Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Zerea (ذَرَأَ): Yaratmak, meydana getirmek, çoğaltmak.
- Hars (الْحَرْثِ): Ekin, ziraat ürünleri, tarladan elde edilen mahsuller.
- En'âm (الْأَنْعَامِ): Deve, sığır, koyun ve keçi gibi hayvanlar.
- Nâsîb (نَصِيبًا): Pay, hisse, belirlenmiş bir bölüm.
- Bi-za'mihim (بِزَعْمِهِمْ): Kendi uydurmalarıyla, asılsız iddialarıyla, hiçbir delile dayanmadan.
- Şürekâ (شُرَكَائِنَا): Ortaklarımız; burada kastedilen, müşriklerin Allah'a ortak koştukları putlar ve tapındıkları sahte ilahlardır.
- Sâe (سَاءَ): Ne kötü, ne çirkin! (Kınama ve yerme ifadesi).
Tefsir:
Bu âyet-i kerîme, cahiliye dönemi Araplarının Allah'a ortak koşma hastalığının ne kadar derin ve saçma bir noktaya ulaştığını gözler önüne seriyor. Onlar, yeri göğü yaratan, rızıkları veren, ekinleri bitiren ve hayvanları yaratıp insanların hizmetine sunan Allah'a (celle celâluhu) karşı gelmekte ve O'na ortak koştukları putlara karşı tuhaf bir saygı gösteriyorlardı.
Şöyle ki: Onlar, Allah'ın yarattığı ekinlerden, meyvelerden ve hayvanlardan bir pay ayırıp "Bu Allah içindir" derler, bir pay daha ayırıp "Bu da putlarımız içindir" derlerdi. Allah'a ayırdıkları payı fakirlere, misafirlere ve yolda kalmışlara verirlerdi. Putlara ayırdıkları payı ise putların hizmetçilerine ve putların yanına bırakırlardı.
Ancak burada akıl almaz bir çelişki ve adaletsizlik vardı: Eğer putların payından bir şey Allah'ın payına karışırsa, onu geri alırlar ve "Putlarımız buna muhtaçtır" derlerdi. Fakat Allah'ın payından bir şey putların payına karışacak olsa, onu orada bırakırlar ve "Allah buna muhtaç değildir, O zengindir" derlerdi. Yani kendi uydurdukları bu düzende, Allah'ın payı putlara gidebiliyordu ama putların payı asla Allah'a ulaşmıyordu!
Bu, onların ne kadar sapkın bir mantığa sahip olduklarını gösteriyor. Âyetin sonunda Yüce Allah, "Sâe mâ yahkumûn" yani "Ne kötü hüküm veriyorlar!" buyurarak bu davranışlarını şiddetle kınamaktadır.
Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize, Allah'a ortak koşmanın ve O'nun dini adına uydurulan her türlü hurafenin ne kadar yanlış olduğunu öğretiyor. Müşrikler, kendi heva ve heveslerine göre din icat etmişler, Allah'ın adını kullanarak kendi çıkarlarını ve putlarını yüceltmişlerdir. Oysa din, Allah'ın indirdiği gibi yaşanmalıdır. Bugün de bazı insanlar, Allah adına hükümler uyduruyor, O'nun dinini kendi arzularına göre şekillendiriyor. Bu âyet, böyle bir yaklaşımın ne kadar çirkin olduğunu ve Allah katında asla kabul görmeyeceğini haykırıyor.
Bizler, Allah'ın kitabına ve Resulü'nün sünnetine sımsıkı sarılalım. Dinimizi, Kur'an ve Sünnet'ten öğrenelim. Allah'a güzel bir şekilde kulluk edelim, O'nun verdiği nimetlerden O'nun rızasına uygun şekilde infak edelim. Unutmayalım ki Allah, kendisine ortak koşanları asla bağışlamaz ve bu tür sapkınlıklardan uzak duran kullarını sever. Rabbimiz, bizleri şirkten ve hurafelerden uzak, tertemiz bir imanla yaşayan kullarından eylesin. Âmin.
📜 Ayet 134-138 — En'âm
Meal — En'âm 136
Sure En'âm Ayet 136 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kendi zanlarına göre, "Bu Allah'ındır, bu da putlarımızındır" diyerek, Allah'ın…Sure Ayet 136/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 134–138. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










