Yûnus · 19/109
Meal Okunuş — Yûnus
وَمَا كَانَ النَّاسُ إِلَّا أُمَّةً وَاحِدَةً فَاخْتَلَفُوا ۚ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ فِيمَا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ ۝١٩
Wa maa kaanan naasu illaaa ummmatanw waahidatan fakh talafoo; wa law laa kalimatun sabaqat mir Rabbika laqudiya bainahum fee maa feehi yakhtalifoon
📖 Türkçe Anlam
İnsanlar bir tek ümmettiler, sonra ayrılığa düştüler; şayet Rabbinden, daha önce bir takdir geçmemiş olsaydı, aralarında ihtilafa düştükleri şeyler hakkında hüküm çoktan verilmiş olurdu.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Ümmet: Bir din ve inanç etrafında toplanmış topluluk.
  • Fahtelefû: Ayrılığa düştüler, ihtilaf ettiler.
  • Kelime: Burada Allah'ın önceden verilmiş hükmü ve takdiri.
  • Lakudıye: Aralarında hüküm verilirdi, işleri bitirilirdi.

Tefsir:

İnsanlar başlangıçta tek bir ümmet idi; hepsi Allah'ı birleyen, O'na iman eden ve İslam fıtratı üzerine yaratılmış bir topluluktu. Hz. Âdem'den itibaren insanlar tevhit inancı üzere idiler. Ancak zamanla aralarına ihtilaflar girdi; bazıları hak yoldan saptı, şirke düştü, bazıları ise iman üzere sabit kaldı. İşte bu ayrılık, insanların kendi tercihleri ve nefislerinin arzuları yüzünden ortaya çıktı.

Allah Teâlâ, kullarına karşı sonsuz merhamet sahibidir. Eğer O'nun önceden verilmiş bir hükmü olmasaydı; yani günahkârları hemen cezalandırmayıp onlara mühlet tanıyacağına dair sözü geçmiş olmasaydı, bu dünyada ihtilaf edenlerin arasında hemen hüküm verilir, batıl ehli helak edilir, hak ehli kurtarılırdı. Fakat Allah, kullarına tövbe etmeleri, doğru yola dönmeleri ve rahmetine sığınmaları için süre tanımıştır. Bu, O'nun affediciliğinin ve merhametinin bir tecellisidir.

Ey insan! Bil ki bu dünya bir imtihan yeridir. Hak ile batılın ayrışması, mümin ile kâfirin ortaya çıkması burada gerçekleşecektir. Allah, adaletini kıyamet gününde tam olarak tecelli ettirecektir. O gün, kimin hak üzere olduğu apaçık ortaya çıkacak, zalimler cezalarını bulacak, müminler ise ebedi kurtuluşa erecektir. Öyleyse sen, Allah'ın rahmetine güvenip O'na yönel, ihtilaflara düşüp de azaba uğrayanlardan olma. Çünkü Allah'ın vaadi haktır ve O, asla sözünden dönmez.

🎧 Dinle

📜 Ayet 17-21 — Yûnus

17فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَىٰ عَلَى اللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِآيَاتِهِ ۚ إِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْمُجْرِمُونَ
Allah'a karşı yalan uyduran veya ayetlerini yalan sayandan daha zalim kim olabilir? Suçlular elbette saadete erişemezler.
18وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ اللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هَٰؤُلَاءِ شُفَعَاؤُنَا عِندَ اللَّهِ ۚ قُلْ أَتُنَبِّئُونَ اللَّهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي السَّمَاوَاتِ وَلَا فِي الْأَرْضِ ۚ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ
Onlar, Allah'ı bırakarak, kendilerine fayda da zarar da veremeyen putlara taparlar: "Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır" derler. De ki: "Göklerde ve yerde, Allah'ın bilmediği bir şeyi mi O'na haber veriyorsunuz?" Allah, onların ortak koşmalarından münezzeh ve yücedir.
19وَمَا كَانَ النَّاسُ إِلَّا أُمَّةً وَاحِدَةً فَاخْتَلَفُوا ۚ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ فِيمَا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ
İnsanlar bir tek ümmettiler, sonra ayrılığa düştüler; şayet Rabbinden, daha önce bir takdir geçmemiş olsaydı, aralarında ihtilafa düştükleri şeyler hakkında hüküm çoktan verilmiş olurdu.
20وَيَقُولُونَ لَوْلَا أُنزِلَ عَلَيْهِ آيَةٌ مِّن رَّبِّهِ ۖ فَقُلْ إِنَّمَا الْغَيْبُ لِلَّهِ فَانتَظِرُوا إِنِّي مَعَكُم مِّنَ الْمُنتَظِرِينَ
"Rabbinden ona (Muhammed'e) bir mucize indirilse ne olur!" derler. Onlara de ki: "Gaybı bilmek Allah'a mahsustur; bekleyin, doğrusu ben de sizinle birlikte beklemekteyim."
21وَإِذَا أَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً مِّن بَعْدِ ضَرَّاءَ مَسَّتْهُمْ إِذَا لَهُم مَّكْرٌ فِي آيَاتِنَا ۚ قُلِ اللَّهُ أَسْرَعُ مَكْرًا ۚ إِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ
İnsanlara darlık geldikten sonra onlara bolluğu taddırdığımızda, hemen ayetlerimize dil uzatmağa kalkışırlar; onlara de ki: "Hile yapanın cezasını vermekte Allah daha çabuktur." Elçi meleklerimiz kurduğunuz tuzakları hiç şüphesiz yazmaktadırlar.
YûnusKuran Fihrist
109Ayet
MekkiRevelation
19Ayet

Meal — Yûnus 19

Sure Yûnus Ayet 19 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : İnsanlar bir tek ümmettiler, sonra ayrılığa düştüler; şayet Rabbinden, daha…

Sure Ayet 19/109 — Yûnus يونس (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Yûnus Dinle, Yûnus Meal, Yûnus mp3, Yûnus pdf. Ayet 17–21. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler