlü'ne kalpten inanıp hayatınızı O'nun rızasına göre düzenleyen müminler! Sizden birinize ölüm yaklaşıp da vasiyet etmek istediği zaman, bu vasiyete şahitlik edecek iki âdil Müslümanı şahit tutun. Ancak yolculukta iken ölüm size gelip çatmışsa ve Müslüman şahit bulamama durumu söz konusuysa, o zaman gayrimüslimlerden de iki kişiyi şahit tutabilirsiniz. Bu, dinin size kolaylık sağlamasıdır; zira amaç, hakkın korunması ve adaletin tecellisidir.
Eğer bu şahitlerin doğruluğundan şüpheye düşerseniz, onları namazdan sonra (özellikle ikindi namazını müteakip) alıkoyar ve Allah adına yemin ettirirsiniz. Onlar da şöyle yemin ederler: "Biz, bu yemin karşılığında dünyalık hiçbir bedel almayız; yakınımız bile olsa, hiç kimseyi kayırmayız ve Allah'ın bize yüklediği şahitliği asla gizlemeyiz. Eğer gizlersek, o takdirde biz gerçekten günahkârlardan oluruz."
Bu hüküm, İslam'ın adalete ve emanete verdiği büyük önemin bir göstergesidir. Ölüm anında dahi insanın hakkı gözetilir, vasiyetin yerine getirilmesi garanti altına alınır. Bu, müminin dünya hayatındaki son anlarında bile hukuka riayet etmesini emreden yüce bir ahlak düsturudur. Allah Teâlâ, kullarının birbirlerine karşı olan haklarını korumayı ve adaleti ayakta tutmayı böylece öğretmektedir.
Ey müminler! Bu âyet, size ölüm anında dahi doğruluktan ayrılmamanızı, şahitliğin kutsallığını ve emanetin korunmasını öğretmektedir. Unutmayın ki Allah, her şeyi gören ve işitendir; siz yeminlerinizde ve şahitliklerinizde ne kadar dürüst olursanız, Allah katında o kadar değerli olursunuz. Bu dünyada elde edeceğiniz hiçbir menfaat, ahiretteki ebedi kurtuluşun yerini tutamaz. Öyleyse, Allah'ın emrine uyun, adaleti ayakta tutun ve O'nun rızasını kazanmaya çalışın. İşte bu, gerçek kurtuluşun ve mutluluğun yoludur.
📜 Ayet 104-108 — Mâide
Meal — Mâide 106
Sure Ayet 106/120 — Mâide المائدة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mâide Dinle, Mâide Meal, Mâide mp3, Mâide pdf. Ayet 104–108. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










