Kur'an-ı Kerim'de Kıyamet Alametleri ile ilgili ayetler


✅ Kur'an-ı Kerim Konuları
(210) Onlar, bulut gölgeleri içinde, Allah'ın azabının ve meleklerin tepelerine inip işin bitmesini mi bekliyorlar? Bütün işler Allah'a dönecektir.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 210  - Cüz: 2 - Sayfa: 32
(158) Onlar kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin gelmesini mi, yahut Rablerinden bir takım mucizelerin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bir takım mucizeleri geldiği gün, bir kimse daha önce inanmamışsa veya imaniyle bir iyilik kazanmamışsa, imanı ona fayda vermez. Onlara: "Bekleyin, doğrusu biz de bekliyoruz" de.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 158  - Cüz: 8 - Sayfa: 150
(48) Dizi dizi Rabbine sunulduklarında onlara: "And olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi Bize geldiniz. Sizi bir yere toplamak için söz vermediğimizi iddia etmiştiniz değil mi?" denir.
(49) Amel defteri ortaya konunca, suçluların, onda yazılı olanlardan korktuklarını görürsün, "Vah bize, eyvah bize! Bu defter nasıl olmuş da küçük büyük bir şey bırakmadan hepsini saymış!" derler. İşlediklerini hazır bulurlar. Rabbin kimseye haksızlık etmez.
Sure: Al-Kahf - Ayet: 48-49 - Cüz: 15 - Sayfa: 299
(100) Gözleri bizim öğüdümüze karşı kapalı olan ve öfkelerinden onu dinlemeye tahammül edemeyen kafirlere o gün cehennemi öyle bir gösteririz ki!
Sure: Al-Kahf - Ayet: 100  - Cüz: 16 - Sayfa: 304
(105) Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
(106) Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
(107) Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
Sure: Ṭā-Hā - Ayet: 105-106-107 - Cüz: 16 - Sayfa: 319
(96) Yecüc ve Mecüc'ün seddi yıkıldığı zaman her dere ve tepeden boşanırlar.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 96  - Cüz: 17 - Sayfa: 330
(104) Göğü, kitap dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz. Doğrusu Biz yaparız.
Sure: Al-Anbiyā’ - Ayet: 104  - Cüz: 17 - Sayfa: 331
(82) Kendilerine söylenmiş olan başlarına geldiği zaman, yerden bir çeşit hayvan çıkarırız ki o, onlara, insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıkların söyler.
Sure: An-Naml - Ayet: 82  - Cüz: 20 - Sayfa: 384
(51) Onları korktukları zaman bir görsen; artık kurtuluş yoktur, cehenneme yakın bir yerde yakalanmışlardır. O zaman, "Allah'a inandık" derler ama, ahiret gibi uzak bir yerden imana nasıl kolayca ulaşırlar?
(52) Onları korktukları zaman bir görsen; artık kurtuluş yoktur, cehenneme yakın bir yerde yakalanmışlardır. O zaman, "Allah'a inandık" derler ama, ahiret gibi uzak bir yerden imana nasıl kolayca ulaşırlar?
(53) Oysa onu daha önce inkar etmişler, uzak bir yer olan dünyadan görünmeyene dil uzatmışlardı.
(54) Kendileriyle, arzuladıkları şeyler arasına artık engel konur; nitekim, daha önce, kendilerine benzeyenlere de aynı şey yapılmıştı. Çünkü onlar şüphe ve endişe içindeydiler.
Sure: Saba’ - Ayet: 51-52-53-54 - Cüz: 22 - Sayfa: 434
(10) Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.
(11) Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.
Sure: Ad-Dukhān - Ayet: 10-11 - Cüz: 25 - Sayfa: 496
(20) Sura üfürülür. İşte bu geleceği söz verilen gündür.
Sure: Qāf - Ayet: 20  - Cüz: 26 - Sayfa: 519
(41) Bir çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.
(42) O gün çığlığı gerçekten duyarlar; işte o, kabirden çıkış günüdür.
Sure: Qāf - Ayet: 41-42 - Cüz: 26 - Sayfa: 520
(9) Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!
(10) Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!
Sure: Aṭ-Ṭūr - Ayet: 9-10 - Cüz: 27 - Sayfa: 523
(1) Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: "Süregelen bir sihir" derler.
Sure: Al-Qamar - Ayet: 1  - Cüz: 27 - Sayfa: 528
(37) Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur?
Sure: Ar-Raḥmān - Ayet: 37  - Cüz: 27 - Sayfa: 532
(4) Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.
(5) Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.
(6) Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.
Sure: Al-Wāqi‘ah - Ayet: 4-5-6 - Cüz: 27 - Sayfa: 534
(13) Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.
(14) Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.
(15) Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.
(16) Gök yarılır; o gün düzeni bozulur.
(17) Melekler onun çevresindedirler; o gün Rabbinin arşını onlardan başka sekiz tanesi yüklenir.
Sure: Al-Ḥāqqah - Ayet: 13-14-15-16-17 - Cüz: 29 - Sayfa: 567
(8) Gök, o gün, erimiş maden gibi olur.
(9) Dağlar da atılmış pamuğa döner.
Sure: Al-Ma‘ārij - Ayet: 8-9 - Cüz: 29 - Sayfa: 568
(14) Kıyametin koptuğu gün, yeryüzü ve dağlar sarsılır; dağlar, yumuşak kum yığını haline gelir.
Sure: Al-Muzzammil - Ayet: 14  - Cüz: 29 - Sayfa: 574
(8) Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.
Sure: Al-Muddaththir - Ayet: 8  - Cüz: 29 - Sayfa: 575
(7) Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.
(8) Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.
(9) Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.
Sure: Al-Qiyāmah - Ayet: 7-8-9 - Cüz: 29 - Sayfa: 577
(8) Yıldızların ışığı giderildiği zaman,
(9) Gök yarıldığı zaman,
(10) Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman,
(11) Peygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman;
Sure: Al-Mursalāt - Ayet: 8-9-10-11 - Cüz: 29 - Sayfa: 580
(18) Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz.
(19) Gökler kapı kapı açılacaktır.
(20) Dağlar yürütülüp serap olacaktır.
Sure: An-Naba’ - Ayet: 18-19-20 - Cüz: 30 - Sayfa: 582
(6) O gün bir sarsıntı sarsar.
(7) Peşinden bir diğeri gelir.
Sure: An-Nāzi‘āt - Ayet: 6-7 - Cüz: 30 - Sayfa: 583
(1) Güneş dürülüp ışığı kalmadığı zaman;
(2) Yıldızlar düşüp, söndüğü zaman;
(3) Doğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman;
(4) Doğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman;
(5) Yabani hayvanlar bir araya toplatıldığı zaman;
(6) Denizler kaynaştırıldığı zaman;
(7) Canlar bedenlerle birleştirildiği zaman;
Sure: At-Takwīr - Ayet: 1-2-3-4-5-6-7 - Cüz: 30 - Sayfa: 586
(11) Gök yerinden oynatıldığı zaman;
(12) Cehennem alevlendirildiği zaman;
(13) Cennet yaklaştırıldığı zaman;
Sure: At-Takwīr - Ayet: 11-12-13 - Cüz: 30 - Sayfa: 586
(1) Gök yarıldığı zaman,
(2) Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman,
(3) Denizler kaynaştığı zaman,
Sure: Al-Infiṭār - Ayet: 1-2-3 - Cüz: 30 - Sayfa: 587
(1) Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir.
(2) Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir.
(3) Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir
(4) Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir
(5) Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir
Sure: Al-Inshiqāq - Ayet: 1-2-3-4-5 - Cüz: 30 - Sayfa: 589
(21) Ama yer, çarpılıp paralandığı zaman;
Sure: Al-Fajr - Ayet: 21  - Cüz: 30 - Sayfa: 593
(1) Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;
(2) Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;
(3) Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;
(4) İşte o gün, yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle kendi haberlerini anlatır.
(5) İşte o gün, yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle kendi haberlerini anlatır.
Sure: Az-Zalzalah - Ayet: 1-2-3-4-5 - Cüz: 30 - Sayfa: 599


🍃 Kur'an-ı Kerim'de diğer konular


Saturday, July 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler