Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- E lem ye’ni: Yaklaşmadı mı, gelmedi mi? (Hâlâ vakti gelmedi mi?)
- Taşşea: Huşû duymak, yumuşamak, boyun eğmek, Allah korkusuyla kalbin titremesi.
- Zikrillah: Allah’ı anmak, O’nun öğütlerini hatırlamak.
- Mâ nezele minel hakk: İnen hak olan Kur’ân-ı Kerîm.
- Emed: Uzun zaman, süre.
- Kaset: Katılaştı, sertleşti.
- Fâsik: Allah’ın emrinden çıkan, günahkâr.
Tefsir:
Ey iman edenler! Sizin için hâlâ o vakit gelmedi mi ki, kalpleriniz Allah’ı andığında ve O’nun indirdiği hak olan Kur’ân’ı işittiğinde huşû duysun, yumuşasın ve O’na karşı derin bir saygıyla boyun eğsin? Bu, imanın özü ve kalbin diriliğidir. Çünkü iman sadece dille ikrar değil, kalbin Allah’a bağlanması, O’nun kelâmı karşısında titremesidir. Ne zaman ki kul, Rabbini andığında kalbi ürperir, günahlarından dolayı utanır ve O’na yönelirse, işte o zaman gerçek kulluk başlar.
Allah Teâlâ bu âyet-i kerîmede müminleri, kendilerinden önce kitap verilenlerin (Yahudi ve Hristiyanların) acıklı durumuna düşmekten sakındırmaktadır. Onlar, kendilerine Tevrat ve İncil verilmişti; ancak üzerlerinden uzun zaman geçti, nesiller değişti, dünya onları meşgul etti ve kalpleri katılaştı. Allah’ın kelâmını tahrif ettiler, emirlerini terk ettiler, öğütlere sırt çevirdiler. Sonunda kalpleri taş gibi, hatta daha da katı oldu. İçlerinden çoğu Allah’ın emrinden çıkıp fasık oldular; yani doğru yoldan sapıp günaha daldılar.
Bu âyet, müminler için hem bir uyarı hem de bir rahmettir. Allah, sevdikleri kullarını bu şekilde ikaz ederek onları gaflet uykusundan uyandırmak ister. Ey mümin! Sakın sen de onlar gibi olma! Kur’ân’ı okuduğunda, Allah’ın adı anıldığında kalbin katılaşmasın, aksine yumuşasın, gözlerin yaşarsın, bedenin ürpersin. Çünkü kalbin yumuşaması, imanın canlılığının alametidir. Allah’ın kelâmına karşı duyarsız kalan kalp, ölü bir kalptir.
Unutma ki bu dünya bir imtihan yeridir ve zaman çok çabuk geçmektedir. Bugün kalbini yumuşatıp Rabbine dönen, yarın pişmanlık duymaz. Fakat kalbini katılaştırıp gaflette kalan, sonunda öncekiler gibi hüsrana uğrayabilir. Öyleyse fırsat varken, kalbini Kur’ân’a ve zikre aç; Allah’ın rahmetine sığın. Çünkü Allah, kendisine yönelen kullarını sever, onların günahlarını bağışlar ve kalplerine huzur verir. Bu çağrıya kulak veren, dünyada da ahirette de kurtuluşa erer. Allah’ın rahmetinden ümit kesilmez; O, tövbe edenleri bağışlayan, merhameti bol olandır.
📜 Ayet 14-18 — Hadîd
Meal — Hadîd 16
Sure Hadîd Ayet 16 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : İnananların gönüllerinin Allah'ı anması ve O'ndan inen gerçeğe içten bağlanması…Sure Ayet 16/29 — Hadîd الحديد (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Hadîd Dinle, Hadîd Meal, Hadîd mp3, Hadîd pdf. Ayet 14–18. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










