Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Âyet: Alamet, delil, mucize.
- Kübrâ: En büyük, en ulu.
Tefsir:
Allah Teâlâ, Hz. Mûsâ’yı Firavun’a gönderdiğinde, ona peygamberliğini ispat edecek en büyük mucizeyi göstermesini emretti. Hz. Mûsâ da Rabbinden aldığı bu emirle Firavun’un huzuruna çıktı ve ona en büyük delili, yani asâsının kocaman bir yılana dönüşmesini ve elinin koynundan çıktığında bembeyaz, parlak bir nur hâlinde görünmesini gösterdi. Bu iki mucize, Firavun’un sihirbazlık sanatının asla ulaşamayacağı, ilâhî kudretin açık birer deliliydi. Ancak Firavun, bu apaçık mucizelere rağmen hakikati kabul etmedi; aksine yalanladı ve isyan etti. Ardından da yüz çevirip imandan uzaklaştı ve Mûsâ’ya karşı mücadele etmeye devam etti.
Çıkarılan Dersler ve Faydalar:
Bu âyet, Allah’ın peygamberlerini desteklemek için onlara mucizeler verdiğini ve hakikatin her zaman apaçık delillerle ortaya konduğunu gösterir. İnsan, bu kadar büyük ve açık bir mucize karşısında bile inat edip yalanlayabilir; bu, kalbin katılaşmasının ve kibrin insanı ne kadar kör edebileceğinin bir göstergesidir. Mümin için buradan alınacak en büyük ders, Allah’ın kudretinin her şeye yeteceğine iman etmek ve hakikat geldiğinde ona teslim olmaktır. Ayrıca bu kıssa, Allah’ın dostlarına yardım edeceğini, bâtıl ehlinin ise eninde sonunda zillete düşeceğini müjdelemektedir.
📜 Ayet 18-22 — Nâziât
Meal — Nâziât 20
Sure Nâziât Ayet 20 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.Sure Ayet 20/46 — Nâziât النازعات (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nâziât Dinle, Nâziât Meal, Nâziât mp3, Nâziât pdf. Ayet 18–22. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










