Mâide · 105/120
Meal Okunuş — Mâide
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا عَلَيْكُمْ أَنفُسَكُمْ ۖ لَا يَضُرُّكُم مَّن ضَلَّ إِذَا اهْتَدَيْتُمْ ۚ إِلَى اللَّهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ۝١٠٥
Yaaa aiyuhal lazeena aamanoo `alaikum anfusakum laa yadurrukum man dalla izah tadaitum; ilal laahi marji`ukum jamee`an fayunabbi`ukum bimaa kuntum ta`maloon
📖 Türkçe Anlam
Ey İnananlar! Siz kendinize bakın; doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Alaykum enfusekum: Kendi nefislerinize dikkat edin, kendinizi düzeltmeye bakın.
  • Lâ yadurrukum: Size zarar veremez, size dokunamaz.
  • İhtedeytüm: Doğru yolu bulursanız, hidayet üzere olursanız.
  • Feyünebbiüküm: Size haber verecek, yaptıklarınızı açıklayacak.

Tefsir:

Ey iman edenler! Allah’a ve Resulüne kalpten inanıp, O’nun emirlerini hayatınıza geçiren kullar! Öncelikle kendi nefsinizin ıslahına, kendi kalbinizin ve amelinizin düzelmesine gayret edin. Kendinizi Allah’a itaatle, O’nun yasaklarından kaçınmakla yükümlü tutun. Siz doğru yolda olduğunuz, hidayet üzere yaşadığınız ve bu yolda sebat ettiğiniz sürece, başkalarının sapıklığı size zarar veremez. Çünkü herkes kendi amelinin hesabını verecek, kimse başkasının günahını yüklenmeyecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır: Bu ayet, iyiliği emredip kötülükten sakındırma görevini terk etmeyi emretmez. Bilakis, siz doğru yolda olduğunuz sürece, başkalarının sapması size zarar vermez. Ancak bu doğru yolda olmanın bir gereği de, insanlara iyiliği emretmek ve onları kötülükten sakındırmaktır. Yani siz, hem kendi nefsinizi düzeltir hem de çevrenize karşı sorumluluğunuzu yerine getirirseniz, o zaman sapıkların hali sizi üzse de size zarar vermez. Nitekim Peygamberimiz (s.a.v.) bu ayeti, “İnsanlar kötülük görüp de değiştirmeye güçleri yettiği halde değiştirmezlerse, Allah’ın azabının onları da kapsayacağını” bildiren hadisleriyle açıklamıştır. Demek ki, emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker, hidayetin bir parçasıdır.

Ey müminler! Unutmayın ki hepinizin dönüşü yalnızca Allah’adır. İster doğru yolda olan, ister sapıtan, hepiniz O’nun huzurunda toplanacaksınız. O gün Allah, dünyada yaptığınız her şeyi size tek tek haber verecek, hiçbir ameliniz göz ardı edilmeyecektir. İyilik yapanlar mükâfatını, kötülük yapanlar cezasını görecektir. Bu, hem müminler için bir müjde hem de sapıtanlar için bir tehdittir.

Sevgili kardeşlerim! Bu ayet bize ne kadar büyük bir müjde veriyor: Siz Allah’a yöneldiğiniz, O’nun kitabına sarıldığınız ve Peygamberinin sünnetine uyduğunuz sürece, etrafınızdaki olumsuzluklar sizi yıldırmasın. Siz ışığınızı yaymaya devam edin; karanlık, ışığın önünde duramaz. Kendi nefsinizi düzeltin, sonra da güzellikleri çevrenize anlatın. Çünkü bir insanın hidayetine vesile olmanız, sizin için dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır. Allah’a güvenin, O’nun vaadi haktır. Sonunda hepimiz O’na döneceğiz ve O, adaletiyle herkese layık olduğunu verecektir. Bu bilinçle yaşayın, hem dünyanızı hem ahiretinizi mamur edin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 103-107 — Mâide

103مَا جَعَلَ اللَّهُ مِن بَحِيرَةٍ وَلَا سَائِبَةٍ وَلَا وَصِيلَةٍ وَلَا حَامٍ ۙ وَلَٰكِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا يَفْتَرُونَ عَلَى اللَّهِ الْكَذِبَ ۖ وَأَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ
Allah, kulağı çentilen, salıverilen, erkek dişi ikizler doğuran, on defa yavrulamasından ötürü yük vurulmayan hayvanların adanmasını emretmemiştir; fakat inkar edenler Allah'a karşı yalan uydururlar ve çoğu da akletmezler.
104وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْا إِلَىٰ مَا أَنزَلَ اللَّهُ وَإِلَى الرَّسُولِ قَالُوا حَسْبُنَا مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ آبَاءَنَا ۚ أَوَلَوْ كَانَ آبَاؤُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ شَيْئًا وَلَا يَهْتَدُونَ
Onlara, "Gelin Allah'ın indirdiği Kitap'a ve peygambere uyun" dendiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter" derler; ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyseler?
105يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا عَلَيْكُمْ أَنفُسَكُمْ ۖ لَا يَضُرُّكُم مَّن ضَلَّ إِذَا اهْتَدَيْتُمْ ۚ إِلَى اللَّهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Ey İnananlar! Siz kendinize bakın; doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.
106يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا شَهَادَةُ بَيْنِكُمْ إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمُ الْمَوْتُ حِينَ الْوَصِيَّةِ اثْنَانِ ذَوَا عَدْلٍ مِّنكُمْ أَوْ آخَرَانِ مِنْ غَيْرِكُمْ إِنْ أَنتُمْ ضَرَبْتُمْ فِي الْأَرْضِ فَأَصَابَتْكُم مُّصِيبَةُ الْمَوْتِ ۚ تَحْبِسُونَهُمَا مِن بَعْدِ الصَّلَاةِ فَيُقْسِمَانِ بِاللَّهِ إِنِ ارْتَبْتُمْ لَا نَشْتَرِي بِهِ ثَمَنًا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰ ۙ وَلَا نَكْتُمُ شَهَادَةَ اللَّهِ إِنَّا إِذًا لَّمِنَ الْآثِمِينَ
Ey İnananlar! Ölüm birinize geldiği zaman vasiyet ederken içinizden iki adil kimseyi; şayet yolculukta olup başınıza da ölüm musibeti gelmişse, namazdan sonra alıkoyacağınız, şüpheleniyorsanız, "Akraba bile olsa yeminle hiçbir değeri değiştirmeyeceğiz, Allah'ın şahidliğini gizlemeyeceğiz, yoksa şüphesiz günahkarlardan oluruz" diye yemin eden sizden olmayan iki kişiyi şahid tutun.
107فَإِنْ عُثِرَ عَلَىٰ أَنَّهُمَا اسْتَحَقَّا إِثْمًا فَآخَرَانِ يَقُومَانِ مَقَامَهُمَا مِنَ الَّذِينَ اسْتَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْأَوْلَيَانِ فَيُقْسِمَانِ بِاللَّهِ لَشَهَادَتُنَا أَحَقُّ مِن شَهَادَتِهِمَا وَمَا اعْتَدَيْنَا إِنَّا إِذًا لَّمِنَ الظَّالِمِينَ
Eğer bu şahidlerin günah işlemiş oldukları ortaya çıkarsa ölene daha yakın hak sahibi diğer iki kişi bunların yerine geçer ve "Bizim şahidliğimiz ikisininkinden de daha doğrudur, biz aşırı gitmedik, yoksa şüphesiz zulmedenlerden oluruz" diye Allah'a yemin ederler.
MâideKuran Fihrist
120Ayet
MedeniRevelation
105Ayet

Meal — Mâide 105

Sure Mâide Ayet 105 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Ey İnananlar! Siz kendinize bakın; doğru yolda iseniz sapıtan kimse…

Sure Ayet 105/120 — Mâide المائدة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mâide Dinle, Mâide Meal, Mâide mp3, Mâide pdf. Ayet 103–107. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler