İbrâhim · 22/52
Meal Okunuş — İbrâhim Suresi
وَقَالَ الشَّيْطَانُ لَمَّا قُضِيَ الْأَمْرُ إِنَّ اللَّهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ الْحَقِّ وَوَعَدتُّكُمْ فَأَخْلَفْتُكُمْ ۖ وَمَا كَانَ لِيَ عَلَيْكُم مِّن سُلْطَانٍ إِلَّا أَن دَعَوْتُكُمْ فَاسْتَجَبْتُمْ لِي ۖ فَلَا تَلُومُونِي وَلُومُوا أَنفُسَكُم ۖ مَّا أَنَا بِمُصْرِخِكُمْ وَمَا أَنتُم بِمُصْرِخِيَّ ۖ إِنِّي كَفَرْتُ بِمَا أَشْرَكْتُمُونِ مِن قَبْلُ ۗ إِنَّ الظَّالِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ ۝٢٢
Wa qaalash Shaitaanu lammaa qudiyal amru innal laaha wa`adakum wa`dal haqqi wa wa`attukum faakhlaftukum wa maa kaana liya `alaikum min sultaanin illaaa an da`awtukum fastajabtum lee falaa taloomoonee wa loomooo anfusakum maaa ana bimusrikhikum wa maaa antum bimusrikhiyya innee kafartu bimaaa ashraktumooni min qabl; innaz zaalimeena lahum azaabun aleem
📖 Türkçe Anlam
İş olup bitince, şeytan: "Doğrusu Allah size gerçeği söz vermişti. Ben de size söz verdim ama, sonra caydım; esasen sizi zorlayacak bir nüfuzum yoktu; sadece çağırdım, siz de geldiniz. O halde, beni değil kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Beni Allah'a ortak koşmanızı daha önce kabul etmemiştim; doğrusu zalimlere can yakan bir azap vardır" der.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Kudıye'l-emr: İşin bitirilmesi, hesabın görülüp hükmün verilmesi.
  • Va'del-hak: Gerçek olan, mutlaka gerçekleşecek olan Allah'ın vaadi.
  • Ahleftüküm: Size verdiğim sözde durmadım, sözümden döndüm.
  • Sultan: Zorlayıcı güç, kuvvet, delil.
  • Musrih: Kurtarıcı, imdada yetişen, feryada koşan.

Tefsir:

Kıyamet gününde hesap tamamlanıp, cennetlikler cennete, cehennemlikler cehenneme yerleştirildikten sonra şeytan, kendisini izleyen azgınlara hitaben bir konuşma yapar. Bu, onun son ve en acımasız itirafıdır. Der ki: "Ey gafiller! Allah size gerçek bir vaadde bulundu; ölümden sonra diriliş, hesap, cennet ve cehennem mutlaka gelecektir diye söz verdi ve sözünü tuttu. Ben ise size 'diriliş yok, hesap yok, cennet ve cehennem yok' diyerek yalan vaadlerde bulundum ve sözümde durmadım. Size karşı sizi zorla bana uyduran bir gücüm, bir delilim de yoktu. Benim tek silahım çağrımdı; sizi davet ettim, siz de hemen bana icabet ettiniz. Öyleyse beni kınamayın, asıl kendinizi kınayın! Çünkü siz, aklınızı ve fıtratınızı kullanıp hakikati araştırsaydınız, benim yalanımı anlardınız. Şimdi ben sizi Allah'ın azabından kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Ben, dünyada iken beni Allah'a ortak koşmanızı, bana itaat etmenizi şimdi inkâr ediyor, reddediyorum. İşte o zalimler, yani hakikati görmezden gelip batıla uyanlar için acı veren bir azap vardır."

Bu konuşma, şeytanın bile gerçeği itiraf ettiği, ancak bu itirafın kimseye fayda vermediği o dehşetli günün bir sahnesidir. Şeytan, kendisine uyanları yalnız bırakır ve onlardan tamamen uzaklaşır. Bu, Allah'ın adaletinin bir tecellisidir; kimse kimseyi kurtaramaz, herkes kendi yaptığının karşılığını görür.

Bu ayet, bizlere dünyada iken kimin sözüne güvendiğimizin ne kadar önemli olduğunu hatırlatır. Allah'ın vaadi haktır ve mutlaka gerçekleşecektir. Şeytanın vaatleri ise bir seraptır, bir aldanıştan ibarettir. Ey insan! Bugün şeytanın süsleyip sunduğu geçici zevkler, yarın pişmanlık ateşine dönüşecektir. Ama Allah'ın rahmet kapısı, tövbe edenlere son nefese kadar açıktır. Bu dünya, ahireti kazanma yeridir; akıllı olan, şeytanın aldatıcı çağrısına değil, Allah'ın hak çağrısına kulak verir. Unutma ki, kıyamet günü şeytanın bu sözlerini duymak istemiyorsan, bugün onun çağrısına sırtını dön ve Allah'a sığın. Çünkü gerçek kurtuluş, ancak Allah'a iman etmek ve O'nun emirlerine uymakla mümkündür.



📜 Ayet 20-24 — İbrâhim Suresi

20وَمَا ذَٰلِكَ عَلَى اللَّهِ بِعَزِيزٍ
Bu, Allah için güç değildir.
21وَبَرَزُوا لِلَّهِ جَمِيعًا فَقَالَ الضُّعَفَاءُ لِلَّذِينَ اسْتَكْبَرُوا إِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ أَنتُم مُّغْنُونَ عَنَّا مِنْ عَذَابِ اللَّهِ مِن شَيْءٍ ۚ قَالُوا لَوْ هَدَانَا اللَّهُ لَهَدَيْنَاكُمْ ۖ سَوَاءٌ عَلَيْنَا أَجَزِعْنَا أَمْ صَبَرْنَا مَا لَنَا مِن مَّحِيصٍ
İnsanların hepsi Allah'ın huzuruna çıkarlar; güçsüzler, büyüklük taslayanlara: "Doğrusu biz size uymuştuk, Allah'ın azabından bizi koruyabilecek misiniz?" derler. Cevap olarak: "Allah bizi doğru yola eriştirseydi biz de sizi eriştirirdik. Artık sızlansak da sabretsek de birdir, çünkü kaçacak yerimiz yoktur" derler.
22وَقَالَ الشَّيْطَانُ لَمَّا قُضِيَ الْأَمْرُ إِنَّ اللَّهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ الْحَقِّ وَوَعَدتُّكُمْ فَأَخْلَفْتُكُمْ ۖ وَمَا كَانَ لِيَ عَلَيْكُم مِّن سُلْطَانٍ إِلَّا أَن دَعَوْتُكُمْ فَاسْتَجَبْتُمْ لِي ۖ فَلَا تَلُومُونِي وَلُومُوا أَنفُسَكُم ۖ مَّا أَنَا بِمُصْرِخِكُمْ وَمَا أَنتُم بِمُصْرِخِيَّ ۖ إِنِّي كَفَرْتُ بِمَا أَشْرَكْتُمُونِ مِن قَبْلُ ۗ إِنَّ الظَّالِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
İş olup bitince, şeytan: "Doğrusu Allah size gerçeği söz vermişti. Ben de size söz verdim ama, sonra caydım; esasen sizi zorlayacak bir nüfuzum yoktu; sadece çağırdım, siz de geldiniz. O halde, beni değil kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Beni Allah'a ortak koşmanızı daha önce kabul etmemiştim; doğrusu zalimlere can yakan bir azap vardır" der.
23وَأُدْخِلَ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِمْ ۖ تَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَامٌ
İnanan ve yararlı işleri yapanlar, içlerinden ırmaklar akan cennetlere konulurlar, Rablerinin izniyle orada temelli kalırlar. Oradaki dirlik temennileri: "Selam!"dır.
24أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللَّهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ أَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَاءِ
Allah'ın, hoş bir sözü; kökü sağlam, dalları göğe doğru olan, Rabbinin izniyle her zaman meyve veren hoş bir ağaca benzeterek nasıl misal verdiğini görmüyor musun? İnsanlar ibret alsın diye Allah onlara misal gösteriyor.
İbrâhimKuran Fihrist
52Ayet
MekkiRevelation
22Ayet

Meal — İbrâhim 22

İbrâhim Suresi Ayet 22 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : İş olup bitince, şeytan: "Doğrusu Allah size gerçeği söz vermişti.…

Sûre Ayet 22/52 — İbrâhim Suresi إبراهيم (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: İbrâhim Suresi Dinle, İbrâhim Suresi Meal, İbrâhim Suresi mp3, İbrâhim Suresi pdf. Ayet 20–24. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Monday, September 7, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler