Nisâ · 101/176
Meal Okunuş — Nisâ
وَإِذَا ضَرَبْتُمْ فِي الْأَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَقْصُرُوا مِنَ الصَّلَاةِ إِنْ خِفْتُمْ أَن يَفْتِنَكُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا ۚ إِنَّ الْكَافِرِينَ كَانُوا لَكُمْ عَدُوًّا مُّبِينًا ۝١٠١
Wa izaa darabtum fil ardi falaisa `alaikum junaahun an taqsuroo minas Salaati in khiftum ai yaftinakumul lazeena kafarooo; innal kaafireena kaanoo lakum aduwwam mubeenaa
📖 Türkçe Anlam
Yolculuk ettiğinizde, kafirlerin size bir fenalık yapmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızda size bir sorumluluk yoktur. Zira kafirler, size apaçık düşmandırlar.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Darabtüm fi'l-ard: Yeryüzünde yolculuğa çıktınız, sefere çıktınız.
  • Cünâh: Günah, vebal, sakınca.
  • Taksurû: Kısaltırsınız (dört rekâtlık farzları iki rekâta indirirsiniz).
  • Yeftineküm: Size kötülük dokundurmak, size eziyet ve zarar vermek, sizi fitneye düşürmek (öldürmek veya esir almak gibi).
  • Adüvvün mübîn: Apaçık, besbelli düşman.

Tefsir:

Ey iman edenler! Allah yolunda yeryüzünde sefere çıktığınızda, dört rekâtlık farz namazlarınızı iki rekâta kısaltmanızda size herhangi bir günah ve sakınca yoktur. Ancak bu ruhsatın asıl sebebi, kâfirlerin size saldırmasından ve namaz kılarken size kötülük dokundurmasından korkmanızdır. Zira İslam'ın ilk dönemlerinde Müslümanların yolculukları genellikle tehlikeli ve düşman saldırısına açıktı. Bu sebeple Allah Teâlâ, kullarına kolaylık dilesin diye namazı kısaltma izni vermiştir. Ancak bilinmelidir ki, bu ruhsat yalnızca korku haline mahsus değildir; Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) sahih sünneti, güvenlik içinde olunan yolculuklarda da namazın kısaltılabileceğini sabit kılmıştır. Bu, Allah'ın size tanıdığı geniş bir kolaylık ve rahmettir.

Ey Müslümanlar! Sakın bu ruhsatı kullanmaktan çekinmeyin. Çünkü Allah, size güçlük değil, kolaylık diler. Dinimiz, savaş ve sefer gibi zor şartlarda dahi ibadetlerinizi terk etmemenizi, ancak şartlara göre kolaylaştırılmış şekliyle yerine getirmenizi emreder. Bu, İslam'ın ne kadar yaşanabilir ve fıtrata uygun bir din olduğunun en büyük delillerindendir.

Unutmayın ki kâfirler, size karşı apaçık bir düşmanlık içindedirler. Onların düşmanlığı gizli değil, aşikârdır; tarih boyunca size karşı tuzaklar kurmuşlar, size zarar vermek için her yolu denemişlerdir. Öyleyse onlara karşı tedbirinizi alın, hazırlıklı olun ve Allah'a güvenin. Allah, sizi düşmanlarınıza karşı koruyacak olan en hayırlı dost ve en güçlü yardımcıdır.

Bu ayet, Müslümanlara hem dünyevi hem de uhrevi menfaatlerini bir arada gözetmeyi öğretir: Namaz gibi yüce bir ibadeti terk etmeden, düşman tehlikesine karşı da uyanık olmayı emreder. İşte İslam budur; dengeyi, kolaylığı ve Allah'a tam teslimiyeti bir arada sunar. Rabbimizin bu kolaylığına şükredelim ve O'nun emirlerine sımsıkı sarılalım.

🎧 Dinle

📜 Ayet 99-103 — Nisâ

99فَأُولَٰئِكَ عَسَى اللَّهُ أَن يَعْفُوَ عَنْهُمْ ۚ وَكَانَ اللَّهُ عَفُوًّا غَفُورًا
İşte Allah'ın bunları affetmesi umulur. Allah Affedendir, Bağışlayan'dır.
100۞ وَمَن يُهَاجِرْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ يَجِدْ فِي الْأَرْضِ مُرَاغَمًا كَثِيرًا وَسَعَةً ۚ وَمَن يَخْرُجْ مِن بَيْتِهِ مُهَاجِرًا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ ثُمَّ يُدْرِكْهُ الْمَوْتُ فَقَدْ وَقَعَ أَجْرُهُ عَلَى اللَّهِ ۗ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا
Allah yolunda hicret eden kişi, yeryüzünde çok bereketli yer ve genişlik bulur. Evinden, Allah'a ve Peygamberine hicret ederek çıkan kimseye ölüm gelirse, onun ecrini vermek Allah'a düşer. Allah bağışlar ve merhamet eder.
101وَإِذَا ضَرَبْتُمْ فِي الْأَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَقْصُرُوا مِنَ الصَّلَاةِ إِنْ خِفْتُمْ أَن يَفْتِنَكُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا ۚ إِنَّ الْكَافِرِينَ كَانُوا لَكُمْ عَدُوًّا مُّبِينًا
Yolculuk ettiğinizde, kafirlerin size bir fenalık yapmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızda size bir sorumluluk yoktur. Zira kafirler, size apaçık düşmandırlar.
102وَإِذَا كُنتَ فِيهِمْ فَأَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلَاةَ فَلْتَقُمْ طَائِفَةٌ مِّنْهُم مَّعَكَ وَلْيَأْخُذُوا أَسْلِحَتَهُمْ فَإِذَا سَجَدُوا فَلْيَكُونُوا مِن وَرَائِكُمْ وَلْتَأْتِ طَائِفَةٌ أُخْرَىٰ لَمْ يُصَلُّوا فَلْيُصَلُّوا مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا حِذْرَهُمْ وَأَسْلِحَتَهُمْ ۗ وَدَّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ أَسْلِحَتِكُمْ وَأَمْتِعَتِكُمْ فَيَمِيلُونَ عَلَيْكُم مَّيْلَةً وَاحِدَةً ۚ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِن كَانَ بِكُمْ أَذًى مِّن مَّطَرٍ أَوْ كُنتُم مَّرْضَىٰ أَن تَضَعُوا أَسْلِحَتَكُمْ ۖ وَخُذُوا حِذْرَكُمْ ۗ إِنَّ اللَّهَ أَعَدَّ لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا مُّهِينًا
Sen içlerinde olup da namazlarını kıldırdığın zaman, bir kısmı seninle beraber namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar; secdeyi yaptıktan sonra onlar arkanıza geçsinler; kılmayan öbür kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar, tedbirli olsunlar, silahlarını alsınlar. Kafirler, size ansızın bir baskın vermek için, silah ve eşyanızdan ayrılmış bulunmanızı dilerler. Yağmurdan zarar görecekseniz veya hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanıza engel yoktur, fakat dikkatli olun. Allah kafirlere şüphesiz ağır bir azab hazırlamıştır.
103فَإِذَا قَضَيْتُمُ الصَّلَاةَ فَاذْكُرُوا اللَّهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلَىٰ جُنُوبِكُمْ ۚ فَإِذَا اطْمَأْنَنتُمْ فَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ ۚ إِنَّ الصَّلَاةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ كِتَابًا مَّوْقُوتًا
Namazı kıldıktan başka, Allah'ı ayakta iken, otururken, yan yatarken de anın. Emniyete kavuştuğunuzda, namazı gereğince kılın. Namaz şüphesiz, inananlara belirli vakitlerde farz kılınmıştır.
NisâKuran Fihrist
176Ayet
MedeniRevelation
101Ayet

Meal — Nisâ 101

Sure Nisâ Ayet 101 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Yolculuk ettiğinizde, kafirlerin size bir fenalık yapmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızda…

Sure Ayet 101/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 99–103. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler