Hadîd · 8/29
Meal Okunuş — Hadîd
وَمَا لَكُمْ لَا تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ ۙ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ لِتُؤْمِنُوا بِرَبِّكُمْ وَقَدْ أَخَذَ مِيثَاقَكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ ۝٨
Wa maa lakum laa tu`minoona billaahi war Rasoolu yad`ookum lituu`minoo bi Rabbikum wa qad akhaza meesaaqakum in kuntum mu`mineen
📖 Türkçe Anlam
Peygamber sizi, Rabbinize inanmaya çağırdığı halde, Allah'a niçin inanmazsınız? Hem O, sizden söz almıştı, inanmışlar iseniz; bu çağrıya koşun.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Mîsâk: Sözleşme, sağlam ve bağlayıcı anlaşma, ahit.
  • Yed'ûküm: Sizi çağırıyor, davet ediyor.
  • Tü'minû: İman edesiniz, inanasınız.
  • Ehaze: Aldı, yerine getirdi.

Tefsir:

Ey insanlar! Allah'a iman etmemeniz için ne gibi bir mazeretiniz olabilir? Hangi özür, sizi yaratan, yaşatan ve size sayısız nimetler veren Rabbinize iman etmekten alıkoyabilir? Üstelik Allah'ın Resulü, elçisi şu an tam karşınızda duruyor ve sizi Rabb'inize iman etmeye, O'na teslim olmaya çağırıyor. Bu davet, boş bir çağrı değildir; size dünya ve ahiret mutluluğunu getirecek olan en büyük hakikate, en yüce gerçeğe götüren bir davettir.

Düşünün ki, siz daha anne karnında değilken, babanızın sırtında, Hz. Âdem'in soyundan gelirken Allah Teâlâ sizden söz almıştır. O, sizi yaratacağını bildiği anda, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye sorduğunda, siz de "Evet, Sen bizim Rabbimizsin" diye ikrar etmiştiniz. İşte bu, Allah'ın sizden aldığı mîsâktır, sağlam sözleşmedir. Bu sözleşme, sizin fıtratınıza işlenmiştir; her insan, yaratılışı gereği Allah'ı tanıma ve O'na iman etme kabiliyetiyle doğmuştur.

Şayet gerçekten iman eden kimseler iseniz, bu fıtratınıza dönün, bu mîsâkınızı hatırlayın ve ona sadık kalın. Çünkü iman, sadece dil ile söylenen bir söz değil; kalbin tasdiki, aklın kabulü ve bedenin bunu yaşamasıdır. Allah'ın elçisi size bu hakikati hatırlatmak için gönderilmiştir. O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak, cehaletten ilme, şirkten tevhide, dalaletten hidayete ulaştırmak için çırpınıyor.

Ey kardeşlerim! Bu kadar açık deliller, bu kadar net davet varken iman etmemek, ancak gaflet ve inatla açıklanabilir. Oysa Allah, size merhamet etmekte, sizi affetmek ve cennetine kavuşturmak istemektedir. Kapıyı çalan bir davetçi var; ne duruyorsunuz? Kalkın, bu çağrıya icabet edin, Rabbinize yönelin. İman edin ki, kalpleriniz huzur bulsun, hayatınız anlam kazansın ve ahirette kurtuluşa eresiniz. Unutmayın ki, bu dünya hayatı geçicidir; asıl kalıcı olan, Allah'ın rızası ve O'nun katındaki ebedî saadettir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 6-10 — Hadîd

6يُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ ۚ وَهُوَ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Geceyi gündüze katar, gündüzü geceye katar; O kalblerde olanı bilendir.
7آمِنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَأَنفِقُوا مِمَّا جَعَلَكُم مُّسْتَخْلَفِينَ فِيهِ ۖ فَالَّذِينَ آمَنُوا مِنكُمْ وَأَنفَقُوا لَهُمْ أَجْرٌ كَبِيرٌ
Ey insanlar! Allah'a ve Peygamberine inanın; sizi varis kıldığı şeylerden sarfedin; aranızdan, inanıp da sarfeden kimselere büyük ecir vardır
8وَمَا لَكُمْ لَا تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ ۙ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ لِتُؤْمِنُوا بِرَبِّكُمْ وَقَدْ أَخَذَ مِيثَاقَكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
Peygamber sizi, Rabbinize inanmaya çağırdığı halde, Allah'a niçin inanmazsınız? Hem O, sizden söz almıştı, inanmışlar iseniz; bu çağrıya koşun.
9هُوَ الَّذِي يُنَزِّلُ عَلَىٰ عَبْدِهِ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لِّيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ ۚ وَإِنَّ اللَّهَ بِكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ
Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna, apaçık ayetler indiren O'dur. Doğrusu Allah size karşı şefkatlidir, merhametlidir.
10وَمَا لَكُمْ أَلَّا تُنفِقُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلِلَّهِ مِيرَاثُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۚ لَا يَسْتَوِي مِنكُم مَّنْ أَنفَقَ مِن قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَ ۚ أُولَٰئِكَ أَعْظَمُ دَرَجَةً مِّنَ الَّذِينَ أَنفَقُوا مِن بَعْدُ وَقَاتَلُوا ۚ وَكُلًّا وَعَدَ اللَّهُ الْحُسْنَىٰ ۚ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ
Göklerin ve yerin mirasçısı Allah olduğu halde, Allah yolunda siz niçin sarf etmiyorsunuz? İçinizden Mekke'nin fethinden önce sarfeden ve savaşan kimseler, daha sonra sarfedip savaşan kimselerle bir değildirler, öncekiler daha üstün derecededirler. Allah, hepsine cenneti vadetmiştir. Allah, işlediklerinizden haberdardır.
HadîdKuran Fihrist
29Ayet
MedeniRevelation
8Ayet

Meal — Hadîd 8

Sure Hadîd Ayet 8 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Peygamber sizi, Rabbinize inanmaya çağırdığı halde, Allah'a niçin inanmazsınız? Hem…

Sure Ayet 8/29 — Hadîd الحديد (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Hadîd Dinle, Hadîd Meal, Hadîd mp3, Hadîd pdf. Ayet 6–10. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler