Teğâbun · 6/18
Meal Okunuş — Teğâbun
ذَٰلِكَ بِأَنَّهُ كَانَت تَّأْتِيهِمْ رُسُلُهُم بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالُوا أَبَشَرٌ يَهْدُونَنَا فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوا ۚ وَّاسْتَغْنَى اللَّهُ ۚ وَاللَّهُ غَنِيٌّ حَمِيدٌ ۝٦
Zaalika bi annahoo kaanat taateehim Rusuluhum bilbaiyinaati faqaaloo a basharuny yahdoonanaa fakafaroo wa tawallaw; wastaghnal laah; wallaahu ghaniyyun hameed
📖 Türkçe Anlam
Bu, kendilerine peygamberleri belgelerle geldiğinde: "Bizi doğru yola bir insan mı eriştirecek?" diyerek inkar edip gerçeğe yüz çevirmelerinden ötürüdür. Allah hiçbir şeye muhtaç olmadığını ortaya koymuştur. Allah müstağnidir, övülmeğe layık olandır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Beyyinat: Apaçık deliller, mucizeler, açık ve kesin kanıtlar.
  • Tevellâ: Yüz çevirmek, sırtını dönmek, uzaklaşmak.
  • İstiğnâ: Muhtaç olmamak, kimseye ihtiyaç duymamak.
  • Hamîd: Her türlü övgüye layık olan, bütün işleri ve sözleri övülen.

Tefsir:

Bu azap ve helak, onların üzerine sebepsiz inmedi. O, kendilerine gelen peygamberlerin getirdiği apaçık delilleri ve mucizeleri inkâr etmelerinin bir sonucuydu. Onlara Allah'ın elçileri, Rablerinden açık delillerle, mucizelerle ve doğru yolu gösteren apaçık kanıtlarla geldiklerinde, büyüklenerek ve küçümseyerek şöyle dediler: "Bizim gibi bir insan mı bize yol gösterecek? O da bizim gibi yiyip içen, gezen bir beşer değil mi?" Bu sözleriyle, Allah'ın elçilik görevini insanlara vermesini akıllarına sığdıramadılar. Oysa Allah, elçilerini insanlardan seçmiştir; çünkü onlar, insanların anlayabileceği dille konuşmalı ve onlara örnek olmalıdır.

Onlar bu kibirli ve inkârcı tavırlarıyla iman etmeyi reddettiler, peygamberlerine inanmadılar ve hakka karşı yüz çevirdiler. Bu tutumlarıyla aslında Allah'a hiçbir zarar veremediler. Çünkü Allah, onların imanına muhtaç değildir. Onların iman etmesi Allah'ın mülkünü artırmaz, inkâr etmeleri de O'nun mülkünü eksiltmez. Allah, zatı gereği her türlü ihtiyaçtan münezzehtir; O, hiçbir şeye ve hiçbir kimseye muhtaç değildir. O, bütün işleri, sözleri ve sıfatlarıyla övgüye layıktır; hamd O'na mahsustur.

Bu ayet, bizlere çok önemli bir ders vermektedir: İman ve ibadet, öncelikle bizim kendi kurtuluşumuz içindir. Allah'ın emirlerine uymakla biz yüceliriz, O'na isyan etmekle de yalnızca kendimize zarar veririz. Rabbimiz, kullarının imanına muhtaç değildir; aksine bizler, her an O'nun rahmetine ve merhametine muhtacız. Öyleyse ne mutlu o kimselere ki, peygamberlerin getirdiği apaçık delillere gönülden inanır, onların rehberliğini kabul eder ve Allah'ın rızasını kazanmak için çaba gösterir. Unutmayalım ki, bu dünyada ve ahirette gerçek kurtuluş, Allah'ın elçilerine uymak ve O'nun gösterdiği yolda yürümektedir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 4-8 — Teğâbun

4يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ ۚ وَاللَّهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Göklerde ve yerde olanları bilir; gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir; Allah, kalblerde olanı da bilendir.
5أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَأُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِن قَبْلُ فَذَاقُوا وَبَالَ أَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Daha önce inkar edip de, inkarlarının karşılığını tadan kimselerin haberi size gelmedi mi? Onlara, can yakıcı azap vardır.
6ذَٰلِكَ بِأَنَّهُ كَانَت تَّأْتِيهِمْ رُسُلُهُم بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالُوا أَبَشَرٌ يَهْدُونَنَا فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوا ۚ وَّاسْتَغْنَى اللَّهُ ۚ وَاللَّهُ غَنِيٌّ حَمِيدٌ
Bu, kendilerine peygamberleri belgelerle geldiğinde: "Bizi doğru yola bir insan mı eriştirecek?" diyerek inkar edip gerçeğe yüz çevirmelerinden ötürüdür. Allah hiçbir şeye muhtaç olmadığını ortaya koymuştur. Allah müstağnidir, övülmeğe layık olandır.
7زَعَمَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَن لَّن يُبْعَثُوا ۚ قُلْ بَلَىٰ وَرَبِّي لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُنَّ بِمَا عَمِلْتُمْ ۚ وَذَٰلِكَ عَلَى اللَّهِ يَسِيرٌ
İnkar edenler, tekrar dirilmeyeceklerini ileri sürerler. De ki: "Evet; Rabbime and olsun ki, şüphesiz diriltileceksiniz ve sonra, yaptıklarınız size bildirilecektir. Bu, Allah'a kolaydır."
8فَآمِنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَالنُّورِ الَّذِي أَنزَلْنَا ۚ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ
Öyleyse Allah'a, Peygamberine ve indirdiğimiz nura, Kuran'a inanın; Allah işlediklerinizden haberdardır.
TeğâbunKuran Fihrist
18Ayet
MedeniRevelation
6Ayet

Meal — Teğâbun 6

Sure Teğâbun Ayet 6 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Bu, kendilerine peygamberleri belgelerle geldiğinde: "Bizi doğru yola bir insan…

Sure Ayet 6/18 — Teğâbun التغابن (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Teğâbun Dinle, Teğâbun Meal, Teğâbun mp3, Teğâbun pdf. Ayet 4–8. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler