De ki: "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın; doğrusu ben de yapacağım. Kendisini rezil edecek azap kime gelecek, kime sürekli azap inecek bileceksiniz."
🌐 Additional reference in Azərbaycan
🌐 Azərbaycan
De: “Ey qövmüm! Əlinizdən gələni edin, mən də edəcəyəm. Siz tezliklə biləcəksiniz ki,
De ki: "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın; doğrusu ben de yapacağım. Kendisini rezil edecek azap kime gelecek, kime sürekli azap inecek bileceksiniz."
📜
Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
Mekânetiküm: Haliniz, durumunuz, üzerinde olduğunuz yol ve yöntem.
Ey Resul! Sen, sana inanmayan ve Allah'a ortak koşmakta direnen kavmine de ki: "Ey kavmim! Siz, kendi seçtiğiniz ve razı olduğunuz hal üzere çalışın; putlara ibadet etmeye, Allah'a ortak koşmaya devam edin. Ben de Rabbimin bana emrettiği üzere, O'nu birleyerek ve yalnızca O'na ibadet ederek amel edeceğim. Siz kendi yolunuzda, ben de kendi yolumda devam edeyim. Yakında, hangimizin doğru yolda olduğunu ve hangimizin sonunun ne olacağını bileceksiniz. O zaman, dünyada rezil edici bir azaba kimin uğrayacağını ve ahirette de sürekli bir azabın kimin üzerine ineceğini göreceksiniz. O gün, hak ile batılın, doğru ile yanlışın ne olduğu apaçık ortaya çıkacaktır."
Faydalar:
Bu ayet, hak ile batılın birbirinden ayrılacağı günün mutlaka geleceğini ve hiçbir kimsenin yaptığının karşılıksız kalmayacağını öğretir. Bu, insana sorumluluk bilinci kazandırır.
Mümin, davasının doğruluğundan emin olduğu için, karşısındakilerin inadına ve alayına aldırış etmeden yoluna devam eder. Bu, sabrı ve sebatı öğretir.
İnsanları zorla değil, hikmetle ve güzel öğütle davet etme usulü gösterilir. Peygamberimiz, muhaliflerine bile "Ey kavmim" diyerek şefkat ve merhametle hitap etmiştir.
Bu ayet, herkesin kendi tercihinin sonucuna katlanacağını ve kimsenin bir başkasının günahını yüklenemeyeceğini hatırlatır. Bu da adalet duygusunu güçlendirir.
Mümin, işini en güzel şekilde yapmalı ve sonucunu Allah'a bırakmalıdır. Çünkü zafer, acele edenlere değil, sabredenlere ve doğru olanlara aittir.
And olsun ki, onlara, "Gökleri ve yeri yaratan kimdir?" diye sorsan: "Allah'tır" derler. De ki: "Öyleyse bana bildirin, Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, O'nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut bana bir rahmetdilerse, O'nun rahmetini önleyebilir mi?" De ki: "Allah bana yeter; güvenenler O'na güvenir."
De ki: "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın; doğrusu ben de yapacağım. Kendisini rezil edecek azap kime gelecek, kime sürekli azap inecek bileceksiniz."
De ki: "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın; doğrusu ben de yapacağım. Kendisini rezil edecek azap kime gelecek, kime sürekli azap inecek bileceksiniz."
Doğrusu Biz, insanlar için Kitap'ı gerçekle sana indirdik; kim doğru yolda ise bu kendi lehinedir; sapıtan da kendi aleyhine sapıtmış olur. Sen onlara vekil değilsin.
Kuran Suresi sitesi, sevgili kitabı ve arındırılmış Sünnet'i hizmet etmek, Kuran ve Sünnet müfredatında şeriat bilimlerini kolaylaştırmak, bilginin öğrencilerine önem vermek ve şeriat bilimlerini kolaylaştırmak amacıyla mütevazı bir girişim olarak kurulmuştur ve bize desteğinizden memnunuz ve Yüce Allah'tan bizi şerefli bir şekilde kabul etmesini ve amellerimizi kabul etmesini diliyoruz. .