Yûnus · 12/109
Meal Okunuş — Yûnus
وَإِذَا مَسَّ ٱلۡإِنسَٰنَ ٱلضُّرُّ دَعَانَا لِجَنۢبِهِۦٓ أَوۡ قَاعِدًا أَوۡ قَآئِمًا فَلَمَّا كَشَفۡنَا عَنۡهُ ضُرَّهُۥ مَرَّ كَأَن لَّمۡ يَدۡعُنَآ إِلَىٰ ضُرٍّ مَّسَّهُۥۚ كَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِلۡمُسۡرِفِينَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ  ۝١٢
Wa izaa massal insaanad durru da`aanaa lijambiheee aw qaa`idan aw qaaa`iman falammaa kashafnaa `anhu durrahoo marra ka al lam yad`unaaa ilaa durrim massah; kazaalika zuyyina lilmusrifeena maa kaanoo ya`maloon
📖 Türkçe Anlam
İnsana bir darlık gelince, yan yatarken, oturur veya ayakta iken bize yalvarıp yakarır; biz darlığını giderince, başına gelen darlıktan ötürü bize hiç yalvarmamışa döner. İşlerinde tutumsuz olanlara, yaptıkları böylece güzel görünür.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • ed-Durr (الضر): Sıkıntı, hastalık, darlık ve zorluk.
  • Li cenbihî (لجنبه): Yanı üzerine yatarak, yan gelip yatarak.
  • Merrea (مرّ): Geçti, devam etti, yoluna gitti.
  • Züyyine (زُيّن): Süslendi, güzel gösterildi.
  • El-Müsrifûn (المسرفون): Haddi aşanlar, aşırı gidenler, günah ve isyanda ileri gidenler.

Tefsir:

İnsanoğlu zorluk ve sıkıntıya düştüğünde, başına bir dert geldiğinde hemen Rabbine yönelir. İster yanı üzerine yatarak, ister oturarak, ister ayakta olsun; her hâlükârda Allah'a yalvarır, O'ndan yardım diler. Çünkü o an, kendisini bu dertten kurtaracak tek gücün Allah olduğunu bilir ve içtenlikle O'na sığınır.

Ancak ne zaman ki Allah, o sıkıntıyı ondan kaldırır, derdine derman verir, işte o zaman insan, sanki hiç o dert anında Allah'a dua etmemiş gibi davranır. Eski hâline, eski gafletine geri döner. Rabbine şükretmeyi unutur, O'na olan ihtiyacını hiç hatırlamaz. Sanki o sıkıntı hiç yaşanmamış, o dua hiç edilmemiş gibi yoluna devam eder.

İşte bu, haddi aşanların, günah ve isyanda ileri gidenlerin hâlidir. Onlara yaptıkları kötülükler, şirk ve isyanlar süslü gösterilmiştir. Bu yüzden onlar, Allah'ın kendilerine verdiği nimetleri görmez, O'na şükretmek yerine nankörlük ederler.


Davet ve İbret Mesajı:

Ey insan! Düşün bir kere: Dara düştüğünde, çaresiz kaldığında, hastalık veya sıkıntı sana dokunduğunda, kimin kapısına gittin? Hangi güçten medet umdun? Elbette ki Rahman olan Allah'a yalvardın, O'ndan yardım diledin. Peki, O senin duanı kabul edip sıkıntını giderdiğinde neden O'nu unutuyorsun? Neden şükretmiyorsun?

Allah'ın sana olan merhametini düşün! Sen O'na dua ettiğinde, O seni işitir ve cevap verir. O, sıkıntını giderir, derdine derman olur. Öyleyse O'nu hiç unutma! Her an O'na şükret, O'na yakın ol. Unutma ki, Allah'ı anan kalpler huzur bulur. Sen de O'na yönel, O'na güven; çünkü O, kullarına en yakın olandır, duaları işitendir, kabul edendir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 10-14 — Yûnus

10دَعۡوَىٰهُمۡ فِيهَا سُبۡحَٰنَكَ ٱللَّهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمۡ فِيهَا سَلَٰمٌۚ وَءَاخِرُ دَعۡوَىٰهُمۡ أَنِ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ 
Oradaki duaları: "Münezzehsin ey Allah'ım", dirlik temennileri: "Selam size" ve dualarının sonu da: "Alemlerin Rabbi Allah'a hamd olsun"dur.
11۞ وَلَوۡ يُعَجِّلُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ ٱلشَّرَّ ٱسۡتِعۡجَالَهُم بِٱلۡخَيۡرِ لَقُضِيَ إِلَيۡهِمۡ أَجَلُهُمۡۖ فَنَذَرُ ٱلَّذِينَ لَا يَرۡجُونَ لِقَآءَنَا فِي طُغۡيَٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ 
İyiliği acele isteyen kimselere Allah fenalığı da çarçabuk verseydi, süreleri hemen bitmiş olurdu. Bizimle karşılaşmayı ummayanları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken bırakırız.
12وَإِذَا مَسَّ ٱلۡإِنسَٰنَ ٱلضُّرُّ دَعَانَا لِجَنۢبِهِۦٓ أَوۡ قَاعِدًا أَوۡ قَآئِمًا فَلَمَّا كَشَفۡنَا عَنۡهُ ضُرَّهُۥ مَرَّ كَأَن لَّمۡ يَدۡعُنَآ إِلَىٰ ضُرٍّ مَّسَّهُۥۚ كَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِلۡمُسۡرِفِينَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ 
İnsana bir darlık gelince, yan yatarken, oturur veya ayakta iken bize yalvarıp yakarır; biz darlığını giderince, başına gelen darlıktan ötürü bize hiç yalvarmamışa döner. İşlerinde tutumsuz olanlara, yaptıkları böylece güzel görünür.
13وَلَقَدۡ أَهۡلَكۡنَا ٱلۡقُرُونَ مِن قَبۡلِكُمۡ لَمَّا ظَلَمُواْ وَجَآءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ وَمَا كَانُواْ لِيُؤۡمِنُواْۚ كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلۡمُجۡرِمِينَ 
And olsun ki, sizden önce nice nesilleri, peygamberleri onlara belgeler getirmişken, haksızlık ederek inanmadıkları zaman yok etmiştik. İşte biz suçlu milleti böyle cezalandırırız.
14ثُمَّ جَعَلۡنَٰكُمۡ خَلَٰٓئِفَ فِي ٱلۡأَرۡضِ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ لِنَنظُرَ كَيۡفَ تَعۡمَلُونَ 
Sonra onların ardından, nasıl davranacağınıza bakmak için sizi yeryüzünde onların yerine geçirdik.
YûnusKuran Fihrist
109Ayet
MekkiRevelation
12Ayet

Meal — Yûnus 12

Sure Ayet 12/109 — Yûnus يونس (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Yûnus Dinle, Yûnus Meal, Yûnus mp3, Yûnus pdf. Ayet 10–14. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler