Bakara · 110/286
Meal Okunuş — Bakara
وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ ۚ وَمَا تُقَدِّمُوا لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ اللَّهِ ۗ إِنَّ اللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ ۝١١٠
Wa aqeemus salaata wa aatuz zakaah; wa maa tuqaddimoo li anfusikum min khairin tajidoohu `indal laah; innal laaha bimaa ta`maloona baseer
📖 Türkçe Anlam
Namazı kılın, zekatı verin, kendiniz için önden gönderdiğiniz her hayrı Allah katında bulacaksınız. Allah yaptıklarınızı şüphesiz görür.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • İkâme (أقيموا): Namazı dosdoğru kılmak, tüm şartlarına, rükünlerine, farzlarına ve sünnetlerine riayet ederek hakkıyla yerine getirmek.
  • İta (آتوا): Vermek, ödemek, yerine ulaştırmak.
  • Zekât (الزكاة): Allah'ın farz kıldığı, belli bir mala düşen ve hak sahiplerine verilmesi gereken pay.
  • Takdim (تقدموا): Önden göndermek, öne sürmek, bu dünyada iken ahiret için hazırlık yapmak.
  • Hayır (خير): Her türlü iyi iş, salih amel, ibadet ve güzel davranış.
  • Basîr (بصير): Her şeyi gören, hiçbir şey O'na gizli kalmayan, bütün yapılanları hakkıyla bilen ve görendir.

Tefsir:

Ey iman edenler! Allah Teâlâ size iki büyük ibadeti emrediyor: Namazı dosdoğru kılmak ve zekâtı vermek. Namaz, kul ile Rabbi arasındaki bağın en güçlü ifadesidir; onu hakkıyla eda etmek, kişiyi kötülüklerden alıkoyar ve kalbi Allah'ın zikriyle huzura kavuşturur. Zekât ise malın temizlenmesi, toplumda kardeşlik ve dayanışmanın güçlenmesidir. Bu iki ibadet, hem bireysel hem de toplumsal hayatın direkleridir.

Sonra Allah Teâlâ, kullarına çok müjdeli bir haber veriyor: "Hayır olarak ne yaparsanız, onu kendiniz için Allah'ın katında bulacaksınız." Yani bu dünyada yaptığınız her iyilik, verdiğiniz her sadaka, kıldığınız her namaz, tuttuğunuz her oruç, yaptığınız her güzel davranış asla kaybolmaz. Bunlar, ahirette sizin için birer hazine, birer azık olarak saklanır. Tıpkı bir yolcunun yolculuğa çıkmadan önce azık hazırlaması gibi, siz de ölüm yolculuğuna çıkmadan önce bu dünyada iken ahiretiniz için hazırlık yapın. Bu hazırlık, size kıyamet gününde en çok lazım olacak şeydir.

En güzel müjde ise şudur: "Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir." Hiçbir ameliniz, hiçbir iyiliğiniz, hatta kalbinizden geçen en küçük bir hayır düşüncesi bile Allah'a gizli değildir. O, her şeyi görür, her şeyi bilir ve yaptığınız hiçbir iyiliği karşılıksız bırakmaz. Bu, mümin için en büyük teselli ve motivasyon kaynağıdır. Çünkü bazen insanlar yaptığı iyiliği görmez, takdir etmez; ama Allah görür ve takdir eder. O'nun katındaki mükâfat, insanların takdirinden çok daha büyük ve kalıcıdır.

Sevgili kardeşlerim! Bu ayet bize, dünya hayatının geçici olduğunu, asıl kalıcı olanın ahiret olduğunu hatırlatıyor. Öyleyse fırsat varken, ölüm gelmeden önce, elimizden gelen her hayrı işleyelim. Namazımıza, zekâtımıza, sadakamıza, güzel ahlakımıza, anne-babamıza iyiliğimize, komşularımıza ikramımıza dikkat edelim. Unutmayalım ki, bugün ektiğimiz tohumlar, yarın ahirette biçeceğimiz mahsuldür. Allah'ın gören gözü, işiten kulağı ve adaletli terazisi her an bizimledir. O'na güvenin, O'na tevekkül edin ve hayır işlemekte asla yorulmayın. Çünkü Allah katında saklanan mükâfat, dünyanın tüm hazinelerinden daha değerlidir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 108-112 — Bakara

108أَمْ تُرِيدُونَ أَن تَسْأَلُوا رَسُولَكُمْ كَمَا سُئِلَ مُوسَىٰ مِن قَبْلُ ۗ وَمَن يَتَبَدَّلِ الْكُفْرَ بِالْإِيمَانِ فَقَدْ ضَلَّ سَوَاءَ السَّبِيلِ
Yoksa, daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya mı çekmek istiyorsunuz? İmanı inkarla değiştiren, şüphesiz doğru yoldan sapmış olur.
109وَدَّ كَثِيرٌ مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يَرُدُّونَكُم مِّن بَعْدِ إِيمَانِكُمْ كُفَّارًا حَسَدًا مِّنْ عِندِ أَنفُسِهِم مِّن بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْحَقُّ ۖ فَاعْفُوا وَاصْفَحُوا حَتَّىٰ يَأْتِيَ اللَّهُ بِأَمْرِهِ ۗ إِنَّ اللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Kitap ehlinin çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki çekememezlikten ötürü, sizi, inandıktan sonra küfre döndürmeyi isterler. Allah'ın emri gelene kadar onları affedin, geçin. Allah muhakkak her şeye Kadir'dir.
110وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ ۚ وَمَا تُقَدِّمُوا لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ اللَّهِ ۗ إِنَّ اللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
Namazı kılın, zekatı verin, kendiniz için önden gönderdiğiniz her hayrı Allah katında bulacaksınız. Allah yaptıklarınızı şüphesiz görür.
111وَقَالُوا لَن يَدْخُلَ الْجَنَّةَ إِلَّا مَن كَانَ هُودًا أَوْ نَصَارَىٰ ۗ تِلْكَ أَمَانِيُّهُمْ ۗ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ
"Yahudi veya Hıristiyan olmayan kimse elbette cennete girmeyecek" dediler; bu onların kuruntularıdır. De ki: "Sözünüz doğru ise delillerinizi getirin".
112بَلَىٰ مَنْ أَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُ أَجْرُهُ عِندَ رَبِّهِ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ
Hayır, öyle değil; iyilik yaparak kendini Allah'a veren kimsenin ecri Rabbi'nin katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.
BakaraKuran Fihrist
286Ayet
MedeniRevelation
110Ayet

Meal — Bakara 110

Sure Bakara Ayet 110 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Namazı kılın, zekatı verin, kendiniz için önden gönderdiğiniz her hayrı…

Sure Ayet 110/286 — Bakara البقرة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Bakara Dinle, Bakara Meal, Bakara mp3, Bakara pdf. Ayet 108–112. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler