Bugün sizden ve inkar edenlerden fidye kabul edilmez; varacağınız yer ateştir, layığınız orasıdır; ne kötü bir dönüştür!
📜
Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
Fidye: Bir kimseyi azaptan kurtarmak için verilen bedel, karşılık.
Me’vâ: Barınak, sığınılacak yer.
Mevlâ: Burada "evlâ" yani daha lâyık, daha uygun anlamındadır.
Masîr: Dönülecek yer, varılacak son durak.
Tefsir:
Ey münafıklar! Bugün öyle bir gündür ki, ne sizden ne de açıkça küfre düşen kâfirlerden herhangi bir fidye kabul edilir. Ne malınızı ortaya koyarak ne de başka bir bedel ödeyerek kendinizi Allah’ın azabından kurtaramazsınız. O gün pişmanlık fayda vermez, özür dilenmez, hiçbir karşılık azabı defedemez. Sizin de kâfirlerin de varacağı yer cehennemdir. O ateş, size her türlü mekândan daha lâyıktır; çünkü siz dünyada hakikati görmezden gelip batıla sarıldınız. Cehennem sizin gerçek dostunuz ve sığınağınız olacaktır. Ne kötü bir dönüş yeridir o!
Bu ayet, insanın dünya hayatında verdiği kararların ahiretteki sonuçlarını gözler önüne serer. Rabbimiz, kullarına merhamet ederek daha dünyadayken uyarıyor: Bugün tövbe kapısı açıkken, fidye olarak amel sunulabilecekken, Allah’a yönelin! Çünkü ahirette ne mal ne evlat ne makam kurtarır; yalnızca iman ve salih amel kurtarır. Bu ilahi ikaz, aslında bir rahmettir; insanı uyandırmak ve doğru yola çağırmaktır. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyelim, fakat O’nun azabından da gafil olmayalım. Bugün elimizdeyken, kalbimizi temizleyelim, amellerimizi düzeltelim ki o büyük günde yüzümüz ak olsun. Unutmayalım ki dünya, ahiretin tarlasıdır; burada ne ekersek orada onu biçeriz.
İkiyüzlü erkek ve kadınlar müminlere: "Bizi de gözetin; ışığınızdan faydalanalım" dedikleri gün, onlara: "Ardınıza dönün de ışık arayın" denir; inananlarla ikiyüzlüler arasına, kapısının içinde rahmet ve dışında azap olan bir sur çekilir.
İkiyüzlüler, inananlara: "Biz sizinle beraber değil miydik" diye seslenirler. Onlar: "Evet öyle; fakat sizler kendinizi aldattınız, bize pusu kurdunuz, Allah'ın buyruğu gelene kadar dinde şüpheye düştünüz; sizi kuruntular aldattı; sizi şeytanlar Allah'a karşı da ayarttı."
İnananların gönüllerinin Allah'ı anması ve O'ndan inen gerçeğe içten bağlanması zamanı daha gelmedi mi? Onlar, daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar; onların üzerinden uzun zaman geçti de kalbleri katılaştı; çoğu, yoldan çıkmış kimselerdir.
Kuran Suresi sitesi, sevgili kitabı ve arındırılmış Sünnet'i hizmet etmek, Kuran ve Sünnet müfredatında şeriat bilimlerini kolaylaştırmak, bilginin öğrencilerine önem vermek ve şeriat bilimlerini kolaylaştırmak amacıyla mütevazı bir girişim olarak kurulmuştur ve bize desteğinizden memnunuz ve Yüce Allah'tan bizi şerefli bir şekilde kabul etmesini ve amellerimizi kabul etmesini diliyoruz. .